"Han! Nerdesin oğlum? 2 saattir seni bekliyoruz, ağaç olduk burada!"
Felix'in bana aşağıdan bağırmasıyla irkildim. Bugün korku evine gidecektik ve ben bunu unutmuştum!
"Ah, çok aptalım!"
Hızlıca üstüme bir kazak geçirdim. Fosforlu bir renk olduğu için karanlıkta bile gözüküyordu.
Merdivenlerden aşağı inmek için yeltendim ama ayağım kaydı ve popomun üstünde kayarak aşağı, Seungmin'in üstüne uçtum. Evet, uçtum.
Seungmin ile beraber yere kapaklanmıştık. Jeongin ve Felix ise bize kahkahalarla gülüyordu.
"Gülmeyin amına koyayım! Kolum çıktı!"
Seungmin sinirle söylenirken ben, bana kızmasın diye ona tatlı tatlı bakmaya başladım.
Kolunu ovuştururken bana bakarak göz devirdi.
"O tatlı bakışı yapma gerizekalı!"
Kafama vurup ayağa kalktı. Jeongin ve Felix ise hala gülüyordu. Seungmin, onlara da bir bakış atınca susmak zorunda kaldılar ama hala gülmemek için direndikleri belliydi.
Somurtarak ayağa kalktım ve ayaklarıma baktım.
"Biraz daha becerikli olamaz mısınız? Neden bu kadar sakarsınız ki aptallar? Üç gün boyunca durmadan yürüyeyim de görün siz!"
Diğerleri ayaklarım ile konuştuğumu görünce bana, "Bu beyinsiz ne yapıyor?" /der gibi baktılar.
Sinirle onlara döndüm.
"Sizde ne bakıyorsunuz? Ayaklarıyla konuşan bir insan hiç görmediniz mi?"
Jeongin ve Seungmin göz devirirken Felix güldü.
"Her gün gördüğümüz şey zaten."
Seungmin bizi çok nazik bir dille uyardı.
"Sizin yüzünüzden geç kaldık aptallar! Yetişemezsek eğer cidden sizi geberteceğim."
Korkuyla ciddileştik. Felix Seungmin'in koluna yapışırken, Seungmin yüzüncü kez göz devirdi. Bu çocuk bizi azarlamak ve göz devirmekten başka hiçbir şey yapmıyordu!
Dördümüz de arabaya geçtik ve Felix korku evine doğru sürmeye başladı. Onlar kendi aralarında konuşmaya başladığında telefonumu çıkartıp gideceğimiz korku evini araştırmaya başladım.
2 ayrı grup oynayacaktı. İlk görevleri bitiren ve yakalanmayan grup kazanacaktı. 1. grup bizsek, ikinci grup kimdi?
Büyük ihtimalle Jeongin ve Seungmin, Felix ile ben eşleşiriz diye düşünüp geçiştirdim.
Kendi kendime bunları düşünürken kulağımın dibinde son ses bir şarkı sesi ile yerimden sıçradım. Felix müzik açıp hepimizi korkutmuştu.
"Felix! Mal mısın? Kulağım sikildi! Son ses müzik mi açılır?"
Felix hiçbirimizi umursamadan (daha doğrusu duymadan) şarkıya eşlik ediyordu. Jeongin ve bende kısa bir süre içinde ona katılmıştık.
Seungmin kulağını kapatmış, muhtemelen bize sövüyordu. Biz ise onu umursamadan şarkıyı bağırarak söylemeye devam ettik.
O sırada yanımızdaki arabanın camı açıldı ve muhtemelen 70 yaşındaki teyze bize hakaret etmeye başladı.
"Kapatın şunu! Gençlik bitmiş! Yaşlıyım ben kulağım ağrıyor!"
Tam teyzeye bağıracaktım ki Felix müziğimizi kapattı.
"Felix! Neden yaptın? O kadın da son ses kürtçe şarkı dinliyordu!"
"Kavgaya dönüşmesine gerek yoktu. Boşver."
Kollarımı göğsümde birleştirip camı izlemeye başladım.
10 dakika sonra, korku evine varmıştık. Diğerleri heyecanlı bir şekilde arabadan inerken somurtarak indim. O yaşlı kadına hala sinirliydim.
Bunu unutmam gerektiğini düşünüp ilerlemeye başladım.
Ama yeşil kazaklı birisi bana çarptı ve yere düşürdü.
Tam "Önüne baksana ayı!" diye cırlayacakken bana çarpan kişi sinirle bağırdı.
"Önüne baksana!"
Ona karşılık verecekken gözlerimiz birbirine değdi. İkimiz de susup kaldık.
Sanki büyülenmiştik.
Bana çarpan kişi göz temasını bozup hızla ilerlemeye başladı.
Jeongin beni yerden kaldırırken adama sövmekle meşguldü.
"Dağ ayısı ya!"
Felix, üstümdeki tozları silkelerken donup kaldığımı fark etti.
"Niye cevap vermedin o pisliğe mal!"
Hala konuşmuyordum. Donmuştum.
Seungmin bir şeyleri fark etmiş gibi güldü.
"Birileri çok pis büyülendi."
Jeongin ve Felix şaşkınlıkla bana baktı. En sonunda onlara dönüp konuştum.
"O piç...çok yakışıklıydı."
Sellammm. Bu benim ilk ficim ve ilk kitap yazışım. Bu yüzden lütfen yazım tarzımın acemiliğine takılmayın. Eğlencesine yazıyorum ve okuyanların da eğlenmesini istiyorum.
Çok uzun bir fic olmasını istemiyorum. En fazla 20 bölüm yaparım heralde.
Bu arada bölümler haftada iki kez gelir. Bazen bir kez de olabilir. Yoğunsam haber veririm heralde.
Bir sonraki bölümde görüşürüzz
