1.Bölüm-Kaderin Çağrısı

175 25 68
                                        

Yaşam sadece gördüklerimiz midir, yoksa geride bıraktıklarımız mı?


Katena RyhsGüne uzanan gecenin en gürültülü saatlerinde her şeyden habersiz uzun vadide dalgın dalgın yürüyen Katena gökyüzünün ona sunduğu güzelliklere dalmıştı. Soğuk havanın esintisi eşliğinde arkasından gelen adım seslerini işitti. Adım sesleri ince ve tok bir ahenk yaratıyordu. Ardından omzuna örtülen ince bir kumaşın varlığını hissedince bedeni titredi ve arkasındaki kişiye döndü.


"Ah baba, iyi akşamlar."

Babasını gören Katena gülümsemiş, karanlıktaki yıldızları izlemeye devam ederek konuşmuştu.


"Sana da iyi akşamlar Katena. Burada tek başına olmamalısın. Tehlikeli canavarlardan artık korkmuyor musun yoksa?" Genç kız gülmesine engel olamadan yaşlı adama baktı."O hikâyeleri anlattığınızda henüz sekiz yaşımı yeni doldurmuştum.""Doğru, bizim prensesimiz büyüdü. O yüzden yeni insanlara şans vermelisin."Katena sessizce başını sallayıp hafifçe eğildi."Teşekkür ederim kontum ama yarın için hazırlansam iyi olacak. Kont Avis Ryuu ile görüşmem var. İyi geceler."


Genç kız, esen tatlı rüzgâr eşliğinde evin içine girip yavaşça üst kata çıktı ve odasına geçti.Her zaman odasında sakladığı Tempest Krallığı'na ait anı defterini ellerinin arasına aldığında eski kaplamanın dokusu tenine işlerken içindeki duyguları da hissediyordu. Kont Avis ona bu defteri hediye ettiğinde krallığı hayali bir karakter gibi değil gerçekten tanıyacağını söylemişti. Bu yüzden Katena defteri açarak kaldığı sayfaya döndü.

Boris Lorean

Tempest Krallığı

Genç Boris, herkes tarafından ölümün habercisi olarak bilinir. İnsanlar onun kana bulanmış gibi kırmızı gözlerinden daima kaçardı. Kalabalıkların içinde yalnızlık hissini dolu dizgin yaşarken Boris kendisini lanetli görenlere ne tamamen inandı ne de bunu inkâr etti.

Annesinin ölümünden sorumlu tutuluyordu ve bu düşünce onu derin bir karanlığa iterken babası, sanılanın aksine, onun en büyük idealist kahramanı olmuştu. Boris, hayatında bir kez olsun doğru olanı yapabilmek içim kendini bulmak ve lanetli olmadığını kanıtlamak istiyordu. İçinde büyüyen iradenin ve büyünün gücünü göstermek istiyordu.Adım adım gerçeğe doğru ilerledi.

Genç yaşlarının baharındaki prens tüm gözlerden uzak çalışır ve sanıldığı gibi kötü biri olmamak için çabalardı. Yine adımları antrenman sahasına geldiğinde çocukluk arkadaşı Akira Ryuu ve kuzeni Talay ile göz göze geldi.

Akira her zamanki gibi açık renkli kıyafetler içindeydi. Talay ise ona zıt olarak lacivert tonlarda giyinmişti.

"Erkencisiniz."


Boris dikildiği yerden tahtaların üzerinde oturan iki çocuğa bakıyordu.

"Aslında seni yakalamak için erkenden uyandık. Çünkü sürekli buraya gelip duruyorsun. Burasının senin için uygun olduğunu düşünmüyorum. Burası askerler için eğitim sahası değil mi?" diye konuşan Akira, doğrudan karşısındaki siyah saçlara tezat kırmızı irislerin sahibine baktı.

"Evet, burası yeni askerler için eğitim yeri. Ancak ben veliahtım ve ileride askerlerimize önderlik edeceğim. O yüzden daha çok öğrenmeliyim. Ya sus ya da kılıcını çek Akira."

Boris yaşıtı olan arkadaşına tahta kılıçların olduğu düzeneği gösterdi."O zaman ikimize karşı savaşmalısın. Sonuçta abim benim koruyucum ve bana eğitim vermeli," dedi Talay.

TempestWhere stories live. Discover now