aṣk fırtınası

54 2 1
                                        

Sabahın erken saatlerinde uyandırdı,Derya Parsı. Gece aynı evde kalmışlardı. Derya hastalanmışdı diye,Pars ona çorba yapmışdı. Gece uyuya kalmışdı onu izlerken.

"Pars,Pars uyan "

"Ha Derya? Günaydın"

"Günaydın günaydın da, sen neden eve gitmedin?"

"Valla sen uyuduktan sonra mutfağı temizledim, yorgunluktan uyuya kalmışım."

"Ne gerek vardı,ben toplardım."

"Yok sen dinlenmelisin. Hastalandığından dolayı,dinlen."

"Pars ben iyiyim. Tamam hastalanmış ola bilirim, amma şu an kendimi iyi hiss ediyorum."

"Tamma Derya. Ben artık gidiyim. Görüşürüz."

"Görüşürüz. 1 dakika Pars. Yaptıkların için teşekkür ederim."

"Teşekkür etmene gerek yok Derya. Çok fazla şey yapamadım zaten."

"Olurmu? Benim için çok şey yaptın."

Pars gülümser,Deryaya bakarak.Ayrılır ordan. Eve gider,kıyafetlerini deyiştirip,adliyeye gider. Aradan bir saat geçer. Pars işlerinin bitmesi çok az kala,Rıdvanı çağırır.

"Rıdvan bana bir kahve getir,odamı da düzelt."

"Anlaşıldı, başsavcım."

Pars bir kaç dakkika sonra,kahvesini içerek dosyalarının bittirir. Bir dosyası kalır. Amma akşam olmuştur. Pars eve gider. Ayakları geri gitmek istese de,gene de o eve gider. Nevayla uzun bir süre yaşadığı o eve. Neva Cüneytle evlenmiş,şu an başka bir evde yaşıyorlardır. Pars kardeşini özlemişdi. Aklına bir an Derya gelir. Bu gün işinin yoğun olmasında dolayı,Deryayla konuşamamıştı. Ona mesaj atmak istemişti. Ancak mesaj atmak için de, aramak için de,saat çok geçti. Merak içerisin de olasa da,yarının olması bekler. Gece aniden uyanır Pars. Ayağa kalkmak ister. Başı döner. Oturur. Hastalığı yeniden başlamıştı. Bi şekilde uyumayı başarır. Sabah olur. Hazırlanır,yemek yemeden adliyeye gider. Yolda Deryaya yazar. Merhaba Derya. Şey dün yazmak istedim de,geçti. Hastalığın geçtimi diye,sorucaktım. İyimisin şimdi?. Yazarken bir an kafasının için de,Deryanın yüzü oluşur. Deya ona iyiyim hastalığım bitti adliyeye gidiyorum. Diye mesaj atar. Pars sevinir hastalığı geçti diye. Ben de adliyeye geçiyorum, görüşürüz. Diye mesaj atar. Pars Deryadan önce,adliyeye gitmişdir. Parsın hastalığını kimse bilmiyodur. Kimsenin öğrenmesini istemiyor,hastalığa kötü bakıyor,ortaya çıkarsa,rezil olur düşüncesindeydi. Elinin esmesi,bu gün de oldu. Hem de Derya,Ilgaz,ve Erenin tam da,Parsın odasın da olduğu an da. Her kes sorar ancak Parsdan,aynı cevabı alırlar.

"İyiyim stres yaptım bir az ondandır."

Kimse inanmamışdı ona. Pars ve stres. Yan-yana getirilmesi imkansız. Pars bu zaman kadar,asla stres yapmamıştı. En tehlikeli anlar da,bile bu geçerliydi. En önemli konuysa,Pars ve Deryaydı. Her kesin diline düşmüş,o ikili. Pars ve Derya. Daha tanışalı,3 ay olmuşdu. Bu 3 ay onların bir-birine,aşık olması için yeterliydi. Parsın için de ki,o romantik adamı çıkarmışdı. Aradan 2 saat geçer. Ilgaz adliyeden çıkarken,Nevayı görür. Selamlaştıktan sonra ona, Parsın neyi olduğunu sorar. Neva hiç bir şey anlamamıştı. Ilgaz ona Parsın elinin 5-10 dakika boyunca estiyini söyler. Neva endişelenir. İlgaza haber verdiyi için,teşekkür etdikden sonra ilk iş olarak,Parsın yanına gider. Ona neler olduğuny sorar. Pars Nevaya baktığında,anın da durumun ne olduğunu anlar. Kardeşi endişeli olduğun da,onu hemen beli eder. Pars ona bir şey olmadığı,anlatır. Neva da inanmaz. Amma abisinin bir dağ keçisi gibi,inatçı olduğu bildiyinden konuşmaz. İşlerin ve konuşmaların ardından sonun da,akşam olur. Pars Çıkışda Deryayla karşılaşır. Deryanın arabasının, tekerleyi patlamışdı. Pars bunu gördüğün de, yardım etmek ister.

"Derya savcım isterseniz ben sizi evinize burakayım. Beklemeyin burda. Hava da,soğuk zaten."

"Yok zahmet vermeyeyim. Tekerlek de,patlayacak zamanı bulmuş resmen."

"Yok zamet olmaz,gerçekten. Sorun deyil, zaten Nevayla buluşucam. Yolumun üstü yani."

"Tamam, teşekkür ederim başsavcım."

Parsın da, Deryanın da yüzün de güiümseme oluştu. Pars Deryayı evine bıraktı. Yolda tek kelime bile etmemişlerdi. Derya Parsa teşekkür eder. Parsla hiç bozmadan rica ederim diyip,Nevanın yanına gider. Kıza gülümsemez bile Pars. Öküz gibi darandı,son anda. Nevayla buluşup, abi-kardeş zaman geçirdiler. Pars aşırı yorgundu. Derya uyuyordu. Bir ses geldi aniden. Derya kalkıp içeri baktığında,evinin için de bir hırsız olduğunu görür. Hırsız dq Deryayı fark edince, üzeri yürümeye başlar. Deryanın silahı çantasındandır. Hemen odasına kaçar. Kapıyıysa kilitler. Telefon da ilk çıkan numarayı arar. Her şeyi hızla anlatır. Evden aynı bir roket gibi çıkıb gelmişdi, adeta Pars. Adamı yakalar. Derya ona,durmadan teşekkür eder. Pars korkmuştı. Derya için.

"İyinisin Derya."

"İyiyim. Silah salonda ki,çantadaydı. Odaya kaçıp kapıyı kilitledim. Kapıyı zorluyodu."

"Tamam sen iyisen sorun yok"

Derya ilk kez Parsa bakarak gülümser. Aniden sarılır Parsa.

"Çok teşekkür ederim Pars.her zaman nasıl yapıyorsun,bilmiyorum amma hep ihtiyacım olduğun da yardımıma koşuyorsun. "

"İhtiyacın olduğun da,saat kaç.olursa olsun,ara. Ben şimdi gideyim. Rahatla bu gecelşk bir sorun olmasın diye 2 polis burda olacak."

"Tamam. Yarın görüşürüz."

"Görüşürüz,Derya."

Parsın için de,hala korku vardı. Gece uyumakta zorlanır. Yarın uyandıkdan,sonra adliyeye gider. Pars hemen Deryaya yazar. İyi olup olmadığını sorar.Derya iyi olduğunusöyler. O gün öğleden sonra Eren gelir,odaya.

"Başsavcım yemeye gidiyorum da,Ilgazla,Ceylinle beraber,gelirmisiniz diye soracaktım."

"Yok,Eren. Eve gidicem. Yorgunum."

"Anlaşıldı başsavım."

Akşam olmuştu. Pars evde film izliyordu. Kapının çalmasıyla kalktı, filmin başından Pars. Deryayı görünce şok olmuştu. Gözleri parıldıyordu adeta. Konuşamamıştı.

"Pars,Pars. İyimisin?."

"Evet iyiyim. Bi anda seni görünce şaşırdım."

"Başka birini mi bekliyordun?."

"Yok yok da, beklemiyordum. Gelenceyini."

"Ya geçen gün bana geldiyin de,montun bizde kalmış. Bu gün de acele,çıktım diye evden getiremedim. Unutmuşum. Onu getirdim."

"Teşekkür ederim amma,zahmet olmuş. Hava soğuk üşümüşsündür. Geçsene içeri ısınısrsın, bir az."

"Tamam."

Pars çay koyar. Derya ona nr filmi izlediyini,o filmi kendisinin de,izlediyini anlatır. Ancak farkın da olmadığı bir şey vardı. O da şu an Parsın onu izlemekden dolayı,konuştuklarına odaklanamamasıdır. Derya bir kaç dakkika,sonra gider. Pars uyumaya odasına gider. Sabah olur. İki günün sonun da,ilk kez sabah kalkıp kahvaltı yaptı. Pars heyecanlıydı. Deryayla aynı dosya için çalışacaklardı. İlk başta qaripsedi,ancak sonra kabul etti. Normalde Ilgazla beraber dosya çözerlerdi ki,Ilgaz bu dosya da en çok çalışan Ilgaz,olurdu. Pars gelişmeleri izler, ne ipucu bulunırsa,sorgulardı. Ilgazsa,ipucu bulur,gelişmeleri takip eder,olay yerlerini gezer. Ha bi de Pars,hangi adamdan şüpeleniliyorsa,onu araştırıyordu. Şimdi Derya ve Pars gelecekde ki,evli olacak ikili,sevgili olacak ikili beraber dosya çözecekler. Derta Parsdan hoşlanıyordu. Belli etmemeye çalışıyordu. Parsın ne hiss ettiyi biliniyor zaten. Bir-birileriyle,konuşmak için can atıyorlardı. Bahane arayarak konuşuyordu. İş arkadaşları olduğundan,en çok işi bahane ediyorlardı. Pars bir plan kurmuştu. Deryaya ondan hoşlandığını söylemek için. Doğru zamanı bekliyordu,sadece. Bizim her kese öküz gibi davranan o başşavcımız,Deryanın karşısın da,süt dökmüş kedi gibiydi adeta.

Aşkın GücüStories to obsess over. Discover now