¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.
" Gerçek hikayedeki o tablo "
- Kocam bu resmi bir antikacıdan aldı, içindeki resmi atıp, çerçeveyi kullanırız diye.
Resmi çerçiveden kaldırmadan önceki gece resimdeki o adam rüyama girdi ve resmi asla atma dedi.
Rüyamdan sonra asla fotoğrafı atmaya cesaret edemedim ve evimizin baş köşesine tabloyu astım.
Bir kaç gün sonra kadın uyurken adamı rüyada tekrar gördü, bu sefer adam kadına " YAKINDA GÖRÜŞÜRÜZ" dedi.
Kadın adamı unutmadı bu olayın ürkütücü hal aldığını fark etti.
Bir din adamı ya da psikoloğa görünmesi gerektiğini düşündü.
Kocasının işden dönmesi gerektiği bir saatte sadece evde oturuyordu.
Bir süre sonra kocası içeri girip ona seslendi.
Kadın" geliyorum hayatım" diyip salona indi.
Salonda gördüğü şey dehşet vericiydi...
Yoksa görmediği şey mi demeliydim. Salonda kimse yoktu.
Kadın yine kocasına seslendi ama cevap alamadı.
(Oysaki duyduğu ses çok netdi). Kadın tam salonun ortasında durup o resme ve etrafına korku ile baktı.
Ne yapacağını düşünemiyordu bile. Korkudan hafif titremeye, terlemeye aynı zamanda üşümeye başladı.
Bu bir anksiyete atağımıydı? O delirmekten mi korkuyordu? Yoksa en kötüsü delirmemekten mi?
Yoksa bu gerçekmiydi.
Kocası gerçekten gelene kadar bir tabloya bir etrafına bakarak sadece oturdu.
Sonunda kocası içeri geldi. Kadın onu gördü adam karısının garip bakışlarını sezdi.
Kadın olanı anlattı.
Kocası da bu konu hakkında rahatsız oldu ve en doğru kararın bir psikolojik yardım olacağını düşündüler.
Kadın psikiyatriste gitti. Doktor önceden böyle bir sorun yaşayıp - yaşamadığını sordu.
Kadın olayları gerçek gibi yaşıyordu sanki böyle de anlattı.
Doktor kısa bir seans ve bir kaç sakinleştirici ile kadına korkmaması gerektiğini ve bu durumun tekrar olması halinde yine gelmesini söyledi.
Kadın eve geldi, artık uyumak bile istemiyordu çünki rüyasında adamı tekrar görmekten korkuyordu.
Tabloya bakarken kocası yanına geldi.
Ona korkmamasını söyledi.
Birden kapı çaldı.
Kocası kapıya baktı.
Kapıda kimse yoktu. Kadın fazla korkmadı ama bunu da olaya bağladı.
Bu onu daha da endişelendirdi. Kapı kendi kendine kapandı. O da ne? Kocası yok.
Yanında gördüğü bir hayalmiş, ama bir saniye hayal kapıyı açamaz ki.
Kadın hemen sokağa koştu deliriyordu bunun kurtuluşu yok gibi.
Bir saniye "canıma tak etti" dedi kadın hemen içeri girdi.
Tabloyu aldı, tabloyu dışarı çıkarıp yakmak istiyordu.
Dayanamayıp daha kapıya yakınken kibriti yaktı.
Normal olarak elleri titriyordu.
Ve olan oldu, tabloya değil , ateş kapı önüne düştü.
Ev alev almaya başladı.
Kadın heyecandan tabloyu resmen kurtardı.
Evde her şey alev aldı bir şey hariç.
O Tablo!
Baygınlık geçiren kadın gözünü hastanede açtı.
Bunlar gerçek olsada, olmasada artık geçti o resmen delirmişdi.
Bir süre sonra o hastane yatağındayken içeri yüzü beyaz maskeli bir hemşire girdi.
Bir şey demeyip kadına bir dosya verip çıktı.
Kadın dosyayı açtı sayfanın kenarında yazı vardı:
" Sonunda Görüştük".
ESTÁS LEYENDO
Tablo
TerrorBir kadının kocası eve antika bir tablo alır ( resmi atıp çerçeveyi kullanmak için). Ama kadının iddası üzerine, tabloda ki adam onun rüyasına girer ve "Resmi asla atma " der. Kadın korktuğu için resmi atmaktan vaz geçer. Hikayeyi hem gerçek haliyl...
