1.Bölüm

58 4 4
                                        

Merhaba...
Ben biraz kitap kurduyum😏
Biradan Fazla da olabilir.. GHJKJGFSSAAKKH
Watty'de bir çok kitap okudum. Klasik romanlar ve aksiyon içerikli romanları çok severim. Bir çok yeni yazarın kitaplarını alıp okudum. Özellikle burada bulduğum ve merak ettiklerimi de alıp okudum. Burada bir kaç deneme yaptım. Denemelerimi kaldırıp yeni bir başlangıç yapmaya karar verdim.
Karakter için aklımda görsel yok.
Bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim.
İşte başlıyoruz...

- Deniz!
Kapımın açılıp adımın bağırılması ile yastığı başıma kapattım.
- Kalk çabuk! Okula geç kaldın!
Hala kulaklarımı tırmalayan bağırışıyla oflayarak yastığı başından çektim.
- Bir rahat vermediniz! Offf! Diye sitem ettim.
- Off diyor, geliyor terlik!
Halamın son sözü ile yarı uykulu gözlerim büyüdü.
- Sakın! Bak uyandım.
Sözlerimi söyleyip tatlı olduğumu düşündüğüm  gülümseme ile halama baktım.
- Beni kandıramazsın! 10 dakika! Diye halam kolundaki saati gösterdi. 
- Ama...derken,
- Süren başladı. Dedi ve odamın kapısını kapattı. Uzaklaşan adımlarını duydum.
Hemen yaptığımdan kalkıp banyoya koştum. Günlük işlerimi halledip elimi yüzümü bol suyla yıkadım. Odama geri dönüp dar mavi kot pantolonumu, gri swetimi üzerime geçirdim. Çoraplarımı ayağıma giyip şişme montumu elime aldım. Omzuma çantamı diğer elime çizimlerimin olduğu çantamı alıp koşar adımlarla odamdan çıktım. Mutfağa girdiğinde halamı gördüm. Kahvaltı masasında çayını yudumlarken kolundaki saatine bakıyordu.
- Aferin. Yarın sabah 8 dakika vereceğim. Dedi ve sırıttı.
Bazen beni çok kızdırıyordu. Kaşlarımı çattım.
- HALA! Diye isyanla seslendim.
Dudakları sinsilikle kıvrılıp gözleri parladı. Olacakları tahmin ettiğimde kaşlarımı havaya kaldırdım. Herşey ağır çekimde oldu.
Telefonu eline alıp kulağına götürdü. Dudaklarını büzüp konuşmaya başladı.
- Ferit. Dedi ağlamaklı sesle.
Halam telefonu hoparlöre aldı.
- Yerinde kal! Diye eniştemin gür sesi ile gözlerimi devirdim.
- Hareket etmedim enişte. Diye seslendim.
- Hemen orayı terk ediyorsun. Dedi sonra aklıma gelmiş olacak ki halamdan da özür dilememi istedi.
Evden kaçar gibi çıkıp otobüs durağına yürüdüm. Bir yandan ayakkabımı diğer yandan montumu giymeye çalıştım. Bunları yaparken iki çantamın olması da eziyetti. Gelen otobüsle ilk boş yere oturup sırt çantamdan kulaklığımı çıkarttım. Müzik listemden şarkılar dinleyerek okulun yolunu tuttum.
Ben Deniz Volkan. 23 yaşında mimarlık son sınıf öğrencisiyim. Geçen hafta projemi vermiş bugün son sınavına girecektim.
Allah'ım yüzümü kara çıkarma.
Bildiğiniz inek öğrencinin tekiyim. Alttan dersim kalmadığı gibi üstten ders almış son senemin ilk yarısına kadar vermiştim. Bir çok yere cv bırakmıştım.
Kör! Kör anam bunlar! Nasıl başarılı öğrencinin cvsini görmezler. Torpil özellikle istemiyordum.
Babam Şehit Yüzbaşı Halil Volkan. Ben daha 16 yaşındayken şehit düşmüştü. Babam Şehit olmadan bir yıl önce halamla eniştem evlenmişti. Yıllarca tedavi görmüş halam otuz sekiz yaşında hamile kalmıştı. Onun hormonları ile uğraşıyorduk.
Babama gelince. O anlatılamaz. O yaşanan insandı. Bir çok dostu olduğu gibi bir çok da eğitim verdiği asker vardı. Acımı yaşamıştım. Ama asla yalnız hissetmemiştim.
Annem. O tam bir muamma. Kadın babamla yaz aşkı yaşayıp ortadan kaybolmuş sonra da kucağındaki üç aylık beni babama verip sırra kadem basmıştı.
Yine de halam beni asla yalnız bırakmamıştı. Ama babamın kızı olmaktan gurur duyuyordum. O bana hem çocukluk hem bir çok eğitim vermişti. Gözüm kapalı silah kullanıyor karşımdakini devirebiliyordum. Dört yaşımdan itibaren farklı diller öğrenmiştim. Babamla birlikte bunu yapmak keyifliydi. On yaşımda bir kaç enstrüman dersleri almıştım.
Peki neden mi mimarlık?
Bu benim hayalimdi. Ve babamın son isteği.
Hayalini yaşa, yaşat. Kızım. Gül kokulum. En önemlisi sev. Aşık ol.
Bu sözler gözlerimin önüne babamın el yazısı ile düştüğünde irkildim.
Hayalim kendi evimin mimarı olup orada yaşamaktı. Aşık olduğum kişi ile birlikte.
Otobüs okuluma yakın bir durağa yaklaştığında yerimden kalktım. Hızlı adımlarla kampüse girdim.
- Deniz! Deniz!
Tanıdık sesin adımı seslendiğini işitince bana doğru koşan Elif'i fark ettim. Elif benim çocukluk arkadaşım. Birbirimizden ayrılmayız. Ama ne yazık ki ona söyleyemediğim bir çok şeyler var.
Mesela ansızın ortadan kaybolmam gibi.
- Dur deli düşeceksin. Derken ellerim dolu olduğu için biraz yüksek sesle uyardım.
- Ver onları. Ver! Diyerek elimdeki ve sırtımdaki çantama uzandı.
- Koş! Koş! Yeni rektör okuldaymış.
- Yine mi Elif? Derken sabır çeker gibiydim. Bu kız şıp sevdiydi.
- Kız herkese seni sormuş. Yanıma gelsin demiş. Yürü!
Beni iterek okula sokmaya çalışıyordu.
Şimdi boku yemiştim.




Destek ve yorumlarınızı bekliyorum.
Lütfen yıldıza basmayı unutmayın.
Keyifli okumalar....😊😊

HAYALİM'SİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin