Radyo: "17 mayıs o gün black mesa da ne oldu kimse bir meteor düştüğüne inanmıyor, görenler var. Amerikan hükumeti nükleer bombayla bir araştırma tesisini yok ederek neyi örtbas etmek istiyordu? Başımıza gelenlerin sorumlusu kim? Tüm bu gizem ve komplo teorileri her şeyin başlangıcı olarak black mesa' yı işaret ediyor. Domine edildik, sömürüldük, kısırlaştırıldık, zihnimize hükmedildi, genetiğimizle oynandı, karşı çıkanlar katledildi boyun eğenler birer köleye dönüştürüldüler. İnsan aklının alamayacağı kadar kudretli bir güç hepimize diz çöktürdü. On binlerce yılda kurduğumuz medeniyet sadece 7 saatte yok edildi. Onlar için böcek bile değiliz. 17 mayıs, o gün black mesa da ne oldu? Olanların sorumlusu kim? Onları dünyaya black mesa mı davet etti? Tüm bunlar yaşanmadan önce Amerikan hükumeti neyi örtbas etmeye çalışıyordu? Neden black mesa' yı NEWMEXİCO çölünün dibine gömdüler? Bunların tamamı insan oğlu için birer gizem olarak mı kalacak?"
Black mesa; 50 li yıllarda soğuk savaş döneminde NEWMEXİCO çölünde inşa edilen dünyanın en büyük gizli araştırma tesisi. Neredeyse ortalama bir şehir büyüklüğünde olan bu tesis çölün ortasında kendisine enerji sağlaması için Hidro elektrik santral barajı ve nükleer reaktör barındırır. Roket fırlatma rampaları, bir metro ağı hatta kendine ait bir gazetesi bile bulunmaktadır. Hem çalışanları hem de aileleri için çokça sosyal tesiste bulunmaktadır. Bu noktada black mesayı sadece bir araştırma tesisi olarak adlandırmak yanlış olabilir. Black mesa dış dünyadan bağımsız her şeyde kendi kendine yetebilen bir süper kompleks olarak tanımlanabilir. Tesis gizli bir yapılanma olduğu için içerde bulunanların dışarı çıkmaları yasaktır, bu nedenle black mesa sadece bilimsel araştırmaları değil içinde barındırdığı insanların hayat ve sosyalleşme standartlarını da gözetme görevini sırtlamıştır. Tesisteki çalışanlar Bilim insanları ve Güvenlik sorumluları olarak 2 ana gruba ayrılmakla birlikte idari personel tesis personeli ve sosyal alanlarda da çalışanların ailelerini de barındırmaktadır. Wallace breen tarafından yönetilen black mesa ayrıca Harverd mezunu ünlü profesör Eli vance ve Quantum fiziğinde "sonraki seviye" adındaki makaleyle bilim otoriteleri tarafından saygı görmüş, "bir saniyede buradan oraya kitabının yazarı Isaac kleiner' ı da bünyesinde bulundurur. Arne Magnusson da yine black mesa' nın önde gelen bilim adamlarından biridir. Hatta ilerleyen yıllarda insan oğlunun kaderine yön verecek olan komutan Barney Calhoun da 2000 lerin başında tesiste güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladı.
Video kaydı: "Ah! Merhabalar. Benim adım doktor Eric Sigurssdon silah ve malzeme araştırma başkanıyım, burada black mesa araştırma merkezinde. Burada bu mesleğe yıllarını vermiş alanında uzman kişiler her daim özel donanımlar tasarlar, geliştirir ve üretirler. Ama bu sadece benim işim değil, bakalım işini severek yapan çalışma arkadaşlarımız ne diyecek ve sözü komutana bırakıyorum."
Komutan: "Ah teşekkürler doktor. Bir tehdidi aşırı güçle ortadan kaldırmaya sağlayan kuvvet projeksiyonunu sizlere tanıtmaktan mutluluk duyuyorum. Bahsettiğim şey "XVL1456" haha bu o teşekkürler black mesa."
"Araştırmalarımızın işe yarar olması için test edilebilirliği önemlidir. Neyse ki black mesa atış testlerimiz için kullanabileceğimiz bir sürü hizmet dışı alana sahip. Dış mekan depolama alanlarından sıcaklık kontrolüne sahip iç mekanlara kadar hemen hemen her yerde testler sağlayabiliyoruz. Black mesa da geleceği insanlara teslim ediyoruz." (BOZUK SES: "KAPATIN MAKİNEYİ DURDURUN, HAYIIR")
Black mesa her türlü disiplinin araştırılması için uygulamalı bilimler geliştirmektedir. Amerikan hükumeti tarafından fonlanan tesis; yüksek teknoloji silah üretimi ve savunma sanayi için kayda değer çalışmalar yapmaktadır. Fakat black mesa' nın çölün ortasında insanlıktan izole tutuluşunun sebebi bu değildi. Tesisin kuruluşundan bu yana en büyük amacı konumlar veya boyutlar arası madde aktarımını sağlamaktı ve uzun yıllar süren araştırmalar sonucu bunu başardılar. Henüz insan oğlu olarak bilmeye ve tecrübe etmeye hazır olmadığımız bir teknoloji geliştirmişlerdi. Boyutlar arası madde aktarımı, yani halk tabiri ile ışınlanma teknolojisi. İcatları her ne kadar pratikte çalışıyor olsa da akıl almaz bir enerji harcadığı için dünya kaynaklarının kaldıramayacağı yüksek bir maliyete sahipti. Ama bu enerjinin maliyetini düşürebilirlerse insanlığın otomobil, uçak, gemi gibi ilkel araçlara ihtiyacı kalmayacak ve hem zamandan hem de enerjiden tasarruf ederek istedikleri zaman istedikleri yerde olabileceklerdi. Kainatın büyüklüğü nedeniyle yapılması imkansız uzay yolculukları için roketlere bile ihtiyaç duymayacaklardı. Evrenin astronomik boyutu insan oğlu için adımlık mesafe olacaktı. Evrenin en değerli kaynaklarını gezegenimize getirmek kolaylaşacak ve insan oğlu kardeş ev cetvelinde 1. seviye medeniyet olma yolunda bir adım atmış olacaklardı. Black mesa' nın önündeki tek engel icat ettikleri teknolojinin maliyetini düşürmekti. Isaac kleiner' in öncülüğünü yaptığı boyutlar arası portal teknolojisi her seferinde negatif kütleye sahip egzotik maddelere ihtiyaç duyuyordu. Tesiste yapılan araştırmalar sonucu bu maddeyi sentezlemeyi başarsalar da bu sentezlemeyi yaptıkları makineler muazzam güç kaynakları gerektiriyordu. İnanılmaz enerji tüketimine ve dolayısıyla çok yüksek maliyetlere sebebiyet veriyordu. Black mesa boyutlar arası seyahat teknolojisi için ihtiyaç duyulan egzotik maddelerin dünyamızda zar zor sentezlenebilicek durumda olduğunu ve artık bu şekilde projelerinde devam edemeyecek olduklarını anladıklarında farklı bir yol denediler. İcat ettikleri ışınlanma teknolojisini evrenin dört bir yanında bu maddeyi aramak için kullanmaya karar verdiler. Evrenin dört bir yanını aradılar, gözlemlenebilir evrenin dışına çıktılar ve farkında olmadan en büyük ikinci keşiflerini yaptılar. Bu yakıt arayışlarında yanlışlıkla yaşadığımız evrenin dışına çıktılar ve sınır dünyası keşfettiler. XEN ismini verdikleri bu sınır dünyası nebular boşluğun yıldız tozları içinde yer alan asteroit benzeri gök adalarının ve üzerinde yaşayan canlıların bulunduğu bir gök cisimleri kümesiydi. Oksijen ve suyun bulunduğu XEN zengin bir eko sisteme sahipti ve üzerinde sayısız canlı barındırıyordu ve tabii ki bilim adamlarının yıllardır aradığı egzotik maddeyi barındıran Xenium ismi verilen yeni bir elementi. Egzotik maddenin doğal kaynağı olan bu kristaller XEN de öylesine çoktu ki sanki egzotik madde tüm evrene buradan yayılmış gibiydi. Artık teleportasyonlar çok daha basit ve ekonomik bir hale gelecekti.
YOU ARE READING
HALF-LİFE
Science FictionGizli bir araştırma tesisindeki deneylerin yanlış gitmesi sonucu dünyanın yok oluşu.
