Bölüm 1- Acı Gerçekler

40 4 8
                                        

Ben Alev nefretle ve acıyla doğan o çocuk benim. Annemin doğduğum günden beri  benden nefret ediyordu ayrıca şiddet de uyguluyorlardı. Annemin bile iğrenip kesemediği diz kapaklarıma kadar uzanan dağınık saçlarımla bir başıma 12 yaşında bıraktı beni, bana bir kez bile kızım demeyen kadına "Anne!" diye ağlamıştım ben. Bu yerler bana yabancıydı ama ev benim için çok daha yabancıydı. 

bir kıyafet valizim bile yokken o kapıdan bir tek ben geçmiştim. Bir hizmetçi gelip beni yatağıma götürdü, sadece özel günler yıkandığım için çok pis kokuyordum.

 "hizmetçi abla banyo var mı buralarda."

"tabi ki var kızım, odadan çıkıp sola dön oradan yukarı çık sonra karşında tuvaleti görürsün yanında da banyolar var sen pembe simgeli olanlara girebilirsin." kızım kelimesi çok yabancıydı benim için...

"tamam abla." sonra banyoya giderken 4 tane kız kesti önümü benim uzun saçlarımı kıskandılar, kızlar aralarında bu yeni kız mı falan dediler

"melek sence bu kız mı emin misin?" dedi ki, sanırım kızıl saçlı yargıcı bakan ve yüzü tam makyajlı olan kızdı.

"evet, kolyemi kesin bu kız çaldı." NE! ben asla öyle bir şey yapmam ama seni bilmem dememek için kendimi zor tuttum!

"melek bence de kız bir şey yapmamış gibi baksana paçavra" dedi kız, onun çok saf bir güzelliği vardı siyah saçları yeşil gözleri vardı ve diğerlerine göre çok daha güzel bir sesi de vardı

"Sen sesini kes Naz!" muhtemelen melek onu kıskanıyordu ki bunu söylüyordu. ve bir anda saçımı çekiştiren melek saçlarımı sırtıma kadar kesmişti, Annemin bile kesemediği saçlarımı nefret dolu kız kesiyordu nerede adalet!

Kız önce saçımı kesti sonra da saçımı çekiyor resmen sorunlu bu kız! , saçımla ne sorunu var acaba ne yaptı sana saçlarım! YEMİN EDERİM SAÇIMLA CEBELLEŞİYOR CADI!

tam o anda kurtarıcı meleğim geldi benim yaşlarımda gibi görünen erkek çocuk "mutlu gitti şimdi de onunla mı eğleniyorsun!" kurtarıcı meleğim geldi ama bana onun dedi! herkes mi deli olur bana Allah'ım bela okumamak için muhafaza ediyorum kendimi, resmen burada hayat mücadelesi veriyorum ya!! kurtarıcı meleğim kızları kovaladı ama beni salmayacak gibi geliyor.

saçlarımın dipleri çektiği için çok acımıştı bu yüzden çocuğu beni ağlarken görmesini istemediğim için bacaklarımı kendime çektim kollarımı kendime sardım ve kafamı kollarımın arasındaki boşluğa gömdüm.

kafamı kaldırdığımda çocuk bana eli uzatıyordu. Bende tek kalmamak için elini tutum çünkü ilk günden arkadaş iyi değil mi? 

" ismin ne? yaşın kaç? yurda nasıl geldin? Mutlu kim?" bu soruyu sordum çünkü ben çok meraklı biriyim. İsmini hala söylemeyen çocuk son sorudan sonra o gülen yüzünü yerlerde idi.

"tamam, tamam, ismim Yavuz , yaşım 14 muhtemelen senden büyüğüm" 

"vay be! ne havalı bir isim öyle üf üff yakıyor" hayır bunu sesli söylemiş olamam değil mi!? ama gerçekten gülmesi bile beni bayıltacak kadar güzel, en azından bu demedim

"aslında sana bakınca Mutluyu görüyorum" ne yani bana aşık olmak varken Mutluda kimmiş 

"Mutlu 2,5 yıl önce çok yakın arkadaşımdı aynı senin gibi çok uzun saçlıydı gerçi kızlar saçını kesti ama hala güzelsin... yüzü de çok benziyordu sana ama ne yazık ki 2,5 yıl önce bir cinayete kurban gitti polisler bu olayın ardında durdu, davayı ve soruşturmayı durdurdular ve cinayet değil intihar dediler ama o kadar kanıt varken intihar olamaz" Hayır mutlu olayı geçtim bana hala güzelsin dedi o cümlesinde ölüp dirildim.

Bir Daha Asla!Where stories live. Discover now