Evden çıktık ve abimle birlikte arabaya bindim. Abim arabayı Atlas’ın evine doğru sürmeye başladı. Yol boyunca Eylül ile konuştum; oraya gidince neler yapacağımız hakkında.
Yaklaşık yarım saat sonra abim arabayı durdurunca geldiğimizi anladım. Arabadan çıktım ve abim de gelince evin kapısının önünde durduk. Abim zile bastı ve birkaç saniye sonra kapı açıldı.
Kapıyı Eylül açtı; beni görünce hemen bana sarıldı ve ben de sarılmasına karşılık verdim.
“Neva, sonunda geldiniz, hadi geçin içeriye.”
İlk abim içeriye girdi ve abimin peşinden ben girdim. Sanırım Atlas odasındaydı. Tekli koltuğa oturdum ve Eylül ile konuşmaya başladık.
Aslında belli etmesem de aklım Atlas’taydı, acaba şu anda ne yapıyordu. Eylül, abimden hoşlanıyordu ve ben de Eylül’ün abisi Atlas’tan hoşlanıyordum. Abimin Eylül’ü onu sevdiğini biliyordu ama hiçbir zaman ona yüz vermemişti.
Kapı açıldı ve Atlas içeriye girdi. O girince gözlerim ona kaydı. Gerçekten her zamanki gibi çok yakışıklıydı ve yakışıklılığı insanın dikkatini üzerine çekebiliyordu. Abim ayağa kalktı ve Atlas ile birbirlerine sarılıp el sıkıştılar.
Atlas karşıma geçip oturdu. Hâlâ gözlerim onun üstündeydi. Saçları uzamıştı ve uzun saç ona çok yakışıyordu.
“Ee, ne yapalım?”
Eylül: “Sizi bilemeyiz ama bizim Neva ile planlarımız var.”atlas sorgularcasına ikimize bakmaya başladı ve abim söze girdi.
“Ne planıymış o?”
“Orası bizde kalsın.”
Dedi ve Eylül oturduğu yerden kalkıp bana döndü. Beni de kaldırdı ve beraber Eylül’ün odasına doğru çıkmaya başladık. Merdivenlerden çıkarken istem dışı salona baktım. Salona baktığımda Atlas’ın buraya doğru baktığını gördüm.
Onunla göz göze gelmek kalbimin hızlı atmasına sebep oldu. Kalbimin bu kadar hızlı atmasına da biraz rahatsız olmuştum.
Eylül’ün odasına gelince yatağa oturduk ve Eylül de yanıma oturdu.
“Neva, sana bir şey demem lazım.”
Anlamaz gözlerle Eylül’e baktım. Acaba ne anlatacaktı?
“Anlat bakalım.”
“Abin dün gece bana yazdı.”
Dediğinde şaşkınlıkla ona baktım. Ne, yani abim ona mı yazmıştı? Bu abim’den beklenmedik bir hareketti.
“Ne yazdı?”
Dedim heyecanla. Abimden böyle bir şey beklemiyordum. Umarım çapkınlık yapmak için mesaj atmamıştır. Eylül gülümseyerek anlatmaya başladı.
“Hikâyede paylaştığım fotoğraf vardı ya, ona yanıt verdi.”
“Devam et,” dercesine baktım.
“‘Gülüşün, baharı kıskandıracak kadar güzel,’ yazdı. Aslında ilk okuduğumda anlayamamıştım ama sonradan anladım.”
Abimden yine beklenmedik sözler duymuştum. Umarım abim Eylül’ü kullanmazdı.
“İşte sonra sohbet etmeye başladık tabi, biraz da flörtleştik.”
Dedi ve elini kalbine koydu. Onun bu hali çok tatlıydı ve ben de ona gülümseyerek bakmaya başladım. Belki de abim Eylül’e bir şans vermeye karar vermiştir. Bilemezdik; abim bu sağda solda belli olmuyordu.
YOU ARE READING
GİZEMLİ AY IŞIĞINDA
WerewolfSevdiği adamın onu kullandığını öğrenen neva ağlamak için ormana gider ama bilmediği bir şey vardı. Ormanda gerçek aşkı ile karşılaşacağını bilmiyordu.
