BAKIŞ

3 1 0
                                        

Hayatın anlamını merak etmiştim. Birileri ile bahçede konuşurken aniden ayağa kalktım ve sonra geleceğimi söyledim. Gitme bahanesi olarak onlara bir şey getireceğimi söylemiştim. Koşarak gittim. Karanlık bir evin karanlık bir odasıydı. Bleki de okul. Bir su vardı. Havuz yada daha doğrusu jakuzi gibiydi ama odanın içinde ve ılıktı. İnsanlar bu suyun içinde uyuyanların hayatın anlamını buldukları bir rüya gördüklerini söyleyip kendi hayatlarının anlamını bulduklarını söylüyordu. Tereddüt etmeden gereken pozisyonda suyun içinde uzandım ve gözlerimi sıkıca kapattım. Kaarımı çatmıştım ve gözlerimi kapamadan önce karalı bakmıştım. Sonrasında her şey başlıyordu

Okulumda idim. Ama farklı şeyler vardı. Bu okula yeni kayıt olmuş ve okulu dolaşıyordum. Bir melezdim ve Çinli idim. Her yeri dolaştım ve artık çıkacaktım. Benim çıkışım ve öğrencilerin çıkış anı şans eseri aynı zamana denk gelmişti. Önde ben, benim arkamda dikkatimi çeken ve nedensizce gözüne girmek istediğim bir öğretmen ve ara sıra öğretmenle konuşan bir kız vardı. O an rüya dışına çıktım ve o kızın sınıfta pek sevmediğim ama anlaştığım kişi olduğunu, o öğretmenin ise dikkat çekmek istemeden dikkatini çekmek istediğim, yani gözüne girmek istediğim sınıf öğretmenimiz olduğunu fark ettim. O kız bir ara bağırarak bana arkadan laf atmıştı. Bu konularda sinirlendiğimden duraksadım ve kafamı biraz çevirdim. Bağırarak çince küfür edecekken sözüm yarıda kesildi. O öğretmen kolunu yolda park etmiş bir araba ve duvar arasında tutarak yolumu kapatmış, o öğrenciye ulaşmamı engellemişti. Ama ben zaten o öğrenciye saldırmayacaktım ve o beni saldırgan birinin yerine koymuştu. Onun ifadesine baktığımda bir acı hissettim. Gözleri üstümde idi ve şuana kadar gördüğüm en acı sert bakışlardı. Bu kalbimi çok kırdı. Sonra ise gözlerimin dolduğunu saklamak için sanki sinirlenmiş gibi davranıp somurttum ve önüme dönüp daha hızlı adımlarla uzaklaştım. Ve sonra farklı bir ekran gördüm...

Evet, benim içinde uyuduğum o suyun içinde bir bebek uyuyordu. Sonra bir ses duydum. "Sen sadece sevdiğin kişiyi bekliyorsun, aşıksın." diye bir ses. Ama ben kimseden hoşlanmıyordum. "Düzenli olmak ve alanı değerlendirmek senin amacın olmalı. Bu seni tanımlayan kavram." demişti. Ama ben bundan mutluluk duymazdım. Sonra uyandım. Orada olan ablam masasından dönüp bana hayatın anlamını bulup bulamadığımı sordu. Evet dedim ve ne olduğunu söyledim. O da bunu onayladı. İçimden "Düzenli olmalıyım ve alanı değerlendirmeliyim" diye düşündüm. Ama bunun gerçek ben olmadığını fark ettim ve içimden "Hayır, bu ben değil." Dedim. Bu fikrin ben değil de ablama özenen ben olduğunu anlamıştım. Her şey bitmişti ama benim aklımda o suyun ılık sıcaklığı ve öğretmenin sert hareketiyle bakışı kalmıştı. Çok kırıcı bakışlardı. Zaten ondan korkan ve onu görünce bile titreyen biri olarak o bakışları asla unutamayacağımı biliyordum.

 Zaten ondan korkan ve onu görünce bile titreyen biri olarak o bakışları asla unutamayacağımı biliyordum

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
RüyaWhere stories live. Discover now