Herkese merhabalar! İlk hikayeme hoş geldiniz! Öncelikle belirtmek isterimki bu hikaye kan,vahşet gibi içerikler bulunduruyordur.Sevmiyorsaniz okumanızı önermiyorum.
İyi okumalar!!
_________________
Gece ilerlerken yağmur şiddetini artırıyordu.Şimşek çakıyor,esintiyle bir karmaşa yaratıyordu.Fırtına git gide artarken,gecenin zifiri karanlığı insanın içini ürpertiyordu.
Karanlık sokağı aydınlatan bozuk sokak lambası bir yanıp sönüyordu.Kopşonumu elimle tutmaya çalıştım,ruzgar ikide bir kapşonumu düşürüyor kafamın ıslamasına sebep oluyordu.
Karanlık sokaklardan hızlı hızlı geçerken bir anda bir şey patladı.Çok güçlü ses korkmama sebep oldu.İrkilirken adımlarım durdu.Nereden gelmişti o ses? Ve neyin sesiydi? Bu kadar güçlü bir ses,silah sesine benziyordu.
Gecenin bir yarısı,silah sesi, hiç iyiye işaret değildi.Bu saatte ne yapıyor ola bilirlerdi ki? Aklımda ki senaryolar hiç korkuma azaltmaya el vermediği için,hızlı bir şekilde yürümeye başladım.
Diğer sokaktan gelen konuşma sesleri,daha hızlı koşmama neden oldu.Sesler daha fazla yaklaşırken,bir anda ayağım boşluğa bastı ve yere düştüm.Ayağımın acısıyla inledim.Hayır hayır! Bu şimdi olmamalıydı!
Geri kalmak için çabaladığımda ayağım şiddetli bir ağrıyla beni karşıladı.Ayak sesleri yağmurlu alanda yankılanıyordu.Buraya yaklaşıyorlardı.Çıkardığım ses yüzünden buraya geliceklerdi.
Kalkmam lazımdı.Derin bir nefes aldım,kesinlikle ölmek istemiyordum ve bu gelen kişilerin tekin birileri olmadıkları çok açıktı.Gücümü toplayıp ayağa kalktım,fakat ayağım hala beni zorluyordu.Hemen bir yerde saklanmam lazımdı,sesler neredeyse yakınlaşmıştı.
Terk edilmiş bir kaç tane ev vardı.Sokağın tekin olmadığı çok belliydi ve bende şuanda burada bulunuyordum.Neden burada olduğum için kendime lanetler okurken,terk edilmiş evlerden birinin bahçesine girdim.Evin bahçesini saran büyük duvarlar vardı,buysa şuanda benim işime çok yarıyordu.Vakit kaybetmeden hemen duvarın arkasına sindim.
Sesler artık çok netti,ne konuştuklarını duya biliyordum.
"Buradan ses geldiğine eminim,birisinin acı içinde inleme sesini duydum" dedi adamlardan birisi.İri yarı bir adamdı.Onları göre biliyordum,fakat onlar beni duvar yüzünden göremiyorlardı.Umarım.
Diğer iri yarı olan adamda güldü.
"Şimdide şizofrenmi oldun başımıza.Buraya hangi akıllı kişi gece bu saatte gelir.Herhalde canına susamış olması gerekiyor buraya gelmek için. Vakit kaybetmeden gidelim"
O akıllı kişi ben oluyordum.Gerçekten canıma susamıştım.Diğer adam bir şey demedi sadece kafasını salladı ve sırtını dönüp,yürümeye başladı.
Bu iyi bir şeydi,sonunda buradan kurtula bilecektim.
Adamlar artık görünmüyorlardı,gitmişlerdi.Sarkak adımlarla duvarın arkasından çıktım.Zorlukla yürüyordum.Ayağım burkulmuştu ve ıslandığım için kıyafetlerim ağırlaşmıştı.Tamamen sokağa çıktığımda hiç bir tehlike görünmüyordu.Derin bir nefes aldım,sonunda sağ salım buradan çıka bilecektim.
Tam ilerleyecekken bakış açıma bir el girdi ve ağzımı kapayıp beni tutdu.Neye uğradığımı şaşırırken, çırpınmaya başladım,fakat benden güçlü oldukları belliydi.Ağzımda duran elini ısırdım,dirseğimi karnına geçirdim.Acıyla bağırıp,sedeledi.
"Seni küçük orospu!"
Arkamı döndüğümde az once gördüğüm İri yarı adamlar olduklarını gördüm.Tam kaçmaya çalışacakken bir el belimden tutup çekmeye başladı.Çırpınışlarım fayda etmiyordu.Adam bir anda beni döndürüp güçlü bir tokat geçirdi yüzüme.Sedeledim fakat adamım elleri beni düşmeye izin vermedi.Başım dönüyordü,gözümün önü karardı fakat hala bilincim yerindeydi.
Adamlar beni sürüklemeye başladı.Ayaklarım işlevsiz bir haldeydi ve burkulan ayağım zonkluyordu.İnanilmaz bir ağrı çekiyordum,canım yanıyordu fakat bunu dillendirmeye takatim yoktu.
Beni sürüklemeyi bırakıp,yere iteklediler.Vücüdum ıslak toprakla buluştu.
"Bunu bulduk.Ses çıkaran bu olmalı."dedi adam.Benden bu diye bahsetmesi sinirimi bozmuştu.Normalde cevap verirdim fakat kendimi yerden dahi kaldıramıyordum.
"Demek bizi gözetleyen küçük casus buymuş." Alaycı bir şekilde konuştu,daha önce duymadığım ses.Bu başka birine ait sesti.
Bir anda saçımdan tutularak kafam çekildi.Acıyla inledim.
"Yavaş olsana hayvan herif!" Diye konuştum bitkin fakat sinirli olduğum belli olan sesimle.Gözlerimi açtığımda yabancı sesin sahibi adam tamda karşımdaydı,fakat ışık tam onun yüzüne vuruyordu.Yüzünü göremiyordum bu yüzden.Uzun boylu birisi olduğu belli oluyordu ve yapılı birisi olduğuda.
"Kusura bakma prenses biraz kaba birisiler.Fakat ne gördükleri anlatırsan her şey daha iyi ola bilir."dedi sert sesiyle.
Ağzımdan sesli bir soluk çıktı.Ne anlatıcaktım ki? Bir şey görmemiştim.Gözüm ışığa alıştığında adamın yüzünü sonunda göre bilmiştim.Siyah saçları örgülüydü,dudağında peircing vardı.Açıkcası çekici birine benziyordu,fakat şuanda kaçırılmıştım ve ben ne düşünüyordum.
"Hiç bir şey görmedim!" Zarzor çıkan sesimle.Adam güldü alaycı bir şekilde,fakat hemen gülüşü ciddi bir tavıra dönüştü dönüştü.Bu adam dengesizmiydi? Bir gülüm bir ciddi oluyordu.
"Son kez soruyorum,seni kim gönderdi?! Ve ne için gönderdi?! Ne gördün?! Hepsini anlat!"Sert sesiyle konuştu.
"Beni hiç kimse göndermedi! Ve hiç bir şey görmedim!"diye bağırdım.Gerçekten bir şey görmemiştim! Ve bunlar kimdi hiç bir fikrim dahi yoktu.
"Siz kimsiniz ve benim neden burada bir şey görüp görmediğimi soruyorsunuz? Ve beni bu şekilde tutamazsınız!"Bacağım sızlıyordu ve bu durum hiç yardımcı olmuyordu.
"Bizim kim olduğumuz önemli değil.Ne gördüysen anlat! Zorlama bizi,yoksa daha işlevli yollara baş vururuz!" Siniri belli olan sesiyle.
"Anlamıyormusun! Beynin algılamıyormu! Hiç bir şey göremedim! Sadece evime gidiyordum.Silah sesi duydum o kadar!"
Adamlardan biri saçımı çekiştirdi ve yüzüme bir tokat daha yedim.Ne güzel her kez ne istediğini yapıyor! Resmen bana şiddet uyguluyorlardı! Hiç bir zaman şiddete sesiz kalmayan birisi oldum ve sabırlarımı zorlamışlardı.
"Seni sürtük ne biliyorsan anlat yoksa dahada ileri gideceğiz"dedi sesini siktiğimin piçi! Bana tokat atan adam konuşuyordu.
Yüzüm ona döndü.
"Bir daha bana el kaldırırsan seni doğduğuna pişman ederim şerefsiz."sinirimin son raddelerindeydim.
Adamın yüzü kızarmıştı,galiba bu şekilde çıkışacağımı beklememişti.Tam bir şey söyliyicekti ki o adam konuştu.
"Konuşmayacak.Depoya götürün ben geliceğim.Bir şey yapmayın, bana sağlam lazım."dedi soğuk sesiyle.
Adam beni kollarımdan tutup sürüklemeye başladı.Artık gücüm kalmamıştı.Ayağım zonluyordu,başım ağrıyordu.Üzerimdeki ıslak kiyafetlerdeki soğuk bedenime işlemişti.Bilincim kapanıyordu ama şuanda kapanmaması gerekiyordu.Bilmediğim bir yere götürülüyordum.Direnrmiyordum.
Gözlerim kapandı,zihnim kendini karanlığa teslim etti.
_________________________
Merhabalar ilk bölüm sizce nasıldı?Umarım beğenmişsinizdir! Diğer bölüme kadar görüşürüz!!
