Ahsenden
Sabahın erken saatlerinde bir silah sesiyle uyanmayı beklemiyordum. Silah sesi evin mutfağından geliyordu. Hemen ayağa kalkarak sabahlığımı giydim ve kuşağını bağladım. Merdivenlerden koşarak inerken anneme bir şey olmaması için tanrıya yalvarıyordum. Ne yapacağımı bilemez haldeydim. Elim ayağım birbirine dolaşmıştı. Mutfağa girdiğimde burnuma dolan kan kokusu ile korkuyla etrafıma bakınmaya başladım. Annem korkmuş bir şekilde arkaya doğru korkak adımlar atıyordu. Annem iyi görünüyordu ama bu görüntü içimdeki korku yangınını biraz daha harladı.
"Anne!" diye bağırarak yanına koştum. Yerde boylu boyunca yatan bir adam vardı ve kanı mutfağın mermerini kızıla boyuyordu. İçinden yüzlerce duygu geçen gözlerimi anneme diktim." Anne burada ne oluyor."
Annem kolları teslim olur gibi kaldırınca elindeki silahı gördüm. Annem birini mi vurmuştu?Benim masum annem? Peki ya neden?Neden yapmıştı bunu?
Aptal mısın sen Ahsen bunu düşünme vaktimi !!
İç sesime kulak vererek gözlerimi annemden çektim. Babamın bir sürü düşmanı vardı bu yüzden ölmeden önce bana böyle bir durumlarla olurda karşılaşırsam ne yapmayı öğretmişti. Sözlerini hatırlayarak ilk önce sakin olmaya çalıştım. Cesaretimi toplayınca kendimi adamın önüne attım ve üstüne eğildim. Otuzlu yaşlarında kumral bir adamdı.Daha önce ilk yardım dersleri almıştım, belki yardımcı olabilirdim.Gözleri kapalıydı ve gözlemlerime göre yok denecek kadar az nefes alıyordu. Nabız alma ümidi ile bileğini kavradım. Bileği soğuktu, bu da ölümün bir diğer işaretidi. Ama elimi damarının üzerine koydum ve nabız almayı bekledim.
Bana bir yıl gibi gelen korku dolu saniyelerin ardından nihayet nabız alabilmiştim ama çok zayıftı. Müdahale edilmezse birkaç dakikaya ölebilirdi.
Başımı kaldırıp kalp atışlarına baktım,kahretsin kalbi de çok yavaş atıyordu. Vakit kaybetmeden adama kalp masajı yapmaya başladım.Kalp masajına eş bir zamanda vurulduğu notkaya tampon uygulamaya çalıştım. Adamın vurulduğu nokta karnıydı ve iç organları büyük ihtimalle zarar görmüştü. Adamın nabzı daha da yavaşlamaya başlayınca olmayacağını , yapamayacağımı anladım. O sırada yanıma bir adam çöktü ve bir bez ile kurşun bölgesine baskı uygulamaya başladı. Oda kumraldı ve önümde yatan adam ile aynı yüz hatlarına sahipti , sanırım kardeşi veya abisiydi. Daha fazla düşünmeden kalp masajına devam ettim ama her geçen saniye nabzı daha da yavaşlıyordu. Zorlamanın bir anlamı yoktu, ölecekti.
Göz ucu ile anneme bakınca telefonuna sarılmış ağlayarak ambulansa adresi söylüyordu. Ambulansın yetişmesi gerekiyordu yoksa onu kaybedecektik. Adamın kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu ama önemli biri olduğu çok belliydi.
Kalp masajını durdurarak adamın üstüne iyice eğildim ve kalp atışlarını dinledim. Yanımdaki adamın soluğunu tuttuğunu gördüm. Yine kahretsin, kalbi durmuştu. Korkuyla tekrar hızlı bir şekilde kalp masajına başladığımda kafamda soğuk bir metal hissettim. Silahtı bu. Arkamdaki her kimse beni öldürecekti.
Tamam Ahsen sakin oluyorsun kızım , sakin...
Arkamdaki adam kalp masajını bıraktığımı görünce silahı kafamdan çekti. Bende nefesimi sesli bir şekilde vererek kalp masajına devam ettim. Ama arkamdaki adam beni rahat bırakacağa benzemiyordu. Korkutucu bir şekilde sesini kısarak konuşmaya başlayınca korkudan zaten titreyen dizlerim daha çok titremeye başlamışlardı.
"Ya onu yaşatırsın yada bedelini canınla öder-". Sözlerini ambulansın siren sesleri kesmişti, yanlış duymuyordum. Gelmişlerdi.
Tamam Ahsen , sıkıntı olmayacak , geldiler, sakin ol !!
YOU ARE READING
Gerçeklerin Gölgesi
RomanceAnnesi mafya ve düşman oldukları bir ailenin en büyük oğlunu öldürünce kan davası çıkar. Aileler arasında bu davayı bitirmek için Ahsen'in annesi ve Gökalp'in babası evlenirler. Gökalp ise Ahsen' e çoktan tutulmuştur ama bir türlü söylemez çünkü üv...
