Kriz
-----------
Minhonun bagırışıyla ellerin titremeye, gözlerim kararmaya başladı. "KAHRETSİN AÇ ŞU KAPIYI!" Kapıya doğru yürümeye başladım. Kilidi açmaya çalıştım, ellerim yüzünden anahtar düştü.
Eğilip alacakken daha fazla dayanamayıp kendimi yere attım. "JİSUNG? JİSUNG ŞU
S!KTİĞİMİN KAPISINI AÇ!" Tek duyduğum şey buydu...
→
Başımdaki ağrı ile uyandım. Başımda beni kurtaran koruma, onun yanında Minho vardı..
"Uyandı" Minho gözleri bana çevirdi, dizlerine kollarını koymuş eliyle oynuyordu, sinirden damarları belli oluyordu. "Anksiyetenin olduğunu neden söylemedin?!" Konuşmaya çalıştım, "M-Minh-" "KAHRETSİN! NEDEN SÖYLEMEDİN HA?! NEDEN DEMEDİN!" Ağlamaya başladım, koruma Minhoyu oturttu yerine, "niye söylemedin?" Derin nefes aldım. "Beni kaçıran bir kişiye neden sorunumu söyleyeyim?" Minho gözlerini bana çevirip kaşlarını çattı. "Ne?" Ellerimi sıktım "duyduğun gibi"
Minho ayağa kalkıp korumaya çık işareti yaptı. Koruma kapıya doğru yürümeye başladı, kapıyı açıp dışarı çıktı. Minho ellerini cebine koyup yanıma geldi.
"Bana karşı gelemezsin."
"Gelirim" dedim gergince Minho iyice sinirlendi
"Kuralları unutma güzelim sonu kötü olur 2 gün önceki gibi." Dedi sırıtarak
"Sonra sana bir şeylerimi söylememi istiyorsun." Dedim mırıldanarak.
"İstemiyorum emrediyorum." Aptal çocuk senden nefret ediyorum.
"Bu arada Jisung."
"Kolun için. Dedi. Koluma baktım.
"Ne var kolumda?" Diye sordum merakla.
"Teşekkür etmeyecek misin?" Dediği şeyle şaşkınlıkla ona döndüm.
"Sen mi sardın?"
"Hm hm" dedi sessizce
"Etmeyeceğim" dedim emin şekilde. Minho bana dönüp tek kaşını kaldırdı.
"Neden?"
"Özür dileyeceğim son kişi bile değilsin."
Minho durdu öylece suratıma baktı. Bir kaç saniye sonra çekip gitti. Çok gittim üstüne? Acaba teşekkür mü etseydim?
←→
Odamda oturmuş düşünüyorum. Neyi mi? Minhoyu. Tamam garip geliyor ama, son konuşmamızdan sonra ne konuştu ne bişi yaptı. Normalde her gün kahvaltı saatini yazardı, ama yaklaşık 2-3 gündür yazmıyor, haber vermiyor. Dayanamayıp aşağı indim. Minho bilgisayarlarda işini hallediyordu."Minho" dedim cevap bekliyerek. "Yemek istiyorsan Lia hanıma söyle verir suda aynı şekilde, canın bir şey çektiyse git mutfağa ye uğraştırma beni" dedi soğuk şekilde, "Minho ben..." Minho umursamayarak işine devam etti. Dayanamayıp yanına gittim, çenesinden tutup kendime çevirdim. "Beni dinler misin!" Minho kaşlarını çattı. "Ben.. özür dilerim. Anlıyor musun." Minho işine geri döndüğünde, bilgisayarın önüne geçtim. "Bak 3 gün önce seni terslediğim için özür dilerim tamam mı. Onca şey yaptıktan sonra affetmemi veya teşekkür etmemi bekleyemezsin!" Minho nefes aldı beni ittirip işine devam etti,"bir şey diyim mi? İyiki etmemişim. BİR MAFYADAN NE BEKLERSİN Kİ?! TEK KENDİNİ DÜŞÜNÜYORSUN!" Dedim. Minho ayağa kalkıp yanıma doğru yürümeye başladı. "ÖLSEM DE SENİ AFFETMEYECEĞİM! AP-" Yanağımdaki acı ile yere düştüm. Bana tokat atmıştı. "BİR DAHA BANA APTAL DERSEN SENİ GEBERTİRİM!" Ağlayarak yukarı çıktım.. Odama girerken merdivenlerin devamı olduğunu gördüm. Yavaşca o merdivene döndüm..
Yukarı çıkmaya başladım. En sonunda minik bir kapı gördüm. Kapıyı açıp baktığımda burasının teras olduğunu fark ettim. Hızlıca dışarı çıktım. Yukarısı olduğu için dondurucu soğuktu, fakat üstümde sadece kısa kollu vardı. Elime üfleye üfleye terasta gezmeye başladım. Bom boştu yukarda yıldızlar vardı, gülümseyip kafamı kaldırdım. Teras kapısı açıldığında oraya döndüm. O geçenki korumaydı. "Minho montu giymeni istiyor" dedi elindeki montu uzatarak geri gittim. "İstemez geri götür." Koruma nefes aldı. "Görevim bu, giymen lazım. Cezası büyük olur." Biraz daha geri gttim "istemiyorum. Söyle ona onun montuna ihtiyacım yok." Koruma yanıma gelip zorla montu giydirdi. Gülümseyip çıktı. Elimi ceplerine attığımda bir kağıt geldi elime, kağıdı elime alıp açtım. "Jisung lütfen montu giymiş ol. Notu okuyorsan üzgünüm ben... Sana vurmamalıydım. Haklısın lütfen." Göz devirip terasın en ucuna geldim. Kağıdı parçalayıp, aşağı attım. Montu çıkartıp yere attım. Vurmamalıydımmış. Her kemeri vur gel sonra... Neyse yere oturup dizlerimi kendime çektim.
Aklıma burdan atlamak geldi. Olur mu? Canım yanar mı? "Bence canım yanmaz.." dedim seslice, ayağa kalkıp aşağı baktım. O sırada kameranın çalıştığını gördüm. Minho şuan beni izliyordu. Umursmayarak ayaklarımı sarkıttım bence bir şey olmaz... Arkamdan ses yükselmesiyle oraya döndüm. Korumaydı. "Hey atlama!" Dedi yanıma koşarak, "atlamayacaktım. Ama olabilir aslında" koruma belimden tutarak beni kaldırdı. Elimi tutup küçük çocuk gibi içeri soktu. Odama getirip kapıyı kapatacakken durdurdum."ismin ne?"
Koruma duraksadı. "Changbin." Gülümseyip kafamı salladım. Kapıdan çıkıp gitti. Tekrar ve tekrar yanlız kaldım. Yatağın oraya giderken yan odadan ağlama sesleri duydum. Dur bir dakika... Minho ağlıyordu. Kafamı duvara yasladım. Ağlama sesleri şiddetlendi.. telefonumu elime alıp WhatsApp'tan Minhoya yazdım.
Jisung
Ağlama
Minho
/Özür dilerim
Kafamı yastığa gömdüm dur bir dakika Minho şuan ağlıyor.. yani beni duyamaz. Sırıtıp kapıyı yavaşça açtım. Sessiz adımlarla merdivenlere doğru yol aldım.
Merdiven hafif gıcırdadığında lanet ettim. Hızlıca dış kapıya doğru yürüdüm kapının kilidi açıktı şansım şaka mı! Kapıyı açıp, hızlıca dışarı çıktım. Koşarak bir ara sokağa geldim. Yavaş adımlarla sokağı inceliyordum. Yere bakarken birine çarptım. "Ahh özür dilerim-"
Bu kişi.. bu kişi Minhoydu. Kahretsin! Hızlıca ayağa kalkıp, geriye doğru koşmaya başladım.
"Olduğun yerde dur yoksa, öncekinden daha ağır bir ceza olacak!" Yutkunup durdum. Minho hızlı adımlarla yanıma geldi, gözlerim korkuyla ona döndüğünde sırıtıp elimi tuttu.
"Hadi eve gidelim bebeğim."
Ayyyy çok kötü olduu neyse bir şey olmaz😔🎀
ŞİMDİ OKUDUĞUN
•LOVE MAFİA•
RomanceBabası tarafından şiddet gören Jisung, okula giderken bir Mafya'nın dikkatini çeker.... Fakat sorun şu.. Dikkatini çektiği mafya dünyanın en tehlikeli mafyasıdır ve şiddet bağımlısıdır. Angst değil🥲😭 ⚠️ GERÇEK ÜYELER İLE ALAKASI YOK! SADECE İSİML...
