1. Dalga

15 4 0
                                        

Kurgu bir yaz kurgusu olacak yani mükemmel şeyler beklemeyin.🤍

İyi okumalar dilerim.

○○○

"Her şey iyi olacak."

"Asla umudunu kaybetme."

"Hala yaşama şansın var."

"Hala çok uzun bir hayatın var Talya, tadını çıkar."

İnsanlar her zaman bu kadar umutlu mudur?

Belki birkaç ayı daha yaşayacak biri için bile mi?

Ölümün ne kadar korkutucu olduğunu ancak size bu kadar yaklaştığında anlayabilirsiniz.

Birisi bana beş yaşımdayken öleceğimi söylese, ne olursa olsun ölümden korkmadığımı, tam tersine bir an önce Tanrı'ya kavuşmak istediğimi söylerdim. Ama beş yaşımdayken.

Artık hayallerim vardı. Hiçbir zaman gerçekleşmeyecek hayallerim.

Mesela ben yazar olmak istiyordum. Ama asla olamadım. Yazdıklarımla insanların kalplerine dokunamaz, bakış açılarını etkileyemezdim.

Ya da dünyayı dolaşamazdım. Gittiğim her ülkeden bir mıknatıs alıp buzdolabına yapıştırarak insanlara gösteriş yapamayacaktım.

Ben de bir sahil kasabasına yerleşip orada ölemezdim. Hastane odasında acı çekerek ölecektim.

Çoğu insana basit gelen hayaller benim birkaç ay daha hayata tutunmamı sağladı.

Mesela üniversiteye gidemezdim. Ama her sabah erkenden kalkıp ders çalışıyordum.

Dünyayı gezemezdim ama yine de her gün farklı ülkeler hakkında araştırma yapıyordum.

Yaşlanmayacaktım ama yine de mutlu ölmeyi hayal ediyordum.

"Uyandın mı?" Bakışlarımı kapıdan kafasını uzatan anneme çevirdim. "Tıpkı diğer günler gibi." Ben mırıldanınca içeri girdi. "Biraz uyumalısın."

Alaycı bir şekilde güldüm. "Zaten öleceğim, çalışmanın bir anlamı yok. Değil mi?"

"Öyle demek istemediğimi biliyorsun..."

"Boş ver." Dedim ve yatakta kıpırdandım.

Annem ışık görmekten rahatsız olduğumu anlayınca pencereye doğru yürüdü ve perdeleri sonuna kadar açtı.

"Kapatabilir misin?" Ellerimle gözlerimi kapattım.

"Talya, bu davranışına bir son verir misin?"

Onu görmezden geldim ve tekrar "Çek onları!" diye inledim.

Perdeleri çekmek yerine gelip yanıma oturdu. Elleriyle bileklerimden tuttu. "Bu kötü durumda olan tek kişi sen değilsin."

"Ama dünyada annesi bu kadar kötü olan tek kişi benim." Sözlerime karşılık kaşlarını çattı.

"Sana karşı iyi olmaya çalışıyorum ama sen beni hep..."

"Evet, seni incitiyorum. Seni incittiğimi anlıyorum anne. Şimdi siktir git odamdan."

Bileklerimi ondan kurtarıp yorganın altına girdim. Onu görmek ve duymak istemiyordum.

Odadan çıkmasını bekledim ama dakikalar geçmesine rağmen hala odadaydı.

"Çıkacak mısın?" dedim yorganın altından. "Seninle bir şey konuşmak için gelmiştim aslında. Ama sen bana hakaret etmeyi seçtin."

MAVİStories to obsess over. Discover now