.1.

15 4 0
                                        


Ben Ece, Ece Erdem. 15 yaşındayım ve bekarım neden diye sorarsanız bunu bende bilmiyorum.En sevdiğim renk pembe, lise öğrencisiyim. En yakın arkadaşım Nur bide Atlas var bunlar kardeşler ama nasıl gıcık kardeşlik anlatamam aynı liseye gidiyoruz.

****

Sabah kalktığımda ilk önce çok önemli bir konuyu düşünmeye başladım. Evet önemli konu neden sabahları ağzımın içinde hep bok tadı var?

Sonrasında kendi soruma cevap bulamayınca bende nazlana-nazlana yataktan çıktım. Banyoda işlerimi halledip okul formamı giyinip evden çıktım. Bide ben evde yalnız yaşıyorum hayır yetim değilim. Babamı çok küçük yaşta bir trafik kazasında kaybettik.

Annemin akıl sağlığı pek iyi değildi. Ama bana çok iyi annelik yaptı. Babamın yokluğunu hiç hissetmedim,annem hissetdirmedi.2 ay önce annem beni burada bırakıp köye anneannemle dedeme bakmaya gitti.

Dedem hastaydı, anneannem de yaşlılıktan ona bakacak güç yoktu. Annemde gitmeden 1 hafta önce beni karşısına aldı ve konuşmaya başladı. Gideceğini, bana günediğini, artık büyük kız olduğumu ve kendi başımın çaresine baka bileceğim gibi bir sürü şey söyledi.

Bana akıllar verdi. Ve her hafta düzenli olarak bana para atacağını belirtdi. Dediği gibide yapıyordu her hafta düzenli olarak para atıyordu. Yaz tatilinden çıkalı 13 gün olmuşdu. Sınıfa girdim ve Nurun yanına oturdum.

Evet Nurla sıra arkadaşıyız. Atlas bizim sınıfda okumuyor. Nurla her zamanki gibi bir birimizi görünce sarılıp el tolaşmamızı yapıp sıramıza oturduk.

"Napıyon kız? " diye sordum "senin gelmeni bekliyordum bebişim "dedi "geldim işte" "iyiki geldin" "iyiki geldim" "kendini beğenmiş" diye bana laf atınca bande kirkefleşdim. "doğru konuş benimle senin kendini beğenmiş " "hıhı" diye gıcık gıcık konuştu. "bak şu afra tafralara görende monaliza sanar" "yok o kadar da değil yani " gülerek "yok bide ol" dedim. Oda gülerek "manalizadan güzelim diye dedim""sonrada ben kendini beğenmiş olayım" diyerek üste çıkmaya çalıştım"şakadan da anlamıyorsun " "kanka bu boş sohbeti kim açtı ""sen""Allah benim belamı versin " "bela okuma lan" "başka" "şöyle yakışıklı, sarışın, 1.85 boyunda, karizmatik... Uff gerisini de sen düşün" "kanka defol başımdan" "tamam be" dedi.

Yemek saati gelmişdi. Yemekhaneye indik. Atlasda yanımıza tablotuyla geldi. Biz yemek yerken, Atlasın sınıfından platonik olduğum çocuk geldi. Ama bir terslik var.

Hoşlandığım çocuğun yanında da Atlasın sınıfından keko çocuk onun kafasına vurup ona birşey anlatıyordu. Kafasına çok sert vuruyordu. Atlasda bunu anlamış ki ayağa kalktı. O sırada bende kalktım. Atlasla onların yanına gittik.

Çocuk çok sert vuruyordu.

Yağız Efemi bu adını bilmediğim keko çocuğa yedirtmem. Şahsen adını da öğrenecek kadar hayatımda kalmayacaktı. Tabi bu cümleyi gelecekten habersiz yaptım.

"Esat oğlum niye vuruyorsun Yağıza? "diye sordu Atlas demek adı Esatdı. Aman bana ne canım neyse ne ama Allah var çocuk çok yakışıklı,Allah sahibine bağışlasın benide Yağıza.

Esat Yağızın başını vurmayı bırakdı. Ama yakasını bırakmadı. Atlasa dönerek "bu var ya bu "dedi. Sonra birkaç saniye nefes alıp verdi. Bana bakmıyordu.

" Gitti kendi yaptığı şeyi benim üzerime atdı "dedi. Baya kızgın görünüyordu. Atlas tam bir şey söyleyecekti ki ben söze girdim.

"sana neden inansın ki? "dedim."nerden bilelim yalan söylemediğini? ""sence sanamı inanırız yoksa Yağızamı? "

Çocuk duraksadı ve bana baktı ilk önce baya süzdü beni. Sonraysa konuşmaya başladı."sen kimsin? "

"sanane benim kim olduğumdan? "
Diyerek yine konuştum. Bide bu çocuk belelalıydı. Başıma bela almam inşallah. "Sen kiminle konuştuğunun farkındamısın? " diye sordu.

"kim olduğunla ilgilenmiyorum" dediğimde yüzüme öyle baktı ki suspus oldum."kanka sana ne suç atdı? "diye Atlas konuştu.

" ödevimi, yazdığım şiirleri benden çaldı. "dedi. Gerçekten Yagız böyle bir şey yapmışmıydı?"benim yarışmaya katılacağımı biliyordu " "önce ödev şimdide şiirimi çaldı" dedi sinirle.

Atlas ona inanmışa benziyordu. Yağızsa ilk defa konuşdu." Yalan söylüyor." dedi. Esat ona kızgın bir bakış attığında ise korkuyla sustu.

"sonrada gidip beni Lütfü hocaya şikayet etmiş " diye sinirle konuştu Esat. Bu arada Lütfü hoca bizim müdürümüz.

"tamam kanka bırak gitsin. " dedi Atlas. "yarışmadan atıldım lan ne bırakması" "esat kanka bırak yazıktır" "bu ayranı çalkalamalıyım yoksa içim rahat etmez" "Ece kanka sen git Nurun yanına" diye Atlas adımı dedi.

Ben ağzımı açacaktım ki esat "demek adın Ece ""evet Ece ne olmuş" "asabisin prenses " dedi. Sinirlerimi oynatarak. Göz devirip arkanı dönerek nurun yanına oturdum önümdeki tablotdan yemeğimi yemeye başladım.

Esat tarafa hiç bakmadım. Sonra Atlas da geldi. Yemeğimizi yedikden sonra zil çaldı.

Okuldan çıkmışdım. okul eve çok uzak değildi. 1 otobüsle evdeydim.
Asönsörle eve çıktım. Buzdolabını açtım ve bir bok bulamadım. Ekmek peynir çıkarıp fakirler gibi yedim.

Sonrada banyoda işlerimi halledip uyudum.


****



Evet aşklarım ilk bölümmm.

Bazı karakterleri çok sevdiğim birisinin kitabından ilhamlanarak isim koydum. Yani herhangi bir çalma durumu yoktur.

Okuyup beğenirseniz oy verin lütfen

Yorum yapmak içinizden gelirse yorumda yapın aşklarımmm


Seviliyorsunuz💞









Mandalina KokusuDonde viven las historias. Descúbrelo ahora