Acılar içime göç etmiş gibi bütün insanlığı toplamıştı yüreğime. İçimdeki o kocaman, kuru, dalları çürümüş, yapraksız ağacın etrafında dolanmış bu umutsuz özlem dolu insanlar...Ancak hepsini içimde barındırsaydım yanardı bu kadar canım.Ve biz şimdi bekliyoruz... Belki sırtımızı yasladığımız o güzel ağaç, çiçekler açar diye...
''Buğra geç kalmak istemiyorum!'' diye bağırdım avazım çıkana kadar. Buğradan ses gelmeyince bavulumu sinirle toplamaya devam ettim.
Tam 1 sene boyunca içime gömdüğüm bütün acılardan sıyrılmak istiyordum. Her gece bağıra çığıra ağlayışlarımdan, ''Eve dönmek istiyorum, ben onu istiyorum!'' diye bağırmalarımdan vazgeçmek ve kendime yeni bir hayat kurmak istiyordum. Ben eski ben olmak istiyordum. Sadece eskisine göre biraz daha yalnız...
Bir senemi çöpe atmış ve üniversiteye gitmemiştim. Sonra Buğra'nın verdiği gazla ve resim yarışmasının sonuçlarına baktıktan sonra kendimi destekledim ve bir kaç farklı şehir de yetenek sınavlarına girdim. Nihayet ki Yalova da çok güzel bir üniversitede Güzel Sanatlar bölümünü kazanmıştım. Kendimi sadece geleceğime adayacağıma sözler vermiştim. Artık hayatımda 'o' yoktu. Ve daha fazla acı çekmek de olmayacaktı...
''Rümeysa yola akşam çıkıyorsun. Bu kadar aceleci davranma.'' Kapıda kollarını göğsünde birleştirmiş Buğraya kısa bir bakış attıktan sonra oflayarak yatağa oturdum.
''Bakıyorum da bir an önce benden kurtulmaya çalışıyorsun.'' dedi hafifçe gülümseyerek. Buğra bu zamana kadar bana tam destek olmuştu. Her gece karanlık kabuslarımdan uyanıp onun kucağında ağlarken buluyordum kendimi. Bazı geceler evden kaçmaya çalışmıştım sırf ona geri dönebilmek için. ''O'' diyorum çünkü ismini söylemek bile derin yaralarımı tekrar kanatmaya yetecek kadar ağırlardı. Neyse ki bunlar yaşadıklarımın en küçük ayrıntıları. Çok acı çektiğimi biliyorum ama yolumdan sapmamam adına Buğra'nın yanımda olmasına minnettarım.
''Hayır...Sadece çok heyecanlıyım Buğra. Biliyorsun... Hayallerim belki de ilk kez gerçek olacak.''
''İlk kez mi? Resim yarışması?'' bu iki sözcük. Ne kadar da kolay çıkıyordu ağzından. ''Resim yarışması.'' diye dökülüvermişti dudakları arasından. Ama her iki sözcükte tek tek kalbimdeki sızıyı en derine indirecek kadar acıtıyordu. Beni saçlarımdan tutup zorla geçmişe doğru sürüklüyordu.
''Ben o yarışmaya Emre ile katıldım ve biz...kazanamadık... Yasemin ile Oğuz'a verdiğim resim kazandı sadece. Benim hayalim bizim resmimizin birinci olmasıydı.'' sesim fısıltı halinde çıkarken burukta olsa gülümsemeye çalıştım. Buğra yanıma doğru usulca yerleşti.
''Tamam, artık geçmişi unutman için bir fırsat var önünde. Ve bu sefer aynı evi paylaşmasak ta ben daima yanındayım.'' Buğra'nın eline uzandım ve içtenlikle gülümsedim,
''Biliyorum...''
Buğra hala benim en yakın arkadaşımdı. Bir de bunun ayrıcalığında daha ötesi. Sevgili denemez belki ama onun gibi bir şey işte. Emre'nin aksine her gece kulağıma ''Seni seviyorum'' cümlelerini fısıldayan adamdı o. Ben ise sessiz kalıp ona sıkıca sarılmayı tercih eden, birine muhtaç kalma duygusuyla yanıp tutuşan o kız, Amelie...
Buğra'nın elini bırakıp tekrar ayaklandım ve dolabıma doğru yürüdüm. İçindeki kıyafetlerimi bu sefer daha sakin bir şekilde Buğra'nın hemen yanında duran bavula yerleştiriyordum.
''Daha okulun açılmasına var Rümeysa. Sence de biraz erkenci davranmıyor musun? Yoksa sıkıldın mı benden?''
Buğraya bakmadan cevapladım onu, ''Senden sıkılmadım. Sadece oraya gittiğimde her şey yoluna girecekmiş gibi hissediyorum. Bu sefer tamamen en baştan doğacakmışım gibi.'' Gözlerimi hafifçe Buğraya doğru döndürdüm. Düşünceli görünüyordu. Sanırım yine benim için endişeleniyordu.
STAI LEGGENDO
Ulaşilmaz 2
CasualeGiden insanın arkasından ağlanmaz... Seven insan zaten gitmez. Bu yüzden sizi eksik bırakanlar için ağlamayın... Ben uçurumun eşiğinde seni beklerken sen başka kalplere saklandın. Ben kendimi oradan aşağıya attığımda beni tutmadın, tutamadın. Şimdi...
