-1-

19 1 0
                                        

Selam ben Eda. 26 yaşındayım. Bu dünyaya gözlerimi Manisa'da açtım.
Korkunç bi trafik kazasında annemi  kaybettim. Annemi  kaybettiğimde tam olarak 10 yaşındaydım. Aradan 16  yıl gecti şuan   Manisada yaşıyorum. Cinayet Büro da müdür olarak çalışıyorum.Hayatımın en zor kısımları  gerıde kaldı dıye dusunuyorum.Artık sessiz mutlu bir şekilde hayatımı devam ettirmek tek gayem.

Yine bi gece tavana bakarak söylüyordum bunları. Şu yaşıma kadar kendimle dertleşmeyi sevmişimdir.Acılarımı, kederlerimi sevinçlerimi bu duvarlara anlatıyordum. Aslında çok fazla arkadaşımda olmamıştı benim. Okulda çok sevmezlerdi beni. Onlara göre fazla olgundum.

Bunlar aklımdan seller gibi hızlıca geçerken ağzımın kuruduğunu fark ettim. Kapıyı sessizce açtım. Aşagı inerken başımın döndüğünü hissettim. Merdivenlerin korkuluklarına tutundum ve yavaşca aşağı indim, sesime uyanmış olacak ki babamda içeri geldi. "Kızım sen yatmadın mı hala geç oldu yarın işin var git yat hadi" babam her zaman böyleydi disiplini severdi. Acayip dakik bi insandı. Her yere tam zamanında giderdi. Oysa ben onun tam aksine her yere geç kalırdım.
"Tamam babacım yatıcam şimdi sende yat bak." tamam anlamında başını salladı. Merdivenlerden yukarı çıktım. Yatağıma varmıştım. Oda garip kokuyordu. Sanki benden başka birileri kalmıştı burda.

O garip koku eşliğinde uyuyakalmışım. Uyandığımda alarmım çalıyordu. Ellerimle yüzümü kapatan sarı saçlarımı arkaya attım. Saate baktım saat 6 "Of şafak operasyonu mübarek altı üstü cinayet çözüyorum ne bu acele." mırıldanarak yataktan doğruldum. Kapıyı açtığım gibi odaya harika bir pankek kokusu  yayıldı. Gülümsedim. Hala bana kahvaltı hazırlayacak bir babam olması içimi ısıtmıştı.Banyoya doğru yürürken babam seslendi.
" Kızım sanada günaydın"  durdum. Yine gülümsedim yavaşça aşagı indim.Ocakla uğraşan babama arkasından sarıldım. Elini elime götürdü  sıkıca sıktı. "Sanada günaydın babacım seni çok seviyorumm" babamın yüzünü görmesemde şuan gülümsediğini hissedebiliyordum."Bende seni seviyorum canım kızım"

Banyoya çıkmak üzere merdivenlerden çıktım. Banyoya girdiğimde gözlerim panda gibi simsiyahtı."Of yine rimeli silmeyi unutmuşum" zaten çok makyaj yapan biri değildim.Sürdüğüm bi rimeldi. Onuda çıkartmayı unutuyordum.
Yüzümü yıkadım. Aşağı indim. Babamla kahvaltı yapmak çok güzeldi en azından tek değildim.Kazanın olduğu gün babamda o arabadaydı ve sürücü koltuğundaydı.Bizim arabamıza çarpan tır tam sürücü koltuğunun olduğu yere çarpmıştı. Babam mucize bir şekilde kurtulmuştu. Annem ise vefat etmişti. Bu yüzden Allah'a hep şükrediyordum.O bana bağışlanmış bir mucizeydi. Ona iyi bakmalıydım.
Yemek yerken çok sessizdik. Normalde böyle yemezdik biz yemekleri. Tam başımı tabağımdan kaldırıyordum ki babamın sofradan kalktığını gördüm. "Nereye baba daha tabağın bitmemiş." babam arkasını döndü."Doydum ben sana afiyet  olsun." içime bir kurt düşmüştü.
Babam normalde asla böyle yapmazdı.Düşüncelerimin altında eziliyordum resmen ya ona bir şey olduysa ben fark etmediysem?

Bu düşünceleri kafamdan koparıp atmaya çalıştım. Yukarı çıktım üstümü giyindim. Evden çıkmadan önce babamın odasının kapısına gittim. Kapı açıktı. Açık olan kapının kenarından babama baktım. Uyuyordu.İçeri girdim. Alnından öptüm onu.Sessizce dışarı çıktım ve dış kapıya doğru gittim.Dışarı attım kendimi kaçtım resmen evden.Arabaya bindim.

Trafik yoktu. Şaşırdım sonuçta turistik bir yerdi Manisa. Sanki bugün herkes mutsuzdu, şehrim bile. 45 dk sonra karakola varmıştım. Karakoldakilerinde yüzünden düşen bin parçaydı.Zor bir gün olacağı belliydi. Odama doğrı yürüdüm.
Masamın üstünde yeni dosyalar vardı. Birini aldım ve okumaya başladım. Bir kadın cinayetiydi. Beyza Altun diye bi kadın. Evinde derisi yüzülmüş bir şekile tavanda asılı bulunmus. Derisinin yüzülü olduğu yerlerde tuz kalıntıları var. "Allah belanızı versin." dosyayı masaya fırlattım.Dosyayı elime tekrar aldığımda gözüm direk medeni durumuna gitti. Kadın bekardı ve hiç evlilik yapmamıştı.Kadının annesi sorguda "Daha önce bir kere evlilik yaptı" demişti. İmam nikahı ile mi kıyılmıştı.Odanın kapısı tıklandı. Gelen Mehmetti. Benim sağ kolumdu.
"Günaydın Eda Hanım.Elinizde tuttuğunuz dosyaya yeni bi şahıs eklendi. Beyzanın kardeşi Sedat Halıcı ." of of adamın kardeşini öldürüyorlar adam karakola gelmeye bile zahmet etmiyo "Tamam  Mehmet adam karakolda mı şuan?"
"Evet Eda Hanım karakola getirildi dün akşam." gidebilirsin anlamında başımı oynattım. Hemen anladı ve kapıya yöneldi. O sırada ben derin düşünceler içindeyim. Bu nasıl bi aile arkadaş annesi gram ağlamamıştı kızının ölümüne. "Yok yok bu ailede bi haltlar var çözmek benim başıma kaldı."

Sedat Halıcı sorgulamak için çıktım odadan. Sorgu odası çok uzak değildi odama. Hemen odanın içine girdim.
Adam çok karanlık bi tipti. Dizilerde mafya ile çalışan insanlara benziyordu.Elimde duran dosyaya bakarak."Sedat Halıcı,direk konuya geçiyorum. Kardeşinle aran  nasıldı?"
Adam sırıtarak yüzüme baktı. Adama o kadar sinirlenmiştim ki elimi masaya sertçe vurdum."Beni ciddiye alsan iyi olur çünkü ben şaka yapmıyorum.Canice bi vahşetin katilini arıyorum ve bu bir oyun değil." adamın gülümsemesi durdu.Sandalyesinden doğruldu. Bana yaklaştı."Ben onun üvey kardeşiyim. Ne sevmesi. Nefret ederdik birbirimizden." kafamda yeni şüpheler oluşmuştu. Üvey olması onu dahada şüpheli hale getiriyordu."Kaç yaşından beri tanışıyorsunuz Beyza ile" adam bir of çekip arkasına yaslandı. Anlatmaya başladı."Ben aslen annemin oğluyum.Biyolojik babamı 7 yaşında kaybettim.Babamı 1 yıl kaybettikten sonra annem Beyza'nın babası yani Fatih Beyle evlendi.20 yaşımda evden ayrıldım.Şuan Murat lojistikte çalışıyorum. Murat benim eniştemin üvey oğlu."şimdilik sorguyu bitirme zamanı gelmişti. Zaten yeterince bilgi almıştım. Göz altında olması herkes ıcın hayırlıydı. En azından bu cinayet çözülene kadar göz altında olmalıydı. Hem kız kardeşini sevmiyordu hemde onun ölümünden sonra onu karakola biz getiriyorduk. Bu adamda bi işler  vardı.

Sorgu odasından çıktım. Odama hızlı adımlarla yürüyordum. Mehmet yanıma geldi. "Sorgu nasıl geçti?Ağzından bir şey alabildin mi."baya sey almıstım aslında. Bu bilgilerle bu cinayet çözülemezdi belki ama çok yol katedebilirdik." Aldım aldım gel odama anlatıyım." odama geçtim. Mehmet arkamdan elinde iki kahve ile .Koltuğa oturdum. Kafamı arkaya
yasladım.Derin düşüncelere dalmıştım.

AteşWhere stories live. Discover now