Giriş

18 2 1
                                        

Tarih:25 Şubat 2025

Siz sevdiğiniz bir kadının

Gece iki ülke arasındaki büyük bir savaş ile başladı. Savaşın tek nedeni ise küçük bir şişenin içindeki bir sıvıydı...

***

(09.02.1800)

GİRİŞ
Gece iki ülke arasındaki büyük bir savaş ile başladı. Savaşın tek nedeni ise küçük bir şişenin içindeki
büyüydü...

(09.02.1800)

Siz hiç bir büyü için 100 yıllık dostluğu ve barışı yok eder miydiniz? Peki hayatınızın aşkını on yıl
boyunca geri gelmesini mi beklerdiniz? Ya da zamanı geri mi akıtırdınız? bir diğer seçenek olarak ise
başka bir kadına mı giderdiniz? Belki de kalpteki süveyda her şeyi yakıp yıkabilir. O haldeanlatacağım şu hikayeyi dinleyin.

ilahi bakış açısı

İki ülke arasında büyük bir kutlama vardı. Bu gün dokuz Şubat yani iki farklı halkın ruhunun dostluğunun yıl dönümü. Ancak bu iki ülke arasında büyük bir sır saklıydı. Ya da halk öyle sanıyordu.

Halkın bildiği tek sır ise iki köyün birleştiği noktanın sonundan başlayan dev ormandı. Peki bu
ormanın içinde ne mi vardı?

Bilmem.

Daha doğrusun halkın gözü boyanmıştı. Söylenenlere göre ormanın içinde doğaüstü canlılar yaşarmış. Kimi topluluğa göre periler, kimi topluluğa göre deniz kızları, kimi topluluğa göre şirinler, başka bir topluluğa göre ise vampirler yaşadığı söylenir. Bunun gibi birçok teori vardı. Kesin olan tek
şey pek arkadaş canlısı olmadıklarıdır.
Ormana giren kimse cesaret edemez. Girense bir daha dönmezmiş. Ormandan çıkan tek şey orman halkının bıraktığı notlar. Doğrusu halk buna inanmaz çünkü o notların ormandan geldiğinin kanıtı yoktur.

Her dostluk günü gibi bu yılda ormanın girişinde bir not vardı. Ancak bu yılı diğer yıllardan ayıran özellik ise yanındaki şişeydi. Şişe ışık gibi parlıyordu. Ucu bir bıçak gibi keskin kapağı ise değerli bir mücevherden oluşuyordu. İlk bakışta bir kristal gibi gözüküyordu.

Halk büyük bir sessizlik içinde iki kralın notun okumasını bekliyordu. Krallar notun yanındaki şişeyi gördüklerinde birbirlerine bakarak yutkunması onların da tedirgin olduğunu çok belli ediyordu. Halk yıllarca notları görmezden gelmişti çünkü her yıl tehditlerden başka bir şey yoktu. Fakat bu şişenin ortaya çıkması ile ilk defa halk sessizlik içinde kralların notu okumasını bekliyordu.

Krallar kürsüye çıktıklarında ilk defa notu sessizce okumuştu. İki kralda notu okumayı bitirdiğinde

tekrar bakıştılar. Büyük bir tedirginlik için de oldukları belliydi. İki kral sessizce aralarında bir süre tartıştıktan sonra krallar notu okumak zorunda olduklarını anladığında kürsüye dönerek notu
okumaya başlamışlardı.

"Merhaba iki aptal halk. 100. dostluk yılınızı içtenlikle kutluyoruz. Biliyorum Ferid biraz seninle oynayarak halka gerçek yüzünü göstermek istedim. Her neyse. Bu şişe size küçük bir hediye. İçindeki sıvı ne mi? Herhangi bir nesneye bir damla yeter. Her ne kadar diktatör kıralınızdan nefret etsemde halka büyük bir teşekkür borçluyuz. Sonuçta yüz yıl boyunca bizi hiç bir ülkeye anlatmadan sır gibi sakladınız. Bense kralınızın gerçek yüzünü size göstererek kurtulmanız için bu şişeyi size vermeye karar verdim. Ne demek istediğimi diktatör kralınız
anlar zaten. Nice dostluk yıllarına."


KD
DOSTLUĞUMUZA


Halk anlamsız gözlerle krallara bakıyordu. akıllarda birçok soru vardı. neden sadece kral Ferid'den
bahsedilmişti? peki neden diktatör olduğu söyleniyordu? şişenin amacı neydi? krallar neden
tedirgindi? her yıl dostluğunuza yazan notta neden bu sene dostluğumuza yazıyordu?

orman halkı artık üç topluluğu da dost olarak görüyordu. orman halkı, adalet halkı ve umut halkı artık
dost mu ilan edilmişti? halkı bu sorulardan kurtaran şey kral Ferid'in karısına dönerek parmağındaki
yüzüğü çıkararak yere koyması olmuştu. sarmaşık desenleri olan içinde ise adalet yazan altın bir yüzüktü. Ferid şişeyi açarak bir damlayı yüzüğe damlattı.
hiçbir hareketlilik olmaması nedeni ile halk tam dağılacak iken yüzükten sarı dumanlar çıkmaya başlamıştı.

halkın birçoğu bunu görmemişti ancak arkada kalanlar dumanı fark etmiş ve herkesin dikkatinin tekrar yüzüğe toplamasını sağlamış. sarı duman üç metreye yakın bir kasırga gibiydi. yavaş
yavaş duman dağıldığında içinden altın saçlı, altın gözlü ve bembeyaz tenli bir kız çıkmıştı. saçları gerçek altındandı. teni ise gerçekten saf beyazdı.

herkez kala kalmışken, kız ayağa kalkmak için
yeltenmişti. kız amacına ulaştığında biraz sendelemişti. ayakta kalabilmek için elini bir ağaca yasladığı an bütün dünya sessizleşmiş gibiydi. kimseden ses çıkmıyordu. krallar ruh görmüş gibi
birbirlerine bakmıştı.


Biliyorlardı.


Bu onlar için kıyametti.

KARA DALYATempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang