Bu hikaye, arkadaşlarımla aramızda konuşurken doğal bir şekilde gelişmiş olup, konuşmakla yetinmeyip onların okuması tek hedefi olan bir hikayedir. İsimler ve kişiler değişmiştir, ciddiye alınması tavsiye edilmez.
-
Ölürüm Sana - Tarkan
-
20 Haziran 2030 - Ali Sami Yen Stadyumu
"Evet sayın seyirciler, Türkiye kazanmak istiyor! 2028'de kupaya yarı finalde veda ettik, intikam istiyoruz! Haydi Bizim Çocuklar!"
Arkada çalan Tarkan şarkısı ve anonstan gelen yüksek sesle birlikte stadyumun içindeki çoğu kişide olduğu gibi bizim de tüylerimiz diken diken olmuştu. Euro 2032 Avrupa kupası için yapılacak grup elemeleri için maçlar başlamıştı. Türkiye'nin A grubuna yükselmesi bu maça bağlıydı.
Euro 2028 bizim için iyi geçmemişti, yarı finalde iki oyuncumuz kırmızı kart gördüğü için 9 kişiyle sahada etkili kalamamıştık. Maalesef olmamıştı.
Allah'ın hakkı üçtür diyerek umut ediyorduk artık.
Maç bizim lise yıllarımıza göre çok kalabalık değildi ama ben her ihtimale karşı önceden loca kısmından bilet almıştım.
Kalabalık olmama sebebi insanların maçlara olan ilgisinin azalmasıydı, bizim çocuklar tüm ülke çapında bir futbol sevgisine sebep olsa da futbol sektörü birkaç yıl içinde yine kemik kitleye dönmüştü.
Ve biz uzun yıllar birlikte her anımı paylaştığım, aramızdaki bağ hiç kopmayıp üstüne daha da artan, en yakın arkadaşlarımla birlikte hep hayalini kurduğumuz maça gelmiştik. Bu, bizim için büyük bir şeydi çünkü uzun yıllar boyunca birlikte maça gitme hayali kurmuş, plan yapmıştık ama hiç gerçekleştirememiştik.
Bugün bizim hayallerimizin gerçekleştiği gün olacaktı.
"Kanka çıkıyorlar galiba, baksana." Hasibe'nin sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. Nerdeyse bir dakikada 12 kere aynı cümleyi kurmuştu. Tam bıkkınlıkla konuşacakken Ümmü başını arkaya doğru yaslayıp benden önce sinirle konuştu.
"Gerizekalııı. Çıkmadılar daha 10 dakika var nereden baksan. Tamam göreceksin Barış'ınıı." Hasibe güldü ve kollarını kavuşturup arkaya yaslandı.
Heyecanla sahaya baktım. Ne kadar belli etmek istemesem de içimde bir heyecan vardı. Onu 1 ay sonra ilk defa görecektim. Gerçi onun pek umurunda mıydı, bilmiyordum. Ama içimdeki o heyecana engel olamıyordum.
Ümmü Hasibe'yi dürttü ve beni gösterdi. "Şuna bak bayılacak şimdi." Sonra gözlerimin önünde elini salladı. "Kanka kendine gel, buradayız biiz" İkisi gülüşürken bir an için onlarla güldüm, sonra ikisinin de kafasına birer tane geçirdim. Anın gerginliğini onlardan çıkarmamak, her geçen an moralimin düştüğünü görmemeleri için sessiz olup ben de arkama yaslandım.
"Tipe bak ya, sanki yıllardır beklediği ünlü aşkıyla sonunda İspanya'da görüşüp imzalı forma alıp üstüne milli maça davet edilmiş." Hasibe gülerek dalga geçti. Onun cümlesiyle oturduğum yere sinip düşüncelere daldım.
Ümmü Hasibe'ye garip bi ifadeyle baktı. "Kanka sence tek olay imzalı forması mı a-?"
Ümmü küfür edemeden sözünü kestim. "Aynen, sonra da ghostlanıp 1 ay boyunca onu görücem diye boş yere hayal kurdum. Bakın görün bugün benim için hayal kırıklığı olacak." Umutsuzca söylendim. Bunu laf olsun diye değil, öyle olacağını düşündüğüm için söylemiştim.
Arda'yla aramızda yaşananlar rüya gibiydi, ama birkaç haftadır rüyamdan uyanmış gibi hissediyordum.
2 Ay önce - Santiago Bernabeu Stadyumu
KAMU SEDANG MEMBACA
⟡ -anemoia ღ
Fiksi Penggemar⋆ ⋆ ⋆ ⋆ Merak etme, her şey yoluna girecek. Alt tarafı evren. Ne yapabilir ki? - Bu hikaye, arkadaşlarımla aramızda konuşurken doğal bir şekilde gelişmiş olup, konuşmakla yetinmeyip onların okuması tek hedefi olan bir hikayedir. Arda Güler, Kenan Yı...
