1.Bölüm

29 3 2
                                        

Bölüm 1: Küçük bir fal meselesii

Çantamı koltuğa bırakıp Sera'nın yanına doğru ilerledim. Yine tarot bakıyordu bu kız.

Cidden mi? Bıkmadı mı?!

"Kız gelsene kahve hazırladım. Sera bize fal bakar artık." İçerden Aslı'nın sesiyle göz devirdim.

Hayır yani gerçekten bakabilse sıkıntı yok cidden.

"Boş yapmasını dinlemeyi çok isterdim fakat biliyorsunuz ki ben işleri yoğun olan bir avukatım ve zaten bir sürü insanın boş yapmasını dinliyorum. Sizi de dinleyemeyeceğim." Sözüm biter bitmez ikisinde göz devirdi.

Aslı yalvarmaya başlayacaktı ki hemen önümde olan kahveyi tek yudumda bitirip ters çevirdim.

Şuan en son bile isteyeceğim onun ciyaklamasıydı kesinlikle.

"Kız sen bana inanmıyorsun da kimler gelip fal bakmam için yalvarıyor biliyor musun?"

Sera'nın sözleriyle gözlerimi devirdim. Trajikomik olan kısmı ise haklı olmasıydı.
Mahalledeki herkes Sera'nın fal bakması için aralarını iyi tutardı bizle. Kadınlar fal için yemek gönderdikleri bile olurdu.

Onlara hava hoştu tabii ama Sera'nın egosunu yine biz çekiyorduk.

"Eee kız yok mu yakışıklı müvekkillerin?"

Yine Aslı ve yakışıklı müvekkil.

Bu kızın benim müvekkillerimle alıp veremediği ne var acaba?

Ülkede erkek mi kalmadı??

"Var canım tabiki ama Ezel senden önce kaptı bile."

Ezel, Aslı'nın eski sevgilileri ile konuşan bir tipti.

Tek kriteri Aslı'nın eski sevgilisi olması.

Ayrıca bizim büroda stajyer kendisi. Onun için hep rekabet içindeler.

Aslı gözlerini devirdi. "Yanlız daha konuşmadım ben bahsettiğin kişiyle ve bu Ezel'in kriterine uymaz." diyip yere vura vura güldü.

Harbi salaktı bu kız. Komik olan neydi amk?

Sera ikimize de bakıp "Kesin sesinizi de fal bakalım." diye konuşmasıyla ah pardon cırlamasıyla ona döndük.

Benim fincanımı alıp abartılı mimikler vermesiyle göz devirdim.

Gerçekten şuan tek işim bu muydu?

Fincanın daha dikkatli bakmasıyla mimikleri durdu. Yüzü tepkisiz bir hal aldı

Tamam şuan gerçekten merak etmiş olabilirim.

"Sik sik tepkiler vereceğine anlat bizde bilelim."

Aslı'ya ilk defa hak vermiştim.

İri iri gözlerle bana bakmasıyla başımı 'hayırdır' anlamında sağa sola salladım.

"Öz değilsin."

Sera'nın cümlesiyle ilk başta duraksadım.

Ben

Öz

Değilim.

Yere vura vura gülmeye başladım.

Ama Sera halla aynı gözlerle fala bakmaya devam ediyordu.

Ve Sera'nın bu kadar ciddi baktığı fallar hep doğru çıkardı.

"Kızım bak gerçekten eğer kafana göre konuşuyorsan bir daha yüzümü görmezsin aile konusu hakkındaki hassaslığımı biliyorsun."

17 yaşında üniversiteyi kazanıp ailemden ayrı İstanbul'da Sera ile Aslı ile beraber yaşıyordum.

5 senedir de hiç bir aile ferdimle görüşmemiştim.

Beni istemediklerini ara tatilde geldiğimde daha net anlamıştım. O zamandan beridir asla ama asla ayağımı Mardin'e atmamıştım.

Beni sevmediklerini daha önceden biliyordum ama ilk defa bu kadar belli etmişlerdi. Her ne kadar takmamaya çalışsam da takıyordum.

Bunun sebebini sorduğumda ise 'sen bizim yüzümüzü yere eğdin! Halla ne diye konuşursun.' cevabını almıştım. Yüzümüzü yere eğdin dediği kısımda okumamdı.

O gün herşeyimi alıp çıkıp gitmiştim. Benim Mardin defterim de orada kapanmıştı.

Tanıtmamıştım değil mi ben kendimi?

Mina ben. Aslında o köylü insanlardan adımın nasıl mina olduğuna şaşırıyorum ve Sera'nın bu söylediğine bu sebeple bile inanabilirim.

22 yaşındayım. 1 senedir avukatlık yapıyorum.

"Mina seninle dalga geçecek halim mi var izin verirsen anlatacağım ama inanmayacaksan boş yapamacaksan şimdiden anlatmam."

Sera'nın sözleriyle daha da meraklandım. Çünkü ilk defa bize böyle ciddi fal bakıyordu.

Hep dalga geçerdi yok beyaz atlı prensmiş falan filan.

Asıl korktuğum ve beni meraklandıran kısımsa yan mahalledeki mevlüt teyzesinin kocasının öleceğini de aynı bu şekilde açıklamıştı.

"Tamam, anlat. Dinliyorum."

Sera iç çekmesiyle gözlerini dikip gözlerime bakmaya başladı.

Ne gerilimi yapıyordu amk?

Altıma işicem şimdi.

"Öz değilsin. Ve gerçek ailene oynanan bir oyun var. Bu oyunun da piyonu sensin. Şuan da senin yerine geçen bir kız var muhtemelen şuan hayatlarına sıçıyor. Yakın zamanda gerçek ailene ulaşıp onun öz kızları olmadığını söyleyecekler. Çünkü şuan ailede çok büyük kara bulut görüyorum. Burda birine aşık olacaksınız ama iki yol çıkacak karşına doğru yolu seçersen hayatının tüm karmaşasını çözersin ama yanlış yolu seçersen her şey birbirine daha çok girecek."

Sera'nın sözleriyle daha da çok gerildim.

"Başka?" Aslı'nın ona sorduğu soruyla devam etti.

" Her şey birbirine girecek. Hem senin için hem gerçek ailen için vereceğin karar hepinizin hayatını belirleyecek."

Sera'nın söylediklerini uzun uzun düşündüm. Ailemdeki hiç kimseye benzemiyordum onların aksine sarışın mavi gözlüydüm

"Ailemdeki herkes esmer bir ben sarışınım."

Boş bulunarak söylediklerimle ikisi de gözlerini iri iri açtı.

"Öz olmama imkanın var mı yani?" Aslı'nın sorusuyla başımı aşağı yukarı salladım.

Olabilirdi.

Çok farklıydık.

Ben babamın beni sevmeme nedenini okumama bağlardım. Annemin ise ona baş kaldıramamasına.

Annem babamdan korkardı.

Onun için masum bulurdum onu.

Şuan düşündüğümde ise ablam kaçınca annem hiçte korkak değildi.

Böyle birşey varsa bu işte hepsi vardır.

Off ya ne saçmalıyordum?

O adamın öz kızı olsaydım önüme bir tas yemek koymayacak kadar kalleş bir insandı.

Sera ile Aslı bana bakmaya devam ederken düşünceli bir şekilde onlara döndüm.

"Kızlar doğru olabilir ama bunun olup olmaması artık umrumda bile değil. Ha öz ha üvey ben çektiklerimi çektim. Başka aileyi de kaldıramam. Bu konu burda kapansın olur mu ?"

İkisinde başıyla onayladığında odama doğru yürüdüm.

Bu gece hiç anlamadığım şekilde huzursuzdum.

Aile konusu açıldı diye mi acaba?

Kendi kendime düşünmeyi bırakıp uykuya daldım.

__________________________________________________

Güzel olacak gibime geliyor da bakalıımmmm 💓🪞🎀

MİNATempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang