It's the first of the month

45 1 0
                                        

''Lütfen dikkatli olun.'

''Rea...Sakin ol. Alt tarafı erkeklerin soyunma odasına gidip Furuyalar'ın şampuanlarına turşu suyu koyacağız.''

Ela sırıtarak elindeki şişeyi salladı.

''Tüm gün turşu kokacaklar!''

Carmen gözlerini devirip başını tekrar test kitabına çevirdi. ''Ne zaman büyüyeceksiniz merak ediyorum.''

''Cevap vereyim, asla. Hadi Elif antremanları bitmeden yetişelim.''

Pembe pijamamın üstüne giydiğim siyah hırkanın önünü kapatarak Ela'nın peşinden odadan çıktım.

Saat 23.25'ti ve eğer kütüphanede yada antremanda değilseniz odanızda olmanız gereken bir saatti. Eğer en alt kattaki soyunma odasına gitmek istiyorsak kurtulmamız gereken 4 nöbetçi öğretmen vardı.

Loş ışığın olduğu koridorlarda hızlıca geçerken o iğrenç erkek grubunun turşu kokacağı düşüncesi korkumu azaltıyordu.

''Bu taraftan.''

Yangın merdivenlerine yöneldiğimizde sadece son bir kat kalmıştı.

Sonunda tamamen karanlık olan koridora yaklaştığımızda ne yaptığımızı aniden fark ederek duraksadım.

''Onlara bulaşmak istediğimize emin miyiz ?''

''Ouzou Furuya yüzünden en sevdiğim kırmızı hırkam söküldü. Umrumda bile değil.''

Soyunma odasından içeri dalıp banyolara doğru yöneldik.

''Pekala...Her zaman içeri ilk giren Ouzou oluyor. Ortadakilerden birine giriyor...''

İkinci banyonun içine daldığında bende birinci olanın içine girmiştim.

İçinde onlarca saç ürünü bulunanın.

''Ah süper. Kota Furuya'nın kabinini bulmuşsun.''

Şampuanların , kremlerin ve jölelerin hepsini koklamaya başladığında şaşkınca ona baktım.

''Ne yapıyorsun?''

Bir tanesinin içini açıp yarısını boşaltmaya başladığında elimdeki şişeyi uzattım.

''Bunlardan birisini sürekli kullanıyor. Koridorda kokusu çok kalıyor.''

''Fazla mı dikkatlisin?''

Kıkırdadığında gülümseyerek bana uzattığı şişeyi çalkaladım.

''Furuyalar'ı bitirmek istiyorum. Özellikle de Ouzou Furuya'yı.''

Hırkasının cebinden çıkardığı kağıdı açarak incelemeye başladım. Ouzou'nun isminin etrafında sevdiği şeyler, arkadaşları, uyuduğu yatağa kadar bir sürü detaylı bilgi vardı. Açıkçası biraz ürkmüştüm ama çaktırmamaya çalışarak kabinden çıktım.

''Bu kadar şeyi ne kadar sürede öğrendin?''

''Carmen düşündüğün kadar masum değil diyeyim sen anla.''

''Hadi ama Kota itiraf et o kızı güzel buluyorsun.''

Ryuuji'nin alaylı sesini duyduğumuz anda birbirimize bakmıştık.

''Siktir.''

Ela işaret parmağını dudağına götürerek susmam gerektiğini işaret etmişti. Soyunma odasının sonundaki küçük deterjan odasına doğru beni çekiştirdiğinde elimden geldiğince hızlı bir şekilde kendime gelmiştim. Gerçekten çok küçük olan kabine girdiğimizde kapıyı birazı hava alacak şekilde bırakmıştık.

''Fena değil. Güzel ama salak biraz."

Üstündeki tişörtü çıkartarak makinenin içine attığında buraya gelme olasılığını düşünerek korkmuştum.

Ancak o an başka bir odak noktam vardı.

Bembeyaz teni ve altılı kasla-

"Fena değil mi? Kardeşim o grup gerçekten harika. Kızların hepsi çok güzel.Düşmanız diye kör değiliz."

Tagi kollarını gererek Aoto'ya döndü. Cümlesini Aoto'yu sinirlendirmek istercesine devam ettirdi:

"Sarı saçlı olan şirin aslında."

Aoto başını öne eğip kaşlarını çattı.

"Her zaman son muzlu sütü alıyor."

Ryuuji alayla gülümseyip sweatini çıkardı.

"Aman yarabbi soyunuyorlar baya."

Kulağıma fısıldayan Ela'yı cimcikleyerek susmasını işaret ettim. Şortlarını çıkarmadıkları müddet harika bir manzara vardı.

Hadi ama, beni suçlamayın.

Hiçbirimiz rahibe değiliz.

"Şansına küs kardeşim. O kızlar kendilerini erkeklerden tamamen soyutlamış."

Ouzou diş fırçasını suyla yıkarken konuya dahil oldu.

"Bence korkunçlar. Kırmızı çantalı olanla teniste aynı gruptayız. Topların canını çıkarıyor."

"Pekala bu doğru ama babam geçen sene okula baya bağış yapt-"

Bu sefer Ela'nın ağzını elimle kapatıp dinlemeye devam ettim.

"Bizim sınıftaki kızlar onlardan çok daha güzel."

Kota eliyle saçlarını dağıtıp fikrini belirtti.

"Abartma."

"Neyse ne. İçlerinden birini kendime aşık etmem dakikalarımı bile almaz."

"İddiaya girelim?"

Kota ellerini lavaboya yaslayarak aynada kendine baktı.

"Elif denen kızı kendine aşık et."

Şaşkınlıkla dudaklarımı aralayıp Ela'ya döndüm.İkimiz de nefesimizi tutmuştuk.

"Karşılığına ne benim olacak?"

Aoto'nun genelde çekingen olan sesi bu sefer özgüvenli bir şekilde çıktı.

"Birinci forvet olursun."

"Anlaştık."

Fal taşına dönmüş gözlerim ve ritmi artan kalbimle sırtımı kapıya yaslamış bir şekilde kalakalmıştım.

Genelde şaşırdığını pek görmediğim arkadaşımsa ilk kez durgunlaşmış bir şekilde gözlerime bakıyordu.

Nihayet su sesi gelmeye başladığında kapıyı hafifçe aralayıp kendimizi banyonun dışına attık.Sessiz bir şekilde kapıdan uzaklaşıp sol tarafa döndüğümüzde koşmaya başlamıştık.

Merdivenlere geldiğimizde yavaşlayıp soluklandık.

"Ne düşünüyorsun?"

Ela'ya baktım ve hayatımda ilk kez kendimden emin olarak bir karar verdim.

"Zavallı çocuk,ölmüş olmayı dileyecek."

.

4eyl2025

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 04, 2025 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

on sightWhere stories live. Discover now