Ölü Çocuğun Ninnisi

13 1 0
                                        


"Şimdi ben ölüm oldum, dünyaların yok edicisi."

Yeni Düzene Karşı Ayaklanma

Liva Turna Demirsoy

Uyandıkları halde düzene karşı ayaklanmamışlardı. Çünkü korkaklardı. Yeni düzenden rahatsız olsalar dahi karşı çıkmak için hiçbir şey yapmıyorlardı. Kendilerini bu çamurdan kurtarmaya çalışmıyorlardı bile. Birinin gelip onları kurtarmalarını bekliyorlardı. Güldüm, delirmiş gibi. Bir kurtarıcı bekliyorlarsa daha çok beklerlerdi. Kimsenin kahramanı olmayacaktım. Kahramanlar hep fedakarlık yapıyordu, yeterince fedakarlık yapmıştım ama yetememişti onlara. Herkesi, her şeyimi kaybetmiştim. Umudumu bile. Sırf onları uyandırabilmek için.

Peki ya çocuklar, diye sordu zihnimdeki ses. Onlar başka. Onlar çok başka. Masumlara zarar veremezdim. Yakacağım dünya içinde onları barındırmayacaktı. Hükümeti indirdikten sonra gücü yetip de sessiz kalanlar ve bunu sadece bencillikten yapanlar cezasını çekecekti sadece. Kahraman değilsem de kötü adamsam bile çocuklara işlemeyecekti kötülüğüm.

Onların özgürlüğünü sen aldın, dedi zihnimdeki ses. Vicdanım rolüne bürünmüştü şimdi de. Her şey bittiğinde ilk ondan kurtulacaktım. "Tüm buluşlar insanlık zararına kullanılabilir. Bundan korktuğumuz için bilimin ilerlemesini durduramayız ama. Elektrikle dünyayı aydınlatabilirsin ya da bir insanı öldürüp dünyasını karartabilirsin. Silahlar korumak için de öldürmek için de kullanılabilir. Atom bombasını bulduysa Oppenheimer, Hiroşima'ya atan o değildi ya. Atandan çok bulan mı suçlanmalı? Adil olacak mı bir gün dünya yoksa kendilerine günah keçisi seçip duracaklar mıydı?"

Her şeyimi kaybetmiştim, onlar uyansın diye. Şimdi onlar hiçbir şey yapmıyor, onları kurtarmam için son olarak kendimi de feda etmemi bekliyorlardı. Korkaklardı ve benim korkaklarla işim olmazdı. Onca hükümet karşıtı, bu iğrenç düzenin karşıtı insan boşuna mı ölmüştü? Nasıl sessiz kalabilirlerdi?

Ben prensesi kurtarmak için ejderha ile dövüşürken her şeyimi kaybetmiş bir prenssem; prenses kurtulmak için hiçbir çaba göstermiyorsa, odasında saçını tarıyorsa o prensese ne denirdi? İçinde prensesle kuleyi ateşe verecektim. Tüm ölüşlerime göz yuman prenses, kurtulmak için benim canımı hiçe saymıştı. Bencildi, suçlu değilse de bu beni ilgilendirmezdi. Ahlaki ikileme düşmemiştim. Yaşamayı hak etmeliydi insanlar. Ve aşağıdaki insanlar, yaşamayı hiç hak etmiyordu. Ölümü hak etmelerini sağlayacaktım. Kurtarılmak istemeyeni kurtarmak, kendine ihanetti. Vatan işgal altındayken sessiz kalanları kurtarmaksa vatana ihanetti.

"Şimdi ben ölüm oldum, dünyaların yok edicisi."

Elinde bir mumla çelimsiz bir kız çocuğu belirdi. Sokakta tek başına yürüyordu. Başı dikti. Mumu bir meşaleyi tutar gibi tutuyordu. Yanacaktı. Umrunda değildi. Kaç yaşındaydı? 12 mi? Belki 13. Gözlerinde elindeki mumun titrek alevinden daha parlak bir ışık vardı sanki. Benim gibiydi. İntikam istiyordu. Dünyayı yakmaya kararlıydı. Anlamıştım. Yalnız değildim. Kız çocuğu bir ninni söylemeye başladı.

Gözlerin kapandı, yıldızlar soldu,
Sözlerin suskun, sesin yok oldu,
Gece soğuk, rüyalar kırık,
Uyusun dünya, sen de uyudun artık.

Ay ışığı karardı, yolum kayboldu,
Kolların uzakta, kalbim soğudu,
Sesim yankısız, nefesim duruk,
Uyusun dünya, sende de uyudun artık.

Rüzgâr ağlar, fırtına hüzünlü,
Uykum derin, düşlerim ölümlü,
Karanlık çöktü, ışıklar kırık,
Uyusun dünya, sen de uyudun artık.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Aug 19, 2024 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

ALLI TURNA Where stories live. Discover now