•1•

92 10 30
                                        

Reo'nun gözünden

Bugün ne kadar çok sevdiğimi kelimelere bile sığdıramadığım okulun, daha doğrusu 12. sınıfın ilk günüydü. Sanki gece 4.30 da uyumamışım gibi sabah 7.00 daki alarm çalmaya başladı.

Önce mutfağa gidip filtre kahve makinesine filtreyi koydum, sonra 2 veya 3 kaşık kahve koydum. Biraz su da koyduktan sonra çalıştırdım ve mutfaktan ayrıldım.

Duşa girip çıktıktan sonra banyoda kendi yüzüme bakarken saçlarımı toplamaya çalışıyordum. Bu aralar saçlarım uzamıştı ve bakım gerektiriyorlardı. En azından Chigiri öyle söylüyordu. Tabiki o bizim 'bayan' ımız olduğu için ona bu konularda güveniyorum.

Üstümü giyinip saate baktığımda saat 7.45'ti. Mutfağa gidip 1 bardağın 5'te 4'üne kahve koydum ve geri kalanına da süt koydum. Sabahları ayılmak için bana kafein basmaları gerekiyordu.

Bir elimde kahve, bir elimde telefon ve telefonda büyük ihtimal 1 hafta bile geçerliliği olmayan saçma salak bir program açılıydı. Yani programa bir göz gezdirince boku yediğimi anladım.O sırada gözüm Pazartesi gününe ilişti. Bu şaka olmalıydı.
Cuma:
1Din
2Din
3Edebiyat
4Edebiyat
5Tarih
6Beden
7Beden
8Edebiyat

(8. Sınıf olduğum için lise dil sınıflarının programlarını bilmiyorum umarım hata yoktur)
Bu ne skimsonik bir programdı böyle? Pazartesi günü anamız ağlasın, Cuma günü sadece Yabancı dil görelim. Ben Pazartesi günleri resmi tatil ilan edicem bu neydi ya.

Bazı kişiler din dersinin iyi bir ders olduğunu veya kolay olduğunu savunacaktır ki, benim için bu durum tam tersi. Yani dincilerin yaptığı tek şey müslüman olmayan insanlara sallamak ve 'Peygamberimizi' övmek. (Tabi dahası da vardı ama bu gidişle linç almak istemiyorum)

Ders programına göre çantamı hazırladıktan sonra mutfakta kalan kahveyi doldurdum ve tam o sırada 'Kaslı Turuncu Portakal' aradı. Saate baktığımda saat 8.10'du. Yanıma cüzdanımı ve ev anahtarını da aldıktan sonra dışarı çıktım. Tabiki de her zamanki gibi Portakal buradaydı ve beni beklemişti.

Okul 8.40'ta başlıyor olmasına rağmen yarım saat önce çıkmıştık. Peki neden? Veya arabayla okula gidebilecek iken neden yürüyorduk?

Öncelikle okul çok yakın, Chigiri'yi de almaya gideceğiz ve okulun orada market var. Açıkçası sabah çekirdek kola yaparak dedikodu yapmak fena olmaz diye düşünüyoruz.

Kunigami bana baktı ve

"Sabahtan beri konuşmuyorsun noldu lan okulu çok mu özledin"

"Sen kendine bak sen niye konuşmadın +3"

O sırada konuşmamızı Katkı Maddeli Çilek böldü

"Bir kere de normal bir şey için atışın veya iyi bir ironiniz olsun Allah'ıma göndereceksiniz beni"

Böyle atışarak gidiyorduk ki hep köpeğin olduğu o ara sokağa geldik.

"Lan hayret ilk defa burdan köpek çıkmadı noldu acaba köpeğe bi baksak mı?"

"Sanki geçen sene karne günü köpek kovaladığı için telefonunu rögar kapağına düşürüp alıcam diye lağıma düşüren bizdik Reo"

" Ya şey Chigiri niye hatırlatıyorsun ki şimdi ne manası var canım arkadaşım? Hem herkes 2. bir şansı hak eder diyen sen değil miydin Kunigamicim?"

"Lan kes sesini 'Menekşe Karafatma Böceği' markete de yetişmemiz lazım yemek almadım para var yanımda sadece.

(Menekşe karafatma böceği 5cm boya ve 3cm ene ulaşabilen bir böcektir. Mavi,Mor, Kahverengi gibi birsürü rengi vardır ve hızlı koşabilen bir böcek türüdür. Kaynak: Evrim Ağacı)

Böcek bu (çok iç açıcı değil mi aynı Reo)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Böcek bu (çok iç açıcı değil mi aynı Reo)

°~°~°~°~°~°~°~°~°

Öncelikle ilk defa tek başıma fic yazıyorum. tamamen kafa dağıtmak için yazıyorum. Bölüm gelir mi bilmiyorum veya tamamlanır mı hiç bilmiyorum. Karakter analizleri konusunda bok gibiyim ve mangayı okumaya üşenen birisiyim. Umarım seversiniz ne denir başka. Buraya kadar saçmalıklarımı okuduğunuz için de teşekkürler

NagiReoHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin