¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.
.
Minho ve Jisung yurda sonunda, geç bir saatte de olsa, gelmişti. İkisinin de gözleri kan çanağına dönmüştü. Minho, Jisung'a göre biraz daha iyi olsa da ikisinin de harap olduğu yüzlerinden belli oluyordu.
Felix yanımda, burukça ikisine bakıp bir iç çekti. Dudaklarını hafif öne doğru bükmüş, gözleri Minho ve Jisung aradında mekik dokuyordu. Elimi sırtına atıp hafif okşadım.
Uyarımı anlayıp hemen toparlanmış koşarak ikisinin birden boynuna atlamıştı. İkiliyse bunu bekliyormuş gibi Felix'in sarılışına izin vermişti. Jisung yanaklarındaki yaşları Felix'in mavi hırkasına damlatıp eliyle hırkayı sıkı sıkı tutmuştu ki Minho'da farklı durumda değildi.
Felix kollarını ikilinin boynundan çekip omuzlarını tuttu. "Oturun hadi, çay getireyim ben üşümüşsünüzdür."
Koştur koştur mutfağa gittiğinde oturan ikiliye dönüp gözlerine baktım. "Çok laf ettiler değil mi?"
Minhoderin bir nefes alıp kafasını salladı. "Haklılar...ulu orta yerde yapmamalıydık."
Üzgün, pişman çıkan sesine karşı kaşlarımı çattım.
"Yine de size bu kadar yüklenmeleri çok saçma." Chan hyung konuştuğunda kafamı salladım, haklıydı. Felix içeri tepsiyle girip sözü eline aldı.
"Her çift öpüşür. Bunda garip bir şey yok. Tabii ki fark etmeden bazen insanların yanında yakın temaslar kurabilirsiniz."
Yine de... "Yine de insan içinde öpüşmeniz yanlıştı. Şirketin uyarısını doğru bulmuyorum. Ama biraz daha dikkatli olmanız sizin her zaman yararınıza olur. Çünkü normal bir çift değilsiniz. Ve... "
Devamını getirememiştim. Minho'nun bakışlarının daha da kırgınlaşmasıyla susmam gerektiğini anlamıştı.
Felix çayları dağıttıktan sonra yanıma oturup kolumu tuttu. Bu 'ağırdan al' demekti sanırım.
Gecenin devamı grubun çift için yaptığı teselli konuşmasıyla geçmişti.
**
Elimde tuttuğum ramenden bir lokma daha alıp yanımdaki sarışına döndüm. Canlı yayındaydık, bana izlediği ve çok hoşuna giden akımları gösteriyordu. Kaşlarını çatmış ve ellerine büyük gelen telefona bakarken saçlarını topladığımız için daha da şirin gözüküyordu.
Aradığı videoyu bulunca bir 'hah' sesi çıkarıp bana döndü. Telefonu elime tutuşturup az önce yemeği bıraktığım ramen kutusunu kendi elleri arasına aldı.
Telefon ekranında bir kız ve bir erkek vardı. Birbirlerinin kafalarına omuzlarına ve bel hizalarına kadar sırasıyla dokunuyorlardı. Video şirin ve kolay bir koreografiden oluşuyordu. Arkada da hareketleriyle uyumlu bir şarkı vardı.
Video son bulmak üzereyken kızın çocuğun üstüne atlaması bir olmuştu. Dudaklarını birleştirip kadrajdan çıkmışlardı.
Yutkunup yanda ışıldayan gözlriyle bana bakan Felix'e döndüm. Ben mi yanlış anlıyordum yoksa gerçekten bu video bahane miydi? Grup arkadaşım ciddi ciddi benden bir öpücük mü istiyordu?