Piano karşısında oturup notalara bakıyordum. O kadar sıkılmıştım ki, her şeyden, artık çalmak istemiyordum. Nota kitabını kapatıp kalktım. Annemin hayaliydi müzisyen olmak. Olmamıştı. Ailesi istememişti. Çocukken annem beni müzik okuluna yazdırdı. Şimdi kanservatuarda okuyorum. Hazırlamam gereken bir müzik vardı ama hiç hevesim yoktu. İki saate dersim başlayacaktı. Kalkıp hazırlandım. Yüzüme sade makyaj yapıp üzerime yukarısı beyaz aşağısı lacivert olan sweatshirt , altıma da kot pantolon giydim. Saçlarımı açık bırakıp çıktım. Aslında o müziği bu gün hazırlayıp vermem gerekiyordu. Yol boyu düşünüp derse gitmeme kararı aldım. "0" almaktansa yok yazılması daha iyiydi. Hep gittiğim bir yer vardı, sahil tarafta büyük bir meydan. Köşesindeyse piano vardı. Oraya gittim. Çokta olmasada bayağı insan vardı etrafta. Pianonun karşısında küçük sarışın bir çocuk vardı, yanında da uzun boylu, kaslı, esmer bir erkek vardı. Yanındakı bankta oturdum. Beni gördü çocuğa bir şeyler söyledi ve kalktılar. Pianonun karşısına geçtim ve Rauf ve Faik'in Vechera şarkısin çalmaya başladım. Burayı seviyordum, ortamın, havasın, iyi geliyordu. Az önceki küçük çocuk yanıma gelip "çok güzel çalıyorsun, bende senin gibi çalmak istiyorum" dedi parlayan yeşil gözlerle. Dalgalı sarı saçları alnını kapatıyordu. Çocuğa bakıp gülümsedim. Başımı kaldırıp arkasındakı bedene baktım. Saçları çokta uzun değildi ama buzz cut tarzı gibiydi ve kirli sakalı vardı. İri omuzları salaş gömleğinden belli oluyordu. " Böldüysek özür dileriz, hadi abim, gidelim" dedi kardeşi olduğuna emin olduğum çocuğa.- "Hayır" diye mizmizlandı -" İzlemek istiyorum ben, İzleye bilirim değil mi ablaa" -"Tabiiki"
dedim ve müziğe devam ettim. Arada gözümün kenarıyla ona bakıyordum. Böyle sert birine benziyordu, sesi erkeksi ama çokta kalın değildi. Müzik bittiğinde çocuk hayranlıkla alkışladı. O sırada arkadaşlarım geldi. -" Nazlı?!" dedi Sinan " Bunlar kim? Neden derse değilsin?' diye devam etti.- "Hani sen salı günleri geliyordun buraya" diye ekledi Nisa. -" Sizede selam canım arkadaşlarım" dedim. -" Hadi abim gidelim biz" dedi kaslı çocuk kardeşine. Küçük çocuk bana gülümseyerek el salladı ve uzaklaştılar. -"Çok yakışıklı oğlum" dedi uzatarak Melis. -"Hiçte bile" dedi kıskanarak Yusuf. -" Kim bu? Niye derse gitmedin?" dedi Sinan tekrardan. -"Çalışmadım derse o yüzden ,ayrıca tanımıyorum onları. Siz nereye böyle?" -"Dersten çıktıp AVM'ye geldik. Sağolsun Sinan getirdi" -" Anladım size iyi eğlenceler ben daha burdayım " -" Ben de burdayım arkadaşlar siz gidin" dedi Sinan. Şaşırarak baktım. -" Tamam kaçtık o zaman, görüşürüz " diyip gittiler.
-"Aç mısın" diye sordu Sinan.
-Hayır.
-Hadi yemeğe gidelim.
-Aç değilim Sinan, sen git açsan.
-Hayır senin için söylemiştim, tamam.
Sessiz durup çalışımı izledi. Bir süre sonra kalkıp sahile indik. Sinan kahve almaya gitti bense Sahilin kenarında bekledim. -"Abla, pianocu abla" ses tarafa baktığımda önceki küçük çocuk üzerime koşuyordu. -"Merhaba" dedim gülümseyerek. Abiside ona çattığında durdu ve selam verdi. Başımla selamladım bende. -"Ben gitmek istemiyordum ki, arkadaşların gelince üzülerek gittim. Onlar gittiler mi?" -"Evet gittiler" diyerek gülümsedim. O kadar içten ve samimi çocuktu ki. Çok sevmiştim onu. -" Abime dedim gidelim yeniden rahatsız etmeyelim dedi. Biliyor musun abim senin güzel ol-" Çocuğun kelimesini abisinin öksürüğü kesiyor. Bu zaman Sinan'ın yaklaştığını gördüm. Çocuk Sinanı görüp bana - " Hani arkadaşların gitmişti" dedi . Sinan Kaslı çocuğa selam verdi. Aldığı kahvenin birin bana uzattı. " Bir şey mi vardı" dedi Sinan kaslı çocuğa. Kaslı çocuk sadece " iyi günler" diyip kardeşinin elinden tutup gitti. "Yapıştılar bunlarda" dedi Sinan.
- "Çok kabasın" dedim Sinana
Sessizce kahvelerimizi içmeye başladık. Aklım çocuğun abisinde kalmıştı. Çocuğun sözünü kesti. Benim güzel olduğumu mu söylemişti gerçekten.
-" Daldın"
-" Ah, evet. Müziği düşünüyorum.Eve gidince yapmaya başlamam gerek"
-" Anladım" dedi biraz bekledi ve
-" Nazlı.." dedi
-"Efendim"
-" Hislerimi görmezden geliyorsun"
-"Sinan yapma-"
-"Neyi yapmayayım? Seviyorum kızım seni!"
-"Arkadaşız biz. Ben Aşk insanı değilim biliyorsun-"
-" Bilmiyorum, Nazlı, Bilmiyorum"
-"Sinan"
-"Nazlı" dedi, derin nefes aldı ve " Düşün, tamam mı, düşün. Cevap vermeni istemiyorum. Sadece düşün."
Derin ah çekip tamam dedim. "Düşüneceğim"
-"Hadi eve bırakayım"
-"Metroyla giderim ben"
Çantamı yerden götürüp arabasına doğru yürüdü. İtiraz kabul etmediğini anlayıp bende peşinden arabaya bindim.
Haydi bismillah. Nasıl buldunuz? Az oldu ama daha yeniyiz. Rüyalarımı anlatmaya devammm. Desteklerinizi bekliyorum. Bolca yorum yapın 🫶
