Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
"Yanlış bir aşkın şehirine kaldım.Sevdiği ben değilim anlatamam" /Attila İlhan/ 1.Bölüm:"Ölüm ve Berdel"
Küçük bir kız çoçuğu düşünün annesi 40 günlükken babasının en yakın arkadaşı tarafından 13 kez kalbinden vurulup öldürülmüş..Küçük kız annesini hiç görmemişti o yüzden babasının ölümü kadar üzülmüyordu babası öldürüldüğü gece okul hayalleri kuran küçük kız hiç okula gidememişti o küçük kız şimdi 19 yaşına gelmişti 13 yıldır amcası bakıyordu o küçük kız işkence ediyordu her gece amcası bir gün bile küçük kıza gün yüzü göstermemişti o küçük kızın amcası...O küçük kız büyümüştü ama sadece acılarının ardına saklayan bir küçük kız çoçuğu gibiydi... "Hançer yıldız'dım ben" Hiç çoçukluk yaşamamadım ki büyüyeyim.. Bu gün günlerden cumaydı bu gün yapılacak çok iş vardı kalk kahvaltı hazırla,ortalığı topla ondan sonra çarşıya çık,gel eve yemek yap sofrayı kur sofaryı topla amcana kahve yap amcan yengen uyumayan kadar ayakta kal. Hemen hemen rutinim buydu benim 13 yıldırda aynı Her sabah saat 6 da uyanır gecenin 1 inde uyurdum Köleydim resmen bu evde hiç halim hatrım sorulmazdı bile sırf amcama bi yeğeni vardı onada sahip çıkamadı demesinler diye ağırlardı beni evine. Elimde kitap mutfakta oturuyordum yengemin gelmesiyle kitapı arkama sakladım "Amcan kızacak okuma şu kitapları"diye sessizce kızdı yengem Terapi gibi birşeydi benim için okumak her cuma çarşıya gittim mi kendime her seferinde 20tl bırakır saklayarak biriktirerek alırdım yeni bir tane "Yok yenge ben saklarım şunu şimdi bir yere"dedim elimdeki kitabı yastığın arkasına saklayarak "İyi de amcana bi kahve yapasın sonrada çarşıya çık evde hiçbir şey kalmamış" "Tamam yenge" Kahveyi çabukça yaptıktan sonra amcama kahvesini salona götürdüm "Hele bi oturasın şuraya hançer" Amcamın lafını ikiletmeden koltuğa oturdum "Abin geliyor akşama hazırlık yaparsın" "Ömer abi mi geliyor?"çok saçma bir soruydu sorduğum soru Ömer abi bu evin oğluydu neden hazırlık yapayım ki "Yok hançer yok öz öz abin geliyor ta istanbuldan" "E ama amca hani benim sizden başka kimsem yo-" "Başlama şimdi varmış demeki abinin yanında da böyle yapma yoksa olanları benden iyi biliyorsun hançer ha hele bi amcam beni dövüyor öyle yapıyor böyle yapıyor diye birşey çıksın ağzından sıçarım o ağzına" Amca baba yarısı değilmiydi? Benim amcam babamla çok zıttı hiçbir zaman anlaşamazlardı "T-tamam amca" Hızlıca salondan çıktım nasıl olabilirdi böyle bir şey hani kimsem yoktu benim Çabukça hazırlanıp beni kapının önümde bekleyen Dilan'ın yanına koştum "Çok bekletmedim dimi" "Yok yok yeni geldim bende zaten,kızım birşeyler duydum ben" "Ne duydun acaba" "Abin varmış sahipsiz değilmişsin kızım belki gelir seni korur bakar" "Abi mi?"küçük bir kahkaha çıktı ağzımdan "Gelsede gelmesedi benim için hiç bir şey değişmeyecek yıllar önce kimsem yoktu hala da yok"diye devam ettim Çok oyalanmadan eksik malzemeleri aldım ve yıldız konağına yöneldim yıldız konağı ne çok büyük ne çok küçüktü 1 avlusu 4 odası vardı Mutfağa doğru yöneldiğimde yengem oturmuş Esra Erol izliyordu "Gelmeseydin ya hançer,çabuk çabuk akşam bi sürü yemek pişirecen" Elimdeki poşetleri tezgaha koyarak konuştum "şimdi yaparım ben yenge onları" Yengem yapılacakların listesini saydıktan sonra işe koyuldum en az bi 2 saatimi alırdı bütün Mardin'e mi yapıyorum bütün bunları ne bu böyle Yazardan-Soyhan konağı Büyük bir telaş vardı Mustafa ağanın oğlu Polat geliyordu istanbuldan geliyordu yılda en fazla 2 defa gelirdi ondandı bu hazırlık Leyla hanım sevinçten yerinde duramıyordu Gülistan hanım Mustafa ağanın ikinci eşi ise evlilikten bahsedecekti Polat ağa evlenme yaşını çoktan geçmişti nişanını attıktan beri konuşulmazdı konakta bu konu ama Gülistan hanım açacaktı bı konuyu Saat 18 e varıyordu ve konağın kapısı açıldı gelen Polat ağa ve çocukluk arkadaşı Bedirhan dı Leyla hanım hemen koşup oğluna sarıldı kokusunu varlığını özlemişti oğlu Mirzanın Herkes bir bir Polat ağaya sarıldıktan sonra sofra kurulmuş yemek yeniyordu "Ee oğul ne vardır ne yoktur İstanbul'larda inşallah işler yerinde"dedi Mustafa ağa "Çok şükür herşey yolunda bav,bi kaç gündür bi kaç aksilik oldu ama hallettim"dedi Polat ağa "Baran yıldızı gördüm bugün"dedi zeynep Gülistan hanımın kızı Berfinin yemeği bığazında kalmıştı resmen duyduğu isim ile demekki baran gelip seni kaçırcam konusunda ciddiydi "Şimdi karışmıştır yıldız konağı"dedi Gülistan hanım "De yeter da başka konuşacak konu mu kalmadı da yıldız konağına geldi sıra"dedi Mustafa ağa Herkes başını eğip yemeğine devam etti "Bahar nerede?"diye sordu Polat ağa "Yukardadır oğlum koşturup durdu bütün gün uyuya kaldı"dedi Leyla hanım Polat ağa masadan kalktı ve baharın odasına doğru yöneldi Küçük Bahar rahmetli Beyza'nın kızıydı Mustafa ile Leyla'nın en büyük kızıydı bi kaza sonucu hayatını kaybetmişti kocası Mehmet ile Polat ablasına söz vermişti bahara kendi canından çok önem verecekti Polat baharın odasına girince pembe yatakta oturmuş olan baharı görmüştü Yeni uyandığı belliydi sersem di küçük Bahar "Dayım geymiş"diye koşup sarıldı küçük bahar dayısına "Dayı geldii"diye sıkıca sarıldı Polat ağa küçük bahara boğuk bir sesle "Bana ne getiydin"diye zıplamaya başladı küçük bahar "Hediyeden önce yemek anneanne bir sürü yemek yapmış önce karnımızı doyuralım sonra bakarız"dedi Polat ağa baharı kuçağına alıp aşağıya indirerek Herkes yemeğini yemiş sofra toplanmıştı yaşlılar yatağına gençler ise avluda oturmuş yusuf Ali'nin anılarını dinliyorlardı "Abiş bi şarkı patlatsanaaa"dedi Esra "İlk defa doğru konuştun be ikiz"dedi Yusuf Ali "Başka bir gün yorgunum fıstığım"dedi Polat ağa "Yaa abi hadiii"dedi Esra Polat ağa kardeşini kıramayarak herzamnakimden bir şarkı söyledi Koma demsal/baran bari "Ji derdê dinyayê Ax nayê bi zimanê Bi şev bi roj di nalê Ez girtî û hêsirê Jîyana min ax Bê te ez bûye firarî Baran barî dinya tarî Tu evîna dilê min zanî Li benda te çol û çîyan Diherike ava kanî Dem diçe devran diçe Axîna dile min naçe Xem û derdê min naçe Xêr nemayê dinyayê Bum bi hesret tu nayê Çave min benda te mayé" Bi yarım saat daha oturduktan sonra Polat ağa baharı sırtında uyutmaya çıkarmıştı Polat ağa hafifçe baharı yatağına koyup yorganını açtı "Hadi bakalım prenses saat geç oldu"dedi Polat ağa Bahar oflayarak yorganın altına girdi "Dayı"dedi bahar "Efendim dayıcım"dedi Polat ağa "Annem bana benziyoy muydu"diye sordu küçük Bahar Polat ağa cüzdanından küçük vesikalık bir fotoğraf çıkardı o küçük fotoğrafta Polat ağa ablasına sarılmış poz veriyordu "Bak annen sana burda 4 aylık hamileydi ta mardinden istanbula gelmişti bana bu haberi vermek için"dedi Polat ağa "Peki ya baybam" Polat ağa kahkaha attı "baybanla benim aram o kadar iyi değildi çok konuşmazdık" "Ben annem ve baybamı çok özledim biliyoymusun Dayı aykadaşlayımın annesi baybası var ama benim yok onlay bana annen bayban nerde diye soydumu ne diyecemi bilemiyoyum ben"dedi küçük bahar Polat ağa işaret parmağı ile pencereden gökyüzünü gösterdi "Bak annede babada orda herzaman seni izliyor gündüz oldumu güneşe bak gece olduğunda ise ay dedeye"dedi Polat ağa "Hadi bakalım çok konuştun gine uyu bakalım"dedi Polat ağa "İyi geceley dayıcım"dedi bahar Polat ağa baharın yanağından öpüp uyutu ve kendi katına yöneldi Soğuk bir duş alıp asistanı seheri aradı herşeyin yolunda gittiğini duyduktan sonra rahat bir nefes alıp yatağına yatıp uyudu Hançer yıldız Abim olan adam gelmişti yemeğimizi yemiş çayımızı içmiştik herkesin yatağını açtıktan sonra kendi odama yöneldim o adamın sesini duyunca arkamı döndüm "Hançer biraz yanlız kalıp konuşabilirmiyiz" Saat geç olmuştu ama kıramamıştım bu adam iyi birisine benziyordu Birlikte avludaki çardakta otururduk "Çok uzun tutmayacağım seni" "Sorun değil"dedim "Belki abin olduğuma hala inanmıyorsundur ama hani annem öldürüldüğünde istanbula gönderildim ben yıllarca yurtta kaldım itildim kalkıldım cesaret edip karşına çıkamadım doğru düzgün affet beni"dedi baran abim gözünden bi kaç damla yaş akıyordu "Aylar önce Mardin'e geldiğimde Mustafa ağanın kızı Berfin'e sevdalandım aramıza birlerler oldu hamile kaldı" Dondum kaldım Nasıl olabilirdi böyle bir şey Derin bir nefes aldıktan sonra devam etti "Mustafa ağanın kızını bana vereceğini sanmıyorum o yüzden kararlıyım bu akşam ne olursa olsun kaçıracağım berfini" "Sen bilmesin şimdi TÖRE diye bi kural var ya ölüm olur yada Berdel!berdel olursa ben hayatımdan olurum ölüm olursada düşmanlık daha da büyür" "Ben ölüme razıyım en azından demiş olurum hem Mustafa ağa kızına kıymaz berdel konusu açılırsada gözünü seveyim kabul et" "Ne münasebet ne diye kabul edeyim böyle birşeyi!"diye şiddetle konuştum Cebinden katlı bir fotoğraf ve bir kolye çıkartı Fotoğrafı açıp bana gösterdi "Bu fotoğraftaki annem yani annemiz gördün mü ne kadar benziyor sana" Gözlerimden sesiz ve usulca bi kaç yaş aktı "Bu kolye ise annemin kolyesi bildim bileli hiç çıkarmadığı kolye annem son nefesini verirken koparıp elime verdi sana vermem için"dedi ağlamamak için zor tutuyordu kendini belliydi "Bu kolyeyi istiyorsan berdel konusu açılırsa kabul et" "İsteme benden böyle birşey ne olursun,bak burda zaten hor görülüyorum lütfen orda o konakta neler olur düşünemiyorum bile"dedim ağlamaya başlamıştım astımım tutardı birazdan Ellerimi ellerinin üzerine aldı "Özür dilerim ama sevda işte bu karşı koyamıyorsun"dedi karşımdaki duygusuz adam "Bil ki seni hiçbir zaman affetmeyeceğim"dedim ve masanın üstündeki kolyeyi ve fotoğrafı alıp odama çıktım Yatağıma oturdum annem ve babam hayata olsaydı sevgi görseydim nasıl olurdu acaba hayatım diye düşündüm Çok güzel olurdu hançer çok Bana annemden artık sadece iki şey kalmıştı birincisi bana ördüğü bez bebek ikincisi ise o kolye Baran yıldız Bende istemezdim annem ve babamın katilinin kıza sevdalanmalı ama aşk bu kime ne zaman olacağın belli olmaz Saat 5 buçuğa varıyordu Herkes uyuduğu için sessizce konaktan çıktım Beni arka mahallede bekleyen berfinin yanına koştum Beni görme görmez koşup sarıldı "İyisinizdir inşallah kimse görmediğine eminsin dimi "dedim "İyiyim iyiyiz yani korumaların hepsi eve geçmişti ben çıktığımda" Berfinin elini tutup çabukça arabaya yöneldim Hızlıca arabayı çalıştırıp istanbula doğru sürdüm ki arkamda bir araba fark edene kadar Berfini telaşa sokmamak için söylemedim Biraz fazla gaza yüklenince Berfin beni uyardı "Baran lütfen bak kimsenizde peşimizde değil" "Peşimizde sizden birimi değilmi bilmiyorum ama arkamızda biri var" Begin arkasını dönüp bakınca "Polat abim Polat abim peşimizde onun arabası bu" "Sikeyim böyle işi" Arkamdaki araba önümde durunca ani bir gaz yapıp arabayı durdurdum "İyi misin" "Ah!değilim baran değilim"dedi Berfin elinde karnını tutarak Napacaktım şimdi ben Polat ağanın arabanın kapısını açıp beni arabadan bir hışımla çıkartıp yumruk atmasıyla kendimi yerde buldum "Lan piç ben senin bacını sikerim hayırdır sen"dedi Polat ağa karnımı yumruklayarak "Dur!dur b-Berfin iyi değil h-hastaneye yetiştirmemiz lazım"zar zor konuşup bunları söyleyebildim Yazardan Polat ağa kardeşini hastaneye yetiştirdi neyi olduğunu bilmeden Acilde bi 3 saat sonra doktor normal oday aldı berfini Polat doktordan odasına girdi ve kardeşinin neyi varmış diye sordu "Korkmayın Polat ağam bebekte kardeşinizde iyi sadece çok ani bir haraket yapmış bi kaç saat daha odada tutucaz bu kadar" Ne bebeğinden bahsediyordu bu adam diye sordu Polat ağa içinden Ayaklanıp doktorun odasından çıktıktan sonra berfinin odasına girdi "Abi"dedi Berfin "Çık odadan baran"dedi Polat ağa Baran oturduğu kotuktan kaktı ve kapıya doğru yöneldi "A-abi" "Ha Berfin yediğim boku temizleyeyim diye ayaklarıma mı kapanacaksın!" "Ama abi b-bara-" "Ne baranı Berfin!şuan kaçtığın kişi baran olmasaydı bir çözümü bulmuş hiçbir ağaya ses etmezdim bu olaydan ama çok pis birisine denk gelmişsin şimdi bi yarım saate kaçtığın adamın elini alıp gidiyorsun yıldız konağına hiçbirdaha da soyhan konağına ayağını bile atmıyorsun!" "Babamlar" "Yarın aşiret ağalarını toplayıp kararı veririzi"dedi Polat ağa ve hastaneden çıkıp soyhan konağına sürdü arabasını Konağa girdiğinde kimse berfinin yokluğunu henüz farketmemişiti kahvaltı hazırlanmış sofra kuruluyordu "Geldin mi mirzam bu saatte nereye gittin oğlum"diye sordu Leyla hanım "Bi kaç işim vardı anne babam gil nerede" "Bedirhan oğlum ile arkadaki avludalar "dedi Leyla hanım Polat ağa arkadaki avluya gidip babasına herşeyi anlattı Mustafa ağa aşiret ağalarını arayıp karar vermek için meydana eve çağırdı Herkes kahvaltı sofrasına oturunca Leyla hanım berfinin yerinin boş olduğunu fark etti "Esra kızım Berfin daha kalkmadım" "Esra artık yok!"dedi Mustafa ağa "Weyy?noldu ağam"dedi Leyla hanım "Berfin artık yok Leyla"dedi Mustafa ağa "Nasıl yok ağam?"dedi Leyla hanım "Kaçmış Leyla kızın evi artık yıldız konağı" "eşkere bû"(belliydi)dedi Gülistan hanım "Gulîstan, bêdeng bike"(Gülistan sen sus)dedi Mustafa ağa "Birşey dememişem ağam"dedi Gülistan hanım bozulmuş bir halle "Aşiret ağları toplanacak karar verilecek!Oturunuz yerinizde haberi bekleyin"dedi Mustafa ağa Herkes kahvaltısını bitirdikten sonra Mustafa ağa ve Polat ağa gittikten sonra evde Bedirhan,Yusuf Ali,Esra,Ayça,Zeynep,Gülistan hanım,Leyla hanım salonda oturmuş kararı bekliyorlardı "Anne ya bak yeter harap etme kendini babam berfine kıyar mı hiç sanmıyorum"dedi Esra "Ben konuştum babamla hatta,berdel olacakmış ne güzel polat abimle berfin evlensinde sıra bana gelse"dedi Yusuf Ali "Son söz polat abimde ama"dedi Ayça "Bedirhan abi,senin yanında konuşmadılar mı ne dedi hiç polat abim"dedi Zeynep "Polatı hepimiz birazcık tanıyorsak bacısına kıyamiyacağını iyi biliriz ,ha bide hamile olun-" "Hamileymiş bide OHA"dedi Ayça "Hiç söylemiyor bile bize gördünüz mü kızlar "dedi Zeynep "Aynen"dedi Esra ve Ayça aynı anda "Ne çoy konuşyunuz be kafam şişyi"dedi bahar "Şende ağlama aytık anneanne"diye devam etti baht Hançer yıldız Abim gerçekten de dediği şeyi yapmıştı Amcam haberi aldıktan sonra hemen meydana gittmişti Ardından abim ve berfin gelmişti arkasından Berfin abla her benimle karşılaştığında özür dileyip duruyordu Yemeği hazırlayıp sofrayı kurduktan 10 dakika sonra amcam geldi ve hep beraber sofraya oturduk "E karar neymiş kazım"dedi yengem İçimden bütün dualarımı ölüm olması için ettim Ölüm olsaydı şuan şu ikisi bu sofrada oturuyor olamazdı hançer... "Berdel Fatma berdel ne olacak başka hem hançer kızımın yaşı gelmişti evlenir yuvasını kurar"dedi amcam Başımdan kaynar sular aktı resmen Evlenme yaşımı daha bir kaç ay olmuştu 19uzuma gireli Sakın masada ağlama hançer sonunu biliyorsun sonra Kendimi tutamamıştım ve yaşlarım sessizce akmıştı "Kalk sofradan hançer delirtme beni KALK SOFRADAN HANÇER"diye bağırdı amcam Hızlıca sofradan kalktım ve odama kaçtım Ne zaman geleceksiniz anne baba gelin artık çok yoruldum... Kapının açılmasıyla beraber ayağı kalkıp göz yaşlarımı sildim "Hançer konuşablirmiyiz?"diye sordu baran abim "HEPSİ SENİN YÜZÜNDEN DÖN GELMESEYDİN BU EVE HİÇ BİRŞEY OLAMZDI ZORLA EVLENDİRİLİLMEZDİM"diye bağırdım karşımdaki abime "HANÇER söyledim ben sana bitti yeter git evlen kurtul bu evden" "Ya tamam kurtuluyor olabilirim bu evden ama daha beter bir eve gitmicekmiyim!soyhan konağından bahsediyoruz!" "Düğün yarın gelinliğin yarın kapına gelir inan annemde şuan hayatta olsaydı sana aynı şeyi derdi"dedi ve çıktı odadan Ne yapacaktım şimdi ben? Soyhan konağı Masada kimseden ses çıkmıyordu Leyla hanım sormaya korkuyordu ya ölümse? "Ee karar verildimi bav?"diye sordu Yusuf Ali "Verildi oğlum verildi yarın düğünümüz var"dedi Mustafa ağa neşeli bir şekilde Leyla hanım içinden bir oh çekti "Ayy yaşaşın"dedi bahar "Gelinyik giye biyilmiyim"diye sordu "Giyersin anneannem giyersin"dedi Leyla hanım Yemekten sonra herkes bir yere çekilmiş yarını konuşuyordu Polat ile Bedirhan öndeki avlduda sigara yakıyordu "Polat kanka kafan bu aralar karışık biliyorum ama şu Kıbrıs'taki kumarhanelerinden birinde kavga çıkmış 2 yaralı varmış"dedi Bedirhan Polat ağa sesli bir şekilde ofladı "Onca korumaya boşuna mı para veriyoruz amk ne buradakiler ne oradakiler bi boka yaramıyor"dedi Polat ağa "Sehere söylerim bi özür maili atar biter"diye devam etti Polat ağa çalan telefonunu eline aldı üzerinde Ajda ismini görünce üstüne kapatı "Biliyormu?"diye sordu Bedirhan "Cık,sakın ararsa cevap verme düğünden sonra konuşurum ben ajdayla" "Kimmiş bu evleneceğin kız tanıyormusun" "Yok be nerden tanıyayım ismini bile bilmiyorum" "Takma kafaya alışırsın,seversin gönül bu "dedi Bedirhan gülerek 1.bölüm sonu✍️ Evettt selammmm! Ben yazarınızzzzzz Bölüm nasıldıııııı? Umarım beğenmişsinizdir Ben yazarken biraz zorlandım🥲 Türkçem malesef mük değil yurt dışında yaşadığım için 2.Bölüm ile buluşmak üzere😚