Rüyalarım hep beni korkutmuşlardı. Gözlerimi açtığımda odamı görmek, yine orada olduğumu hatırlamak ve anlamak derin kabuslarımdan kurtarmıştı fakat bu sefer bir kabus görmüyordum, onu yaşıyordum...
11 Nisan 2019
Eve dair hatırladığım son şey annemin kapının arkasında beni dinliyor oluşuydu. Hiçbir zaman özel bir alanım olmamıştı. Sürekli izleniyor ve gözleniyordum. Bazen annemin annem olduğundan bile tereddüt ediyordum. Zihnimde anneme dair sevgi dolu bir anı, bir kesiti bulmak dünyadaki en değerli ve en gizemli taşı bulmak kadar zordu ta ki onunla tanışana dek, Andrew.
Buraya uzun bir süre önce, belki çok uzun bir süre önce ikimiz de nasıl olduğunu bilmediğimiz bir şekilde gelmiştik. Uyandığımda yanımda bir koltuk görmüştüm, emniyet kemerleri açık bir şekilde duruyordu. Dışarısı sanki bilerek görülmemesi için kapatılmıştı. Sonra onu gördüm, eline bir telsiz almış bağırıyordu. Çok korkmuştum, yanımda tanımadığım bir adam vardı ve durmadan bağırıp o zamanlar adını bilmediğimiz aracın duvarlarına vuruyordu. Uyandığımı fark edince hem umut dolu hem de acıklı gözlerle bakıp "Yaşıyorsun, yaşıyorsun, şükürler olsun!" diye bağırmaya başladı. Anlattığına göre o benden birkaç gün önce uyanmıştı. Birkaç dedim çünkü Andrew da zamanı bilmiyordu. Saat kaç, hangi yıldayız gibi soruları yanıtlamanın bu kadar zor olabileceğini aklımın ucundan hatta kıyısından bile geçirmemiştim ama evet, zamanı öğrenebileceğimiz hiçbir aygıt yoktu. Sonra, söylemesi belki de çok uçuk gelecek fakat uzay mekiğinde olduğumuzu öğrendik. Uzay mekiğinde olduğumuzu uyandıktan (kendi hesaplarıma göre) 8 ay sonra uzay mekiğinin bir odasının kapısı açılınca anladık. Kapının nasıl açıldığını, hatta orada daha önce bir kapı olduğunu bile bilmiyorduk. Kapının açıldığını ilk gören ben olmuştum. Hemen Andrew'a seslenmiştim. Gördüklerimize inanamamıştık çünkü dünya yoktu. Gördüklerimiz sadece sanki siyah bir örtünün üstüne çizilmiş yıldızlardı. Bu günlüğü de o kapının açıldığı gün yazmaya karar vermiştim, yani bugün...
Gizemli kapının açılışı aklıma başka kapılar olabileceğini getirmişti. Kapı ile ilgili olan fikrimi Andrew ile paylaştım. Biraz düşündü ve mantıklı olduğunu söyledi. "Eğer bir kapı varsa daha da fazlası vardır fakat ya kapı sandığımız şey mekiğin duvarı çıkarsa? O zaman hiç kurtulamayız, uzayda yok olup gideriz, hem de çok feci bir şekilde." Andrew söylediklerinde haksız değildi ama eğer buraya nasıl geldiğimizi anlamak ve ne yapacağımıza dair bir çıkış yolu bulmak istiyorsak belki de bu kapılar çıkış yolunun anahtarlarıydı.
YOU ARE READING
YOLCU
Science FictionGözünüzü açtığınızda uzayda olduğunuzu görseniz ne yapardınız?
