Anne?

51 3 2
                                        

Multimedyaaa *-*

Merhaba arkadaşlar bu kitabı iki arkadaş birlikte yazıyoruz. Beğeneceğinizi umarak yazmaya başlıyorum...

1. Bölüm

Doruktan

"Anne? Sen mi geldin?" Oda karanlıktı. Annem gelmişdi dimi? Anne... "Yardım edin! Anneme zarar verecekler. Lütfen, yardım edin!"

Kimse gelmiyordu. Kimse duymuyor mu beni, annemi? Annemin çığlıkları... Tam ona yardım etmeye giderken bir anda toz bulutu gibi uçup gidiyordu sonra tekrar beliriyordu. Beyaz kıyafetiyle... O altın sarısı saçlarını savuruyordu. Sonra onlar geliyordu. Siyah giyinimli adamlar. Annemin kollarını tutup, karnına tekme atıyorlardı. Bir tekme, iki tekme derken annemin karnından kanlar akmaya yer kan olmaya başlıyordu. Nil, doğmamış -doğamamış- küçük kardeşim...

Aslında o benim için ölmedi. Hala yaşıyor. Ben onu yaşatıyorum. Altın sarı saçları var. Aynı annemin saçlarına benziyor. Beyaz bir elbisesi var... Ben onu böyle hayal ederken elbisesi kana bulanıyor. Annemin çığlıkları başlıyor ve tecavüz... 7 harf benim 7 yılıma mal oluyor ve 7 yılımı benden çalıyor. Bir dahaki sene üniversite sınavı var. Geleceğimde çalınıyor benden.

Aslında bu yıl haricindeki bütün yılşarda hastanenin getırttiği hocalardan ders gördüm. Ben diğerlerine göre akli dengem daha iyi olduğu için bu ayrıcalık verildi. Aslında buradan çıkabilecek kadar akli dengem yerimde ama kabul eden yok...

Elimi duvara vurdum. Her gece bu rüyayı görüyordum. O kadar işlenmişti ki beynime her saniyesini hatırlıyorum ifademi de hiç atlamadan her ayrıntısına kadar verdim ama yok. Bulamadılar. Onlar hala dışarıda geziyor. Bende bu karanlık oda da yaşamıma devam etmeye çalışıyorum. Çünkü iyiler kazanmaz, iyiler hep kaybeder.

Zincirli elimi bir kez daha duvara vurdum. Artık kanamaya başlamıştı. Canım umurumda değildi. Yada acı... Ancak hiç intihar girişiminde bulunmamıştım. Annem hep söylerdi, intihar kaybetmektir derdi. Bende onun için bu hayata devam etmeye çalışıyordum. Buna hayat denilebilirse.

Ayşe Hanım kapıyı açıp içeri girdi. Çok şeker bir insan. Aslında hastanedekiler ona Ayşe Anne der. Ancak benim bu hayatta sadece bir tane annem var. Oda adı gibi melek...

"Bugün nasılsın" dedi yanıma oturup. "Ne kadar iyi olabilirim? 7 yıldır ben iyi olamadım" dedim uzattığı kaseyi elime alırken. "Yine zayıflamışsın" dedi dediklerimi umursamadan. Bir şey söylemedim. Karşı durmak istemedim. Düşünüyordu burada o beni gerçekten düşünüyordu.

"Aslında buraya başka bir şey için geldim. Sana ziyaretçi gelecek." dedi. Aslında kim olduğu kesindi babam gelip, brni düşünür gibi yapıp gidecekti. "Gelmesini istemiyorum! O adamı görmem istemiyorum!" dedim hızla ayağı kalkarak. Gözlerim çu an herhalde ateş saçıyordu.

"Sakin ol oğlum. Babanın geleceğini kim söyledi?" dedi. Şaşırmıştım, babamdan başka kimse gelmezdi buraya. "Kim gelecek? Benim başka yakınım yok biliyorsun." dedim. "Bu da sana sürpriz olsun. Hadi sen yemeğini ye. Benim diğerlerine bakmam lazım." diyerek hızlıca çıktı.

Kimdi ki? Benim ziyaretime kimse gelmezdi. Babamı pek seven yoktu. En azından gelipte oğluna gelecek kadar. Yakın arkadaşları ya yararlanmak için onla arkadaş olurlar ya da iş anlaşmalarından dolayı yalakalık yaparlardı. Galiba ikisi de yararlanma oluyor.

Ben böyle oturup kara kara düşünürken Ali Amca bağırdı

EVLAT ZİYARETÇİN GELDİ!

BÖLÜM SONU

Daha çok yeniyiz biliyorum. Ama yine de oylayıp nasıl yazdığımı söyler misiniz? Gerçekten bizim için çok önemli bu kitap için çok düşündük ve tamamen emek söz konusu. O değerli oyların, değerleri yorumlarınızı lütfen esirgemeyin. Sağlıcakla kalın.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jun 26, 2015 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

FARKLIWhere stories live. Discover now