Tony önündeki zırhı ile uğraşıyordu. Yerde bağdaş kurmuş, tam odak bir şekilde lehim ile uğraşıyordu. Bilmem kaçıncı zırhtı bu. Tahmini 72 saat fakat JARVIS'ın hatırlatması ile 95 saat boyunca ayaktaydı.

Odanın hiç olmayacak yerlerinde boş ve kirli kahve kupaları yer edinmiş, duvarların bazı kısımları yanık izleriyle, bazı kısımları ise parçalanmış halde duruyordu. Bu, Stark'ın antrenman yaparken olmuştu ve laboratuvarın patlama olasılığını göz ardı etmişti. Zihni yeni bir laboratuvar yapabileceği hesabındaydı ve yanlışlıkla kendisinin yerine de yenisini alabileceğini bunun için zengin olduğunu hesaba katacak kadar beyni bulanık hareket ediyordu.

"Efendim, Bay Fury sizi arıyor."

Tony umursamadan ayağa kalktı, sendeledi. "Uyuduğumu söyle."

"Buna inanmaz, efendim."

Tony gözlerini kırpıştırdı gerçeklikten kopmuş gibiydi zihni. "O zaman işlerimin olduğunu söyle-"

"Stark." Fury'nin sert sesi odayı doldurmuştu. Sadece acil durumlarda direkt bağlanabildiği hattı kullanmıştı ve bunu sık sık yapıyordu.

Tony gözlerini devirdi. "Favori adamım. Ne yapıyorsun?" Odasına doğru yürüdü. Bir banyo almalıydı. Yağ gibi kokuyordu. Atletini burnuna götürüp kokladı. Kızarmış patates? Hayır yanmış araba gibi kokuyordu. Gözlerini kıstı.

"Toplantı için Avengers kulesine gelmeni istiyorum. Önemli gelişmeler var."

Fury'nin net sesine alışkındı. Odanın kapısını açtı ve atletini çıkararak kirli sepetinin üstüne fırlattı. "Toplantıyı iptal ediyorum."

"Senin şirketin değil burası Stark."

"Satın alsam kızar mısın?" Önünde çoktan hisselerin hologramı düşmüştü.

"Satın alınacak bir şey yok. Avengers isminin telif hakkı zaten sende."

Tony dudak büktü ve diğer kıyafetlerinden kurtuldu, küvetin içine oturdu. Burun kemerini sıktı, Fury'nin devam etmesini bekledi.

"Konu Kaptan Amerika."

"Kaptan Hydra." Diye düzeltti Tony. "Hani şu buzda bulduğunuz ama sonrasında yine kaybettiğiniz ve HYDRA'nın eline düşen, babamın ömrünü onu bulmak için harcadığı Tanrı'nın Erdemli Kulu değil mi?"

"HYDRA'nın SHIELD'ın içinde olduğunu bilmiyorduk."

"Ne hoş." Tony alay etti hafifçe ve gözlerini kapatarak sıcak suda rahatlamaya başladı. "Yarın gelirim."

"Tony-"

Tony elini sallayarak aramayı kapattırdıktan sonra suyun içine iyice gömüldü. "Işıkları kapat JARVIS." mırıldandı. Işıklar kapansa da göğsündeki ark reaktörünün parlaklığı tavanı aydınlatıyordu ve Tony bundan hiç hoşlanmıyordu.

Birkaç saat sonra.

Tony normal insanlar gibi yatağa girip uyumayı planlamıştı. Gerçekten de yatakla bir süre bakışıp bu planı kafasında kurmuştu. Elleri belinde yatakla gizli antlaşma yapar gibi bakışıyordu. Fakat aşağıda ses duyduğunda -ki bu muhtemelen zihninin bir oyunuydu- bu planı da erteleyip aşağıya inmiş güya sesin olduğu yere gitmek için mutfağa gitmiş ve oradan kendine bir bardak viski koymuştu.

Koltuğa oturup viskisini yudumladı ve arkasına yaslandı. Ev sessizdi. Hep sessizdi ve buna alışkındı ya da o öyle sanıyordu. Salonun ışıkları bir anlığına yanıp söndüğünde Tony kaşlarını ilgiyle kaldırdı "JARV?" demişti sakinlikle "Ay tutulması gibi bir şey mi yaşadın?"

Blue||StonyDes histoires addictives. Découvrez maintenant