1. BÖLÜM – Kayıp Gemi
şarkı - Lamma Bade
keyifli okumalar =)
19 Eylül 2012
Derler ki kader kendini tekerrür ettirdiğinde kapanmayan her hesap kapanır . Alınmayan her hak sahibini Bulurmuş . Ben bunu anladığımda artık çok geçti .
Kader kendini tekrarlamış kapanmayan hesaplar kapanmaya başlamıştı . Yaşananların sonucunu da geride kalanlar ödemişti ...
Karşımda pis pis sırıtan adamdan bakışlarımı çekip karşıda yüzünü seçebilmeye çalıştığım bir kıza takıldı . Sessizce kaderine boyun eğmiş bir şekildeydi .
Benden istenende buydu .
Sorgusuz İtaat .
İtaat edip ,kabullenmemi istiyorlardı .
Asla!
Burada ne kadar varım , Kaç gün geçti , Ne kadardır uyuyordum .? Bunlardan hiçbirini hatırlayamıyordum .
Tek bildiğim geminin içinde karanlık bir odada kapalı tutulduğumdu .
Bulunduğum ortamda tek bir lamba zar zor ışık sağlıyordu .Etrafta ağır bir rutubet kokusu nefes almamı zorlarken yerlerde uçuşan toz pisliği ciğerlerimi dolduruyordu .
Sert bir sarsıntı ile oturduğum yerden kaydığımda adamlardan biri ayağa kalkarak yanımızdan ayrıldı . Ben bağlı ellerimi tekrar çözmeye çalıştığımda bileklerimi sıkan ip Ne kadar zorlarsam zorlayayım asla gevşemiyordu .
Bakışlarımı başımızda nöbette bekleyen adama kaydı . Konuşmak için ağzımı açtığımda acı bir tat damağımda kalmıştı . Sesimi olabildiğinde yüksek çıkmasına gayret gösterdim .
" Bırakın bizi . Yoksa -"
" Yoksa ne ." diyen adam alaycı bir şekilde güldü .
" Yoksa kalan ömrünüzü hapishanelerde geçirdiğinizden emin olurum ." Bu tehdidim bir işe yaramasını umdum . Aksine bana pis pis sırıtarak oturduğu tabureden ayağa kalkarak yanıma yaklaştı ben olabildiğince kendimi geri çekmeye çalışsam da o üstüme geliyordu. " Beni korkutuyorsun güzellik ." Elini yüzüme düşen saç tutamlarına değeceğini anladığımda kafamı geriye yatırdım." çek pis ellerini ! Bana bir daha dokunursan fırsatımı bulduğum anda boğazını deşerim ." Bu konuda ciddiydim burada olmaya katlanamazken birde onun bana dokunmasını hayal ettikçe kemiklerim kırılıyormuş gibi oluyordum .
Adam bakışlarını üzerimden çekmeden geriye adımlayıp ellerini birbirine vurup yalancı bir alkış gösterisi sundu . " Bak sen bizim kediciğe ... peçelerin çıktığında sana hiç tatlı olduğunu söyleyen oldu mu . ?"
" Peki sana ne kadar ne kadar piç yarması bir adam olduğunu söylediler mi .? " dedim onunla aynı ciddiyetsizlikle .
Bunu benden beklemiyor olacak ki sinirlendiğini saklayamadı . Az önce oturduğu masaya doğru yürüyüp masanın hemen üzerinde bulunan elmaya saplanmış olan bıçağı çekip eline aldığında zorla yutkundum . Korktuğumu belli etmemeye çalışarak kafamı dik tutum.
Bana doğru geldiğinde gözlerimde ondan ne kadar korktuğumu bekleyen bir emare belirtisi bekliyordu . Bunları görmeyince daha çok sinirlendi. Ucuz egosunu benim korkumla tatmin etmesine izin vermeyecektim .
Başımda hissettiğim acıyla kafam geriye yattı ." Sen bana ne dedin orospu ! Tekrar et!" elindeki bıçağı boğazıma dayadığında tam gözlerimin içine baktı . Aradığı şeyi göremeyince yüzümde peyda bir gülümseme oluştu . " Sen hiçbir şeye balta olmazsın . Kansız herif !" bağırdığım gibi yüzüne tükürmem bir oldu . Neye uğradığını anladığında da saçlarıma daha sert asılmış bıçağı her an boğazımı kesebilecekmiş gibi sertçe bastırıyordu " senin dilini koparırım .! Af dile !"
YOU ARE READING
KAN VE GÜL
RomanceGül kardeşine bakmak zorunda olan bir kızdır. Babası ile annesini trafik kazasında kaybetmiş . Ailesinden geride kalan kız kardeşiyle hayata tutunmaya çalışmışlardı . Ailesinden kalan borçlar yüzünden hayatı mahvolan gül kaderin bambaşka yüzüyle kar...
