BÖLÜM 1

5 0 0
                                        

İlahi bakış açısı
Hacer urfalı bir kızdır 21 yaşında ,1,67 boyunda avukatlık kazanmış ve avukatlığını son senesini bitirmiş ve kendine büro açıcaktır kumral ama beyaz tenli gibi açık kahverengi gözleri vardır 4 kardeştirler
Evin en küçük kızı odur sahi tek kızı da odur
Büyük abisi Faruk eşi Berivan ve yeğeni bora aşırı tatlı bir çocuktur bu arada. ikinci abisi ömer eşi Nurcan en Küçük abisi de yusuf'tur ama ona abi demez aralarında 4 yaş vardır ama yinede abi demez anesi aveş hanım babası ramazan ağa en sevdiği arkadaşlı da Zeynep dir onu kardeşi olarak görür.
Ama genç kız başına geleceklerden habersizdir bakalım aşkmı kazanıcak yoksa nefretmi

HACERİN ANLATIMINDAN
gözlerimi yavaşça araladım güneş ışınları gözlerime geliyordu evet her kız muhtemelen bunu severdi ' ay ne romantık , ne güzel ' diye ama ben o kızlardan değilim ben rahatıma düşkün bir insanım. Bı dakika ya benim perdem yokmu niye güneş ışınları gözlerime geliyor yoksa perdeyi çekmeyi unutmuşmuydum içimden diycektimki
Perdem yerinde yok bakın sahiden yok ben çok kitap okuyan bir kızdım fidye cıler gelirse bı eve ,ha bide o ev ağa eviyse ağanın kızını fidye almak için rehin tutarlardı ama benimki ben yerine galiba perdemi rehin tutumuşlardı neyse aşağıya inimde öğreniyim niye yok perdem;
Diyerek aşağıya inmek için giyinmeye başladım bugün girünüşe göre hava güzeldi o zaman sıportil giyinicektim
Dolabımda yönelip vücüt hatlarımı tam beli eden bir kot ve bir kolsuz giycektim kemerlede bu kombini tamamlıycaktım

 Bı dakika ya benim perdem yokmu niye güneş ışınları gözlerime geliyor yoksa perdeyi çekmeyi unutmuşmuydum içimden  diycektimkiPerdem yerinde yok bakın sahiden yok ben çok kitap okuyan bir kızdım fidye cıler  gelirse bı eve ,ha bide o ev ağa eviys...

Deze afbeelding leeft onze inhoudsrichtlijnen niet na. Verwijder de afbeelding of upload een andere om verder te gaan met publiceren.

Ve hemen giyinip odamdan çıktım merdivenlere gelip inmeye başlığım da avluda ailem yemek yiyordu bende sofranın yanına giderken Hatice abla çay götürüyordu sofraya, hemen yardım için atıldım
- Hatice abla brak ben yaparım
Ben sana ne desemde sen kendin götürücen dimi
- bak nasılda tanıyorsun beni
Nasıl tanımıyım elimde büyüdün. Tamam peki al
Gülümsedim ve çayları alıp masaya yöneldim
Baş köşede babam onun sağında annem solunda Faruk abim, abimin yanında berivan yengem annemin yanında ömer abim yanında Nurcan yengem , yengemin yanında Yusuf Yusuf'un karşısında ben ve benim yanımda da bora vardı toplam 8 kişilik bir aileydik herkese gülümseyerek
- günaydın dünyanın en güzel kızının ailesi
Evet açıkçası biraz narsisttim herkes gülerek
- günaydın
Dediler ve bende yerimi aldım ve direkt aneme soru sormaya başladım
- anne benim odamadaki perde nerde
Anem biraz şaşırarak
- nerde olcak kızım yerinde
- yok anne yerinde değil
Dedidğimde Berivan yengem ve Yusuf birbirine bakarak sırıtıyolardı kesin onlarla alakası vardı
- Berivan yenge,Yusuf sizin bu işle alakanız olabilirmi
Yusuf hemen
- bizim ne alakamız olabilir
Dedi ama bana pek inandırıcı gelmedi
- peki Berivan yenge sen
Dediğimde yengem sustu yengem asla yalan söylemezdi kesin o biliyordu
- evet yenge seni dinliyorum
- cevap vermeme hakmı kullansam
- yok yenge, öyle bir hakın yok
Yengem Yusuf'a bakarak
- Yusuf mecburen söyliycem
Yusufta yengeme bakarak
- ama yenge sen sürekli beni satıyosun hem sen hemde Nurcan yengem ikinizde beni satıyorsunuz
Nurcan yengem durarak
- ya konu bana nasıl geliyo ben anlamadım
Dediğinde masadaki Yusuf haricindeki herkes gülüyordu
Bende yengeme dönerek
- Berivan yenge seni bekliyorum
Yengem biraz duraksayıp
- özürsilerim Yusuf
Yusuf yüzünü hüzerek
- hayır yenge özür dileme kabul etmiyorum dediğinde yengem üzülmüştü bunu gören Faruk abim elindeki zeytin içini Yusuf'a atı ve
- san niye benim karımı üzüyorsun lan çabuk özür dile
Yusuf sesindeki kırgınligı gizliyemeden
- özür dilerim yenge dedi
Yengemde Yusuf'un bu haline dayanamayıp
- söz bidahaki ne seni savunucam
Yusuf gülerek
- söz mü bak bu sefer. Aldatma yok
- tamam tamam söz
Dedi yengem ben kendimi tutamayım
- artık mutlu aile tablonuzu bir kenara bırakıp perdemi ne olduğunu söylermisiniz lütfen
Yengem biraz gülerek söze girdi
- kuzum dün Yusuf seni korkutuya hani hayalet kılığına girmişti
Biraz düşündüm ve dün olanlar aklıma geldi mal Yusuf beyaz bişey üstüne atmış kumaşın üstünede kırmızı kan lekesi gibi görünümler verip beni korkutmuştu hemde karanlıkta
Direkt yengeme dönerek
- sakın bana o benim perdemdi deme lütfen
- vala gülüm biz dedik onu alalım temizledikten sonra yine yerine asarız ama lekeler gitmedi
Ben o perdeyi Mardin'den almıştım ve ben Mardin hayaranı bir kızım değil Mardin perdesini mardin çöpünü bile saklayabilirdim
Sinirle Yusuf'a döndüm
- ya evde kumaşmı yoktu ha, ben onu mardinde almıştım ya Mardin'den
Yusuf biraz üzülmüş takliti yaparak
- ya vala unutmuştum yeminlen
- ben bilmiyorum bana Mardin'den perde alcaksın banane
Yusuf'un içine su serpildi o hacerin onu döneceğini bile göze almıştı
- tamam ta sen yeter ki işte ben sana mardinde perde fabrikası alırım sen yeter ki kızma hem sana bir sürprizim var biraz erken olucak ama
Heycanlandım açıkçası çünkü ben sürprizlere bayılırım
- ne aldın
Yusuf küstah bir gülüşle
- senin bir hafta sonra doğum günün varya ben onun için sana Mardin'den ev aldım aslında şimdi vermiycektim ama içimden geldi
Ben yusuun dediği şeylerle havaya uçtum ne demek sana Mardin'den ev aldım acaba şakamı ediyor diye içimden geçirirken
- şakaysa konuşmam bak
Yusuf sırıtırken
- bekle dedi ve odasına gidip bir evrak getirdi ve bana uzatı
- al buda tapusu
Diyip bir anahtar elime tutuşturdu
Ben inanamıyorum gerçekten inanamıyorum ne yani şimde benim Mardin'de bir evimi vardı benim direkt kalakarak Yusuf'a sarıldım ve
- sen abilerin en en en birtanesisin
Dediğde Faruk ve ömer abim aynı anda oksürmeye başladılar ve hepimiz onlara güldük
- tamam tamam sizde en en en birtanesisin
Dedim ve babam
- de haydi bukadar konuşma yeter yemeğe başlayak
Dedi ve ben butlu bir şekilde kahvaltımı eteye başladım derken birden Yusuf'un telefonu çalındı Yusuf telefona bakıp kapatı yine çaldı Yusuf yine kapatı ge 3. Çalışında ömer abim
- kimse ,aç önemli olabilir.
Dedi ve abim açtı karşıdaki her kimse konuşmaya basladıktan bir dk sonra Yusuf sinirle ayağa kalktı ve sandalyesi arkaya doğru düştü sonra hemen telefondaki kişiyie
- tamam korkma sen kapat ben geliyorum
Diyip telefonu kapatı
Annem Yusuf'a
- ne oldu oğlum kimdi arayan
Yusuf hemen
- ana arkadaşım karakolda ben hemen gidip bakayım
Babam
- bizde gelek oğlum
- yok baba yok halaedip gelicem
Dedi ve çıkıp giti bizimkiler kahvaltıyı bitirince şirkete gimek için ayaklandılar
Annem ve iki yengem de onları yolcu etmek için kalktıklarında bende birayla oynamaya başladım ben yeğnimi çok seviyordum o benim prensim bora lavabaoya gidince anem ve yengelerim geldi biraz ortamı eğlendirmek için
- acaba ben ne zaman kocamı uğurluycam
Anam gülerek
- onunda zamanı gelir elbet
Dediğinde nurcan yengem sırıtarak
- ana bence zamanı çok uzak olmuycak çünkü senin bu kızın evlenme meraklısı
Ben direkt yengeme dönerek
- ne alaka ben ilerideki kocamı şimdiden sevmeye başlıyorum
Berivan yengemde araya girerek
- aynen aynen
Dedi ve bizde hizmetlilierle birlikte kahvaltıyı topladık gün böyle konuşma ve sohpetle geçiyordu ama benim içim bir huzursuzdu neyse genelde boş çıkıyor ama
Saat ortalama 18-19 gibiydi bende zeynebi çağırdım akşam bize gelsin diye

Bende odama gidip duş aldım ardında sıcak olduğu için elbise giymeye karar verdim ve yırtmaçlı çiçekli bir el ise giymeye karar verdim

(ACIMASIZ) berdel Verhalen om door geobsedeerd te raken. Ontdek het nu