Malzemelerimi alıp her zamanki gibi sokaklarda yürümeye başladım. Yaşadığım yerde artık boş duvar kalmadığı için başka sokaklara yöneldim
uzun süre yürüdükten sonra bir sokağa girdim. Eski duvarlar, eski ağaçlar, yıpranmış binalar vardı. Yakalanma ihtimalim yoktu.
Sprey boyaları çantamdan çıkardım, usulca boyamaya başladım. Sprey kutusunun tıslayan sesi gecenin sessizliğini delip geçti.
Duvarın soğuk yüzeyi önümdeydi, parmaklarım boyayla kaplı, nefesim buz gibi havada buhar olup dağılıyordu. Renkler patlıyordu gözümde.
Bir anlığına özgürdüm.
Ama babam aklıma düşünce, o özgürlük boğazıma düğümlendi. O bakış... Beni her gördüğünde gözlerinde beliren tiksinti hala peşimi
bırakmıyordu. Sanki doğduğum an hata yapmışım gibi bakıyordubana. Sanki soyuna adına,gücüne leke sürmüşüm gibi.
Ve işin acı tarafı hala içten içe onun bir gün beni kabul edeceğine inanmak istiyordum. Saçma,aptalca ama gerçek.
Eşyalarımı topladım, sprey boyaları çantama yerleştirdim, çantamı taktım. Hafif bir ışık geldi, el feneri, mavi bir üniforma. Polis.
"Siktir.." kapşonumu kafama geçirdim, hızla koştum. "Kim var orada" içimden küfür ederek koştum. "Kaçma!" hızlandım. Nefesim
düzensizdi. Issız sokaklarda koştum gözden kayboldum yosunlu hafif nemli bir ağaca yaslandım ve yere oturup soluklandım.
Nefesim düzene girip, rahatlayınca ayağa kalktım. Karanlık, nemli küflü bir koku hakimdi sokağa. Bir süre sonra ay ışığı kayboldu.
Kaybolmuş olmalıyım. Rüzgar soğuktu, bedenimi delip geçiyordu. Sonra sesler duydum. Gürültü, kahkahalar,sessiz adımlar.
Birkaç adam, duvara yaslanmış sigara içiyorlardı. Birisi bana bakınca durdum. "Hey sen!" dedi biri alaycı bir ses tonuyla.
"ne yapıyorsun burada?" Kalbim göğüsümden çıkacak gibiydi. Titredim ama yüzüme sakin bir ifade takındım. "Bu seni ilgilendirmez"
Gitmek için bir adım attım ama biri kolumu sıkıca tuttu. "Kimsin sen? senin gibiler genelde buralarda olmaz." sırıttı.
Kalbim göğüsümü sıkıştırıyordu. "Bu sizi ilgilendirmez demiştim." diye mırıldandım. Tekrar bir adımattığımda
"Senin gibilerini burda görmek garip" dedi başka biri. Kollarımın ikiside tutuldu, başka bir parmak boynumda oyalandı. O kadar yakın dı
ki nefesi tenime çarptı. "Çok güzelsin aslında. hm iş görür değil mi?" İçimde bir öfke kıvılcımı patladı. Kalbim korkuyla atıyordu,
ama korkunun içinden çıkan şey öfkeydi. Kendimi bu aptallara yediremezdim. Tüm gücümle bacağımı öne fırlatıp önümdeki adamın karnına
geçirdim, sendeledi. "BIRAKIN LAN!" omzumu sertçe geriye savurarak arkadakinin çenesine geçirdim. Kısa hafif bir inleme duydum.
Kollarım özgürleşmişti. Hızla geri çekildim. Ellerim titriyordu ama bakışlarımda meydan okuma vardı. Fakat zaman kaybedemezdim.
Eğer tekrar üstüme gelirlerse, bu sefer işim biterdi. Hayatım boyunca en iyi olduğum şeyi yaptım, koştum.
Dar sokaklardan geçtim, adımlarım çığlık gibi yankılandı, gölgeler önümde dans ediyordu,nefesim ciğerlerimi yakıyordu. Önüme bakmıyordum
tek istediğim o aptallardan kurtulmaktı. Ayağım taşa çarpıp sendeledi ama hızımı kesmedim. Kalbim boğazımda atıyordu, sanki geceyi
yarıp kaçan tek şey bendim. Derken sert birşeye çarptım. Hayır birşeye değil, birine. Çelik gibi sert göğüs duvarına çarpınca nefesim
kesildi, geri savruldum. Başımı kaldırdım. Siyah saçlar, siyah gözler,uzun,soğuk ve kararlı yüz çizgileri...
O an karanlığın içinden doğmuş gibi görünen adamla göz göze geldim. "Özür..Özür dilerim." dedim nefes nefeseydim. Adam gözlerini kısmadan
bana baktı. Sesi ağır ve serti ama ayrıca sakindi de. "Dikattli olmalısın. Koşarken nereye gittiğine bak." Yutkundum. Nefesimi dengelemeye
çalışırken beni izledi. Sonra başını hafifçe yana eğdi. "Bu kadar hızlı neyden kaçıyorsun." Bir an duraksadım. Anlatmasamda gözlerinden
kaçmayacağını anladım. "Polisten... ve birkaç serseriden." dedim. Sesim hala hafifçe titriyordu ama hala güçlüydüm. O bir an sustu,
yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı.Ceketinin iç ceinden bir kart çıkardı bana uzattı. "Bir daha böyle bir şey yaşarsan..."
gözlerini gözlerime kitleyerek. "Beni ara." Kartı elime aldım, sadece başımı salladım. Arkasını dönüp adımlarını ağır ağır
uzaklaştı. Elimdeki karta baktım. Adı yazıyordu. Ayaz. Ayaz Kılıç.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Deadly Colors
RomancePamir ve Ayaz. Writer(grafiter,dövmeci) ve Mafya İki farklı hayat birleşirse ne olur OMEGAVERS
