¹

585 38 22
                                        


Bölüm 1: İlk Çatlama

Öğle arasını herkes gürültüyle karşılarken Si-eun, sessizce çantasını alıp arka merdivenlere yöneldi. Kalabalıktan, bakışlardan, sahte konuşmalardan uzakta bir yer arıyordu yine.
Okulun o kısmı neredeyse hiç kullanılmazdı. Duvarları griydi; soğuk ve sessizdi. Tam da Si-eun'un sevdiği gibi.

Ama o gün o merdiven boş değildi.

Sigara kokusu önce burnuna çarptı. Ardından yavaş bir ayak sesi duydu. Başını kaldırdığında, orada bir çocuk duruyordu.

Geum Seongje.

Yeni gelmişti. Herkes ondan bahsediyordu: "Belalı," "Bela mıknatısı," "Dokunma daha iyi."
Ama ilk kez göz göze geldiler.

Si-eun hiçbir şey demedi. Ama gözlerini de kaçırmadı.
Seongje sigarasını parmaklarının ucunda çevirdi, sonra yere attı.
"Yalnız kalmak istiyorsan yanlış yer," dedi, sesi derinden ve yavaş.
Si-eun omzunu silkti. "Senin de çok kalabalık bir hayatın yok gibi."
Kısa bir sessizlik. Ardından beklenmedik bir kahkaha döküldü Seongje'nin dudaklarından.
"Senin gibileri hiç sevemedim," dedi.
"Bana benzeyenleri mi?"
"Hayır. Benden kaçmayanları."

Sözler havada asılı kaldı.
Bir meydan okuma değil, bir tanıma gibiydi.

Si-eun geçmek istedi ama Seongje bir adım önüne çıktı.
"İsmin ne?"
Si-eun karşılık vermedi.
Seongje başını eğdi. Gözleri onun göz hizasındaydı artık.
"Tamam," dedi, fısıltıya yakın bir sesle. "O zaman seni ezberlemem gerekecek."

O an her şey kısa sürdü ama ikisinin de içinde bir şey kıpırdadı.
Tanımadıkları, isimlendiremedikleri bir şey.Bir tehdit gibi hissettirdi önce, sonra garip bir bağ gibi.

Si-eun merdivenleri hızla geçti. Kalbi her zamankinden daha sert atıyordu.
Seongje arkasından bakarken gözlerinde bir şey belirdi.
Soğuk değildi.
Merak da değildi.

Sanki Si-eun'un içindeki boşluğu fark etmiş gibiydi.
Ve o boşluğu doldurmak için bir neden arıyordu.

trigger effect'Where stories live. Discover now