“ Yunus’a ne yaptın? “ diye sordum. Sırıttı, bu şeytani bir sırıtmaydı.
“ Karım onu kazığa oturtmakla tehdit etmiş duyduğuma göre. Ben de bunu emir olarak aldım ve düzenek kurduruyorum. Yarın kazığa oturtacağım o piçi! “ Şok olmuş bir ifadeyle yüzüne baktım.
“ Ben korksun diye yaptım. Yapma sakın, yeterince dövmüşsün zaten istemiyorum yapma. “ dedim hızlıca konuşmuştum. İkna olmuş gibiydi.
“ Karım ne derse o ama fikrin değişirse söylemekten çekinme. “ keyifliydi. Doya doya izledim yakışıklı yüzünü.
“ Demans mı oldun sen? Karın falan değilim ben senin, hatta burada bulunmam da bir hata. “ dediğim gibi yerimden kalktım ama açlıktan başım dönmüştü.
“ Lale. “ dedi sesi fısıltı gibi çıkmıştı. Bedenim ismimi söylemesiyle gerilmişti. “ Biz hiç boşanmadık. Sadece oyun oynadık. “ dediğinde fal taşı gibi açılmış gözlerimle ona baktım.
“ Sen ne saçmalıyorsun! “ diye bağırdım. Ellerim göğsüne sertçe indiğinde sendelemedi bile. “ Ben senin oyuncağın değilim tamam mı?!”
Bağırışımı umursamadan dudaklarını dudaklarımın üzerine örttü.
YOU ARE READING
RUH-U REVAN
RomanceDudaklarını dudaklarımdan çektiği anda öyle sert bir tokat attım ki yüzüne. Odanın duvarlarında yankılandı sesi. Agâh ise gülüyordu, seviniyordu ona vurduğuma. Deliydi, zır deliydi bu adam. " Gülüp durma! Ben gitmek istiyorum. " Kalbim ağzımda atıyo...
