1.Bölüm

7 0 16
                                        

Her zamanki gibi tekrardan bir okul günüydü.İlk 2 ders matematikti.En sevdiğim ders..O mavi gözlere dalıp kaldığım tek dersti..

Arkadaşım Arzu ile beraber İstiklal Marşı'na indik .Ve o gözleri gördüm.Derin bir okyanusun limanı gibi bakıyorlardı.Gülüşü..O gülüş için ne canlar dökülürdü.O gülüş var ya o gülüş..Gözleri direkt olarak bana kilitlendi.Göz göze geldik.Ne kadar çok bakmaya devam etmek istesem de bakışmamız ilk onun gözlerini kaçırmasıyla son buldu.Ahh,Eşref.Üstünde pembe polo yakası vardı.En sevdiğim kombiniydi göz bebeğimin.Ancak onun kendi sınıfı vardı,lanet olsun.Nefret ediyordum bu okuldan da sistemden de.Bu adam için ben yıllarımı vermiştim ömrümü adamıştım ama aynı sınıf bile olamıyorduk.
İstiklal Marşı boyunca onu izledim.O beyaz ile gri karışımı saçlarının rüzgarda uçuşmasını..Bu adamı çok seviyordum.

İstiklal Marşı bitti ve okuldan girmek için sıra bekliyorduk. Birden arkadan bir ses geldi,"Badesim!".Hemencecik arkama döndüm ve baktım.O uğruna öldüğüm gülümsemesiyle bana doğru bakıyordu.Gülümsemesi gözlerine de vurmuştu ve gözleri kısılmış,kenarları kırışmıştı.Hastasıydım bu adamın.Ben de hemen gülümsedim ona."Günaydın." dedim.Bana başını sallayarak selam verdi.Ahh,aşkım benim.Canımın içi aslan parçası.Aslında daha konuşmak istiyordum onunla ama aramıza Gosinüs girmişti.Lanet adam.Gay midir nedir bilinmez.Sana ne benim kocamdan yani.Ayıp ayıp.Edep sen ne güzel şeysin.

Sınıfa çıktık ve zil çaldı.Geriye sadece kocamın gelmesini beklemek kalmıştı.Uzunca bir süre bekledim.Ama gelmedi.Bir an korktum,ya başına bir şey geldiyse?Okula güven olmazdı,her şey mümkündü.Endişelendim ama gene de yerimden kalkmadım çünkü kalktığım anda gelebilirdi.Dakikalar öyle geçti ve dersin bitimine 25 dakika kala sınıfa gülümseyerek,ölürüm gülüşüne be adam,kafasını göğe doğru kaldırarak girdi.Elinde her zaman taşıdığı kahverengi matematik tarihi çantası dışında bir poşet dosya da vardı.Bu demek oluyordu ki quiz yapacaktı.Hemen yanındaki Arzu'ya söyledim.Neyse ki biz quizlere her zaman hazırlıklıydık.Çünkü kocamızı tanıyorduk.

"Günaydın,buyrun oturun." dedi kalın ve gür sesiyle.O sesinde boğulmak istiyorum be adamm.Hemen oturduk.Sırayı temizledik ve sınav kağıtlarını beklemeye başladık.O dosyadan kağıtları çıkarırken ben de onu itinayla izliyordum.Ellerinin her sayfayı çevirirken nasıl hareket ettiğini,o uzun parmaklarını..Birden kafasını kaldırdı ve bana döndü."Badesim arkadaşlarına dağıtabilir misin?" o an nutkum tutuldu ve telaşla "E-evet." dedim ve kağıtları onun elinden aldım.Alırken parmakları benimkilere dokundu.O kadar güzel bir histi ki..
Kağıtları dağıtmayı bitirdim ve sırama oturup testi çözmeye başladım.O sırada ise o sıralarından etrafında tavana bakarak yürüyordu her zamanki gibi.Ancak bu tavana bakma işini yalnızca bir an bırakıyordu,bizim yanımızda.Çünkü bize yaklaşırken bize bakmak için kafasını aşağı eğiyordu.Yüce haşmetli Eşrefus'un yere eğilme sebebi bizlerdik.Bu durum da gururumu okşuyordu.

Quiz bitti ve arkadaki otistiklerden biri "Hocam çok zordu." dedi.Tabiki de Eşrefus'um lafı koymak zorundaydı."Bak bakayım beş parmağın beşi de bir mi?Değil, değil mi?O zaman herkes matematik yapmak zorunda değil.Bak Arzu ve Badesim arkadaşlarına.Onlar yapabiliyor.Demek ki onların 5 parmağı da birmiş." dedi.Ben bu adamın her cümlesine düşüyordum.Hemen kıkırdamaya başladık.Eşrefus güldüğümüzü görünce o da şefkatle gülümsedi.Ölürüm ömrümm.

Birden başka bir otistik sessizce Eşrefus'a küfretti.Şanssızlık ki Eşrefus duydu.Hemen kafasını yukarıdan itibaren 387° çevirdi ve o namussuza döndü."Önce adam olacaksınız sonra geometri kasarsınız." dedi ve çocuğun üstüne yürüdü.Çocuğun bacaklarj titremeye başladı,her halinden belliydi çok korkuyordu.Eşrefus geldi ve önce çocuğu yakasından tutup havaya kaldırıp bütün sınıfa takdim etti."Görüyor musunuz?" dedi.Bir sessizlik oluştu ancak aniden "Artık göremeyeceksiniz." diyip çocuğu yere fırlattı.Çocuk ters döndü ancak Eşrefus umursamadı ve çocuğun az önceye kadar oturduğu sandalyeyi alıp öyle bir kuvvetle çocuğun kafasına attı ki sandalye kırıldı.Herkes şok içinde o olayı izliyordu.Bir an düşündüm bu adam aynısını bana yapsa ne olurdu diye.Ama bana yapmazdı çünkü bana kıyamazdı.
Kısa süre sonra çocuk bayıldı ve Eşrefus camı açıp çocuğu camda sallandırmaya başladı.Birden arkasını döndü ve "Arzu,idareye söyle gelsinler alsınlar itlerini." dedi.Arzu hemen koşarak sınıftan çıktı.O an Arzu'yu kıskandım çünkü Eşrefus onunla iletişim kurmuştu.Bu yüzden bir şey yapmam gerekiyordu ve aklıma Eşrefus'un elindeki kan lekelerini temizlemek geldi.Hemen çantamdan peçete ve kolonya çıkardım ve yanına gittim."İzninizle." dedim,"Lekelerinizi temizleyebilir miyim?". bir an gözleri benim üzerimde dondu kaldı.Uzunca bir süre düşündü ve "Evet." dedi.Hemen eline uzandım ve kolonyalı peçete ile yumuşak hareketlerler silmeye başladım.O sırada Arzu sınıfa geldi ve şaşkın ama imalı bir surat ifadesiyle yanımıza geldi."Söyledim idareye efendim,itlerini alacaklar." dedi.Eşrefus onaylayan bir hareket yaptı ben de onu sandalyeye oturttum.Ellerini temizlemeye devam ettim.Birden bana "Sen bunları yapmayı nerden biliyorsun?" diye sordu.
"Küçükken her yerim yara içinde olurdu o yüzden sık yapardım." dedim.Gözlerinin rengi yumuşadı.Bu adamı çok seviyordum.
Temizlik bitince eşyalarımı toplarken aniden sınıfa idare girdi ama yanlarında yabancılar da vardı.

"DİKKAT POLİS TRANSEŞREFUS ELLER HAVAYA" dediler.Herkes yerinde donakaldı.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Dec 16, 2024 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

TRANSEŞREFUSWhere stories live. Discover now