"Her ateş bir iz bırakır...
Kimisi yakar,
Kimisi aydınlatır,
Kimisi seni sana döndürür."
Budapeşte, 2025
Evlerinin büyük salonunda ağır ağır yanan şöminenin başında oturan Jale Yıldırım, elindeki filtre kahvesinden bir yudum aldı. Gözleri kitabının satırlarında gezinse de zihni orada değildi. Saate baktı. Gece yarısını çoktan geçmişti.
Normalde bu saatte çoktan cilt bakımını yapmış, mışıl mışıl uyuyor olurdu. Ama şimdi, içini kemiren bir huzursuzluk vardı. Kızı... Biricik kızı Asude Yıldırım hâlâ eve dönmemişti.
Kitabı masaya bıraktı, telefonunu eline aldı. Rehberden Asude'nin numarasını buldu ama hemen aramadı. Birkaç dakika daha bekledi. Cevap hâlâ yoktu. Tam aramaya karar verdiği sırada, kapıdan içeriye giren sesler ve aynı anda çalan telefon sesi duyuldu.
Geldiğini anlamıştı.
Telefonu usulca yerine bıraktı, kitabına geri döndü.
Girişte sesler netti:
"Hoş geldiniz Asude Hanım, bir şeyler hazırlayayım mı size?"
"Hayır Neriman Hanım, teşekkürler. Aç değilim... Annem uyudu mu?"
"Hayır efendim, büyük salonda kitap okuyor."
"Anladım, teşekkür ederim. İyi geceler."
"İyi geceler, Asude Hanım."
Topuk sesleri evin sessizliğinde yankılandı. Asude salona girdiğinde annesini şöminenin karşısında, bacak bacak üstüne atmış, sanki hiç endişelenmemiş gibi kitabını okurken buldu. Bir süre sessizce onu izledi. Annesi hâlâ fark etmemişti - ya da fark etmişti de önemsemiyor muydu?
Sonunda Asude sessizliği bozdu.
"Uyumamışsın..."
Jale başını ağır ağır kaldırdı, kızını süzdü. Üzerinde İspanyol kollu beyaz bir bluz, siyah mini bir etek, toz pembe külotlu çorap ve uzun kahverengi botlar vardı. Sessizce ayağa kalktı, kızının yanına geldi. Kollarından tutarak sevgiyle değil, ölçülü bir şekilde saçlarını düzeltti.
"Yine çok güzel olmuşsun, meleğim..." dedi, sesi sakin ama içi buz gibiydi.
Asude hafifçe gülümsedi, ama gözlerindeki gerginlik fark ediliyordu. Açıklama yapma ihtiyacı hissetti.
"Aslında erken çıktık okuldan... Ama bugün Masal'ın doğum günüydü. Kutladık, zaman nasıl geçti anlayamadık..."
Jale, kızının yüzünü iki avucunun arasına alıp okşadı.
"Bu saate kadar doğum günü kutladınız yani."
"Masal'ın başka arkadaşları da vardı. Biraz uzadı... Trafik de vardı."
"Ah, şu Masal..." dedi annesi. Kitaba döndü, tekrar koltuğuna oturdu. "Julliard ön elemeleri için birlikte çalıştığın kız... Hatta sen çalıştırıyordun onu, değil mi?"
"Hıhı... Geçti ön elemeleri."
"Sen geçemedin ama."
Asude başını öne eğdi. Gülümsemesi silinmişti.
Evet, New York'ta yapılan ön elemeler Masal için muhteşem geçmişti. Ama kendisi için hayal kırıklığıydı. Masal finale hazırlanırken o hâlâ başa dönmüştü.
"Zamanın az, hâlâ kutlama derdindesin..."
"Anne sadece biraz kafamı dağıtmak istedim, çalışıyorum zaten, biliyorsun-"
YOU ARE READING
Beni Dansla Bul
RomanceDansın ritmi, gökyüzünün rüzgarıyla birleştiğinde, bizi yıllar sonra bile birbirimize götürebilir mi? Sanat okulunun ışıltılı ama gizemli koridorlarında, sahnede olduğu kadar kalbinde de savaşlar veren Asude, geçmişin hayaletlerinden kaçarak dansa s...
