Öncelikle bu kitabı yazım dilimi geliştirmek için yazdığımı belirtmek isterim. Tavsiyeleriniz olursa yaza bilirsiniz.
Bu kurgu daha çok yazın okunacak çerezlik bir vampir kurgusu dur umarım seversinizz
Giriş
Kendimi bildim bileli yarışmaları hep çok sevmişim dir. Oradaki aksiyonlu hava herkesin tek başına yada omuz omuza beraber mücadele etmesi, kurulan arkadaşlıklar, aşklar bam başka oluyordu. En yakın arkadaşım ile orada tanışmıştık bir kayık yarışıydı. Benim kayığımın altı çürümüş ve çöküyordu. Bunu fark etiğimde ise çoktan yarış başlamıştı.
Akarsu içerisinde suya kapılıp gideceğim esnada mia elimden tutup beni kendi kayığına almıştı. Yarışı kazana bilirdi , beni orada bıraka bilirdi ama o beni kurtarmayı seçmişti.
O zamandan bu yana birlikte çok yol kat etmiştik. Kendisi yarışmaları bırakmıştı geçirdiği kaza dan sonuçlu sırt çevirmişti. Şimdilerde ufak kedi temalı kafesinde çalışıyordu.
Benim de onunla birlikte ilgilenmemi istemişti. Açıkçası kabul edecektim, lakin eski okul müdürümün küçük bir kasabada bulunan bir heykeli bulmak için yarışma düzenleyeceğini söyleyerek benimde yarışmaya başkanlık etmemi teklif edene kadar.
Yarışmadan önce yüklü bir para vereceklerini söylemişlerdi, bu sayede restoranı daha da büyüte bilirdik.
“Gitmesen mi hem ne yapacaksın oralarda tek başına.”
İki yana salladığı ellerini tuttum, yüzünden gerçekten kaygı akıyordu, benim gitmemi istemediğini sadece dile dökmüyor mimikleriyle de anlatıyordu.
Konuşmadan önce çevreye bakındım, restoranın önündeki iki kişilik yuvarlak masada karşı karşıya oturuyorduk. Gitmemem için beni ikna etmeye çalışıyordu. Bir anne olarak çok kaygılanıyordu, etrafa bakmayı bırakıp ona doğru döndüm.
“biliyorum bana zarar gelmesinden korkuyorsun ama sana söz veriyorum kendime zarar gelmesini engelleyeceğim” gözlerindeki korku yerli yerinde duruyordu. İfadesinde yumuşama vardı.
“söz ver” dedi.
Elini daha sıkı tuttum, gülümseyerek başımı salladım. “söz veriyorum kendime zarar gelmesini engelleyeceğim. Yıldız sözü” dedim. Ve o an restoranın kapısı açıldı, dehşete düştük, Konuyu tamamen unutmuştuk, sadece şok içinde kapıya bakıyorduk. Cloe sosun içerisine batmıştı.
tamamen yeşile bulanmıştı. Ellerini arkasına saklamış mavi dingin bir denizi andıran gözleri dolu doluydu. Mıa kızım bu hal ne diyerek yanına gitmek için ayaklandı, bende ondan önce yanına varıp kızı kucağıma aldım.
Annesi sinirli bir halde karşımıza dikildi. Annesinden saklanmak için kafasını boynuma gömdü. “kızma annesi oyun oynamak istemiş.” Annesine dönüp kulağına “ben onu temizlerim sen burada kal müşteriler gelmeye başlarlar.” Geri çekildim.
Sitem eden bakışlarına aldanmadım. İstemese de kabul etti.
Cimcime ile restoranın tuvaletine geldik restoranın en güzel yeri de dene bilir di, tavan disko topları kaplıydı. Duvarlarında disko topu gibi fayanslar vardı.
“seni temizleyelim bakalım ”yere indirdim. Suyu açıp bir peçete alıp ıslattım, yüzünü silmeye başladım. Gerçekten şirek gibi yeşildi.
“Sizi konuşurken duydum. Annem dedi ki Mona gidecekmiş, gerçekten gidecek misin ?” dedi.
“Evet ama seni sürekli arayacağım. Ben yokken annene bak olur mu” yanağını silmeye başladım hala o üzgün dolu dolu gözleriyle bana bakıyordu. “ama böyle yaparsan anne çok üzülür”
Omuz silkti “annem beni sevmiyor ki üzülsün”
YOU ARE READING
Mona
VampireBaşkanlık bana geri verilene kadar vazgeçmeyecektim. Hakkım olanı söke söke alırdım. Gerekirse sürünerek gider yine alırdım.Bugüne kadar kaybettiğim çok az yarış vardı, basit bir adama karşı mağlup olamazdım. Kitabımda yoktu. Ben kazanmak...
