Bir Mayıs sabahıydı saat 09:3'du.Telefonum durmuyordu yerinde telefonuma baktığımda hem arkadaşlarım hem de yakınlarının mesajlarıyla doluydu bir anlam verememiştim, o yüzden direk mesajlara baktım bir an durdum ruhen , dedem dedim, dudaklarım titreyerek ölmüştü, ani bir kalp krızi sonucu, hemen odamdan çıkıp aşşağı indim önce anneme baktım sonra babama ,annemin gözleri hafif morarmısştı babam ise ifadesiz bir şekilde bir vasiyete bakıyordu.
Evet vasiyet dedemin bize bıraktığı vasiyet, biz derken yanımda olmayan abime ve bana, abim kerem belki de halen uyuyordu haberi bile yoktur kesin dedim ve gidip abimi uyandıracaktım ki ne göreyim abim kalkmış o şahane parfümünü sıkmış, abim hazırdı abimi ilk defa böyle görmüyordum ama şaşırmıştım ki, abim beni fark etti ve elindeki şu şişesini bana fırlattı
“ne dikizliyor sun” beni dedi,
“ oh dedim biz üzülelim beyefendi kızlarla buluşsun ne iyi hayat be”
“ne kızı? alazlar'la dışarı çıkacağız hem kime ne oldu.”
“ Haberiniz yok heralde dedem vefat etmiş üstelik Antalya'daki evi bize miras bırakmış.”
“Nasıl? dedem bize bırakmış bu gerçek olamaz o iki katlı villayı bize bırakmış bu imkansız birkere? onca torunun arasından biz, daha neler.”
“Evet ” dedim.
“bize bırakmış ister inan ister inanma ama vasiyeti var babamda bakarsın bi ara” dedim alaycı bir tavırla.
Beraber aşşağı indik ve vasiyeti incelemeye koyulduk anlaşılan yep yeni bir serüven başlıyordu bizim için, vasiyette aynen şöyle yazıyordu torunlarım 'dan Kerem ve Asya'nın Antalya'daki evde oturmaları ve onlara bıraktığım eşyalara sahip çıkmalarını istiyorum,
“bu ne demek ti? şimdi oraya Antalya'ya mı gidicektik tamamen saçmalık” dedi abim. “burda bir düzenimiz varken Antalya'ya gitmek imkansız”diye isyan etti.
Babam konuştu “vasiyete uymak lazım,uymazsak olmaz”dedi ve konuyu kapattı.
Bi şey diyemedim ama durum buydu yapılacak bir şey yoktu. Bu ani gelişme sonucu odama çıkıp eşyalarımı topluyordum, gözüme bir fotoğraf takıldı fotoğrafa bakınca vefat eden sevgilim Metehan'la çekindiğim son fotoğrafı, gözüm doldu aniden durdum ve dedim ki “Ağlamıycam çünkü beni aldatmıştın canın cehenneme!”öfkeyi içimden atıp rahatlamıştım, fotoğrafı alıp yırttım valizimi alıp odamdan çıktım hazır'dık artık gidebiliriz dedim ve evden çıktım. Yolculuğun bir kısmını çekip durumumda paylaştım ki haberleri olsun, gözüm yola dalmıştı hafif esen rüzgar,yeni uyanan doğa oh belki bu yaz iyi geçerdi telefonuma mesaj gelmesiyle dikkatim dağıldı yazan kişi hocam'dı nereye bu yolculuk demişti kısa'ca özetledim ve görüşmek üzere diyip geri yaslandım uyumuştum belki bir kaç saat, gelmiştik sonunda öğlen olmuştu ama Antalya sıcaktı şaşırmadım aslında iyi olacaktı biraz kafamız dağılacaktı derin bir nefes alıp içeri girdim ev iyi durumdaydı. Anneme dönüp eşyaları taşınmasında yardım ediyorduk abim arabayı park etmeye yer ararken evin garajının yolunu bulmuştu . Perdeleri açıp , çarşafları da almıştık ,koltuktaki çarşaflar yüzünden ev toz olmuştu hemen camı açtım, ama karşımda İstanbul beyefendisi duruyordu ona bakarken dona kalmıştım o koyu kahve kıvırcık saçları aklımı olıyordu kimdi ki bu yakışıklı boylu poslu erkek, derken bana baktı ve aniden bana elsaladı. Arkama baktığımda kimse yoktu demek ki bana el sallıyordu utancımdan yere bir şeyimi düşürmüş gibi yapıp pencerenin kenarın'dan ayrıldım derin düşüncelere dalmıştım o kıvırcık saçları aklımdan çıkarmıyorum inşallah tekrar karşılaşırız.
Aşşagı indim ve valizimi alıp bir odaya geçtim oda güzeldi Güneş alıyordu, telefonuma mesaj geldi bu mesaj kuzenim dendi evet kuzenim Merve Ecem den di beni merak etmiş olmalıydı.
Merve e. :Nerdesin vasiyette haberin varmı ?
E.asya: Evet, memlekete geldim sen nerdesin?
Merve e. :Memleket? Yoksa Antalya'da mısın?
E.asya :Evet.
Merve e. : Hemen konumu yolla geliyorum.
E.asya :Tamam
Kuzenimi özlemiştim en son geçen yaz görüşmüştük.
Gelse de şu işi beraber halletsek. Aniden aşağıdan bir ses geldi büyük bir lamba patlamış ürkmüştüm ne kadar sesli patladıysa artık karşı komşu bile duymuştu , aşşağı indiğimde o'nu gördüm koyu kahve kıvırcık saçlı birisi vardı .
o pencereden dikizlediğim istambul beyfendisiydi.
Abim hemen müdahale etti ve tüm dikkatimi dağıttı,
kıvırcık saçlı istambul beyefendisi anneme sordu iyimisiniz hanımefendi teşekkür etti annem ve adını sordu İstanbul beyefendisi ,adım dedi atlas ,atlas yıldırım .
Kapıya doğru giderken beni fark etti ve el salladı ben yine utancımdan yerlerdeydim,
annem dediki Atlasda bir çay kahve verem madem o kadar sesi duyup ta gelmişsin atlas başta itiraz etse de boşa çıktı. Annem bana asya git çay kahve yap getir dedi pıtı pıtı dediğini yapmaya gittim, abime mutfakta yakalandım. dediki“ hayrola kim bu sana el sallayan?”
Abim kıskanmışmıydı bilmiyorum ama hoşuna gitmemiş ti.
“Nerden bileyim abi yardım sever bir genç işte hem ne uzattın annem istedi çayı benim bı kabahatim yok.”
Kapı çaldı ve anımı mutfakta bırakıp kapıyı açmaya gittim .
Karşımda çocukluktan beri dostum ,kankam , yoldaşım olan Merve Ecem vardı öyle bir sarıldım ki sanki son 5 yıldır görmemiş gibi “hoşgeldin” “hoşbuldum”
“Ee nasıl sin kuzen?” “iyiyim”
abim sesleri duydu heralde hemen Merve'ye sataştı, “Oo bakıyorumda kim gelmiş ”. “sanada merhaba Kerem”
“hoş geldin kuzen”.seviyordum bu atışmaları uzun zamandır duymamıştım iyi olacaktı buraya gelişimiz. Merve annemin yanına giderken atlası gördü ve dediki:
“Oo benden önce misafir almışsınız mi aşk olsun ya”
annem onun ardından hemen lafı yetiştirdi
“sen bizim baş misafirimiz hiç senden başka birini ilk alırmıyız yav”
annemle merve ecemin bu atışması da bitmişti.
Atlas yerinden kalktı ve dediki
“bana müsade hem daha ev temizliğinde gelirim.” ve atlası kapıdan geçirdim gitti. Merve yi hemen odama çektim
konuşmak için .
O ise ben den önce davranıp dediki
“Oo yakışıklı bulmuşsunuz bana haber vermiyorsun aşk olsun kuzen”
abim bitti bu başladı.
“Yaw hele bı dur da anlatayım hem olay öyle degil. Annem vazo gibi büyük bir şeyi kırdı atlas'ta bu sesi duyup geldi.”
“Hehe demek adını da öğrendin seni gidi seni ”
“Merve bence onu bırak ta olaya odaklan hadi.”
“ Tamam hanımefendi emrinize amâdeyiz . Hadi üzerini değiştir de çıkalım.”
“tamam. Peki ilk nereye gidicez”
“tabiki avukata”
“Nee avukatı yaw”
“dedemizin mirasını bölüştüren avukat”
KAMU SEDANG MEMBACA
Cinayet Evi
PertualanganBiraz polisiye birazda gizem. karışımı bir şey okumak ister misiniz? bir gün bir dede ölür ve mirastan pay bırakır bir vasiyet ve bir miktarda para ,peki vasiyet. evet bir sürü torununun arasından sadece Kerem ve aslı adlı iki kardeşe bırakır bir ev...
