ִֶָ. ..𓂃 ࣪ ִֶָ🦇་༘࿐
Yıl 2022... Vampirler ve insanlar arasında büyük bir çatışma çıkmıştı; ortalık kan kokusu ve insanların yardım çığlıklarıyla kaynıyordu. Yoichi, vampir ordusundan kaçarken yolunu kaybetmiş ve vampir krallığının yakınlarına girmişti. Kısa süre içerisinde bir kurban olarak yakalandı ve zindana atıldı.Yaklaşık 6-7 saat boyunca devam eden bu çatışmanın ardından Rin bir süre sonra geri çekildi; böylece her iki taraf da kendi bölgesinde kaldı. Rin, krallığın soğuk ve kan kokusunu barındıran koridorunda zindana doğru adımlarını atıyordu. Bugünün kurbanlarına bakmak için sabırsızlanıyordu.
Zindana girdiği an, kelepçeli insanlardan oluşan bir toplulukla karşılaştı. Bu kalabalık Rin'in hiç dikkatini çekmemişti; ta ki gözü koyu mavi saçlı, kolları zincirlenmiş o çocuğa kayana kadar... O an bakış açısı tamamen değişti. Yavaş ama kendinden emin adımlarla ona doğru yaklaştı,
Çenesini sertçe kavrayıp yüzünü kendine doğru kaldırdığında, mavi gözlerde görmeyi beklediği o aciz korkudan eser yoktu. Aksine, karşısındaki çocuk ona meydan okurcasına, dik bir bakışla karşılık veriyordu. Rin dudaklarının kenarını alaycı bir tavırla kıvırdı, zümrüt yeşili gözleri karanlıkta parıldadı.
"Buradaki herkes canı için yalvarırken senin bu sakinliğin nereden geliyor merak ediyorum doğrusu."
diye fısıldadı, sesi zindanın soğuk duvarlarında yankılanırken.
"Kanın da bakışların kadar dik kafalı mı, yoksa sadece ılık bir zavallı mısın?"
Yoichi cevap vermek için dudaklarını araladı ancak Rin ona bu fırsatı tanımadı. Rin'in parmakları,yoichi'nin çenesini daha da sertçe kavrayarak başını yana doğru eğmeye zorladı.Yoichi kaçmaya çalışarak zincirlerini sarstı, metal halkaların zindan duvarlarında yankılanan gürültüsü çaresizliğini yüzüne vuruyordu. Rin, çocuğun boynundan yükselen o büyüleyici, sıcak kokuyu içine çektiğinde asırlardır hissetmediği bir açlığın damarlarında uyandığını hissetti. Artık sabredemiyordu. Dudaklarını yoichi'nin şah damarının üzerine bastırdı ve sivri dişlerini hiç sakınmadan pürüzsüz tene geçirdi.
"Sen...ne halt ediyor-sun!?"
Yoichi'nin dudaklarından dökülen derin ve acı dolu inleme, zindanın soğuk sessizliğini bıçak gibi kesti. Vücudu aldığı darbeyle aniden kasıldı, zincirlere asılan bilekleri moraracak kadar gerildi. Boynundan yayılan yakıcı sızı, tüm zihnini uyuşturacak kadar yoğundu. Gözlerinden gayriihtiyari bir damla yaş süzülürken, bilincini kaybetmemek için dişlerini birbirine bastırdı.
Rin, Yoichi'nin kanını yudumladıkça adeta büyülenmişti; ancak çocuğun vücudunun yavaşça gevşediğini ve zincirlerin üzerindeki ağırlığının arttığını hissetti. Yoichi, aldığı derin nefeslerin ardından acıya daha fazla dayanamamış, bilincini kaybederek başını Rin'in omzuna doğru düşürmüştü. Bayılmıştı. Rin, dudaklarını pürüzsüz tenden yavaşça çekti. Dudaklarının kenarından sızan kanı parmağının tersiyle silerken, zümrüt yeşili gözleri kollarının arasında cansızca duran çocuğa kilitlendi. Normalde işi biten kurbanları zindanda çürümeye terk ederdi, ama bu çocuk... Bu çocuk farklıydı. Onun bu krallıkta sıradan bir yem olarak harcanmasına izin veremezdi.
"Beni gerçekten büyüledin, Yoichi,"
diye fısıldadı Rin, sesi karanlıkta tehlikeli bir melodi gibi yayıldı.
Muhafızlara sert bir işaret vererek zincirleri çözdürdü ve Yoichi'yi kucağına aldı. Onu zindandan çıkarıp şatonun en üst katındaki, sadece kendisine ait olan karanlık ve ihtişamlı odaya taşıdı. Yoichi'yi büyük, kadife yatağa bıraktıktan sonra odadaki komodinin gizli çekmecesini açtı. İçinden, üzerinde gümüş işlemeler ve asil bir mühür bulunan, siyah deriden yapılmış ağır bir tasma çıkardı. Bu tasma, bu krallıkta mutlak mülkiyetin simgesiydi.
Rin yatağa yaklaşarak Yoichi'nin üzerine doğru eğildi. Isırdığı ve hâlâ hafifçe sızan yaranın hemen üzerine tasmayı dikkatlice yerleştirdi ve kilidini sert bir sesle kapattı. Artık Yoichi, resmi olarak bu şatodaki en güçlü vampirin, yani kendisinin özel mülküydü. Birkaç saat sonra, odadaki loş şamdan ışığı Yoichi'nin gözlerini rahatsız ettiğinde genç çocuk acıyla inleyerek gözlerini araladı. Boynundaki o feci yanma hissi hâlâ oradaydı ama burası kesinlikle o soğuk zindan değildi. Yataktan doğrulmaya çalıştığı an, boynundaki ağırlığı ve tenine batan deri tasmayı fark etti. Eli hızla boynuna gitti, donakaldı.
"Sonunda uyandın, evcil hayvanım."
>ᵥ_ᵥ<
İlk bolumluk bu kadar yeter bence..Fazla istek gelirse devam ettirebilirim.
YOU ARE READING
Rinsagi • vampire
FanfictionVampir temalı şeyler ilginizi çekiyorsa sevebileceğinizi umuyorum.🙏🏻
