"Yakın arkadaş"

28 5 3
                                        

Koyduğum şarkıları dinlerseniz daha iyi odaklanırsınız:)

Karanlık bir dünya,
Sadece ben ve annem
Annem dünyama renk katan tek kişiydi.
Ama dünyam nedensiz karalmaya başlıyordu
Belki bir nedeni vardır dedim

Ben Mısra 12. sınıf Güzel Sanatlar öğrencisiyim. Derslerim her zaman kötüydü. Çocukluğumdan beri tek yapabildiğim resim ve müzik. Hayatım, hayat denilmeyecek kadar berbattı. Ve olan herşeye rağmen ayaktaydım. Paramparçayım ama halâ ayaktayım..

Babam hiçbir zaman okumamı istemedi, hep annem destek çıkardı bana. Annem ne kadar benim yüzümden dayak yesede hala okumam için herşeyi yapar..

Yine okuldaydım 12 olduğum için sadece belirli günler gidiyordum. Bugün de desen vardı full, hala ders görmüyorduk ama hocamız üniverste yetenek sınavlarında çıkacak olan 6 kişilik canlı portreler çizdiriyordu.

Gittiğimde sınıf doluydu sadece desen veya iki boyutlu sanat derslerinde bu kadar dolu oluyordu. Hoca yine küçük sınıflardan birkaç kişi getirdi, ellerinde enstrümanlarla bir şeyler çalıyormuş gibi sabit durdular. Öğrenci oldukları için biz de fotoğraflarını çekince geri gittiler.

6 ders boyunca çizim yaptık sonrasında ders matematikti, çıkmak ile çıkmamak arasında kalmıştım. Çıkmaya karar verdim.

Eve gitmeye üşendiğim için annemi aramıştım.

Annem Evrin...
Çekmediği şey kalmamıştı. Annem teakwondo öğretmeniydi..O benim sayemde, ben onun sayesinde ayakta duruyorduk. Birbirimizin herşeyini bilirdik.

Annem geldiğinde arabanın ön koltuğu boştu, bende oraya geçtim.
"Anne?" Dedim sorgularcasına. Baran abi... Annemin 2 yıllık tanıştığı bir adamdı, evlilerdi.

Kötü düşünmüyordum çünkü onun da sevilmeye ve ilgi ihtiyacı vardı. 5 yıldır sadece birbirimiz vardık.

Anlamış olacak ki "İşte, bugün geç gelecek." Dedi. Sesi burkuk geliyordu, kaşlarımı çatarak sorgularcasına baktım.
"Sorun yok değil mi?" Dedim. Annemi tanıyordum ne zaman bir şeye endişe duysa, şüphelense burkuk çıkardı sesi..
Nefesini dışarı verdi bıkmışcasına,
"Eve gidince anlatırım.." dedi tebessümle. Sustum daha fazla diretmedim.

Yol boyu tık çıkmamıştı ikimizden de. Eve geldiğimizde güneş batıyordu. Bu durumu değerlendirmek amacıyla annemle terasa çıktık. Annem çok kafa dengimdi. Neredeyse herşeyimi bilirdi. Kaç arkadaşımdan kazık yediğim sayısızca olduğundan, sadece anneme güvenir olmuştum şu hayatta. Annemle terasta yere döşek serip bir kaç abur cubur ve pizza aldıktan sonra oturmuştuk.
"Ee annem hadi anlatt bakim." Dedim merakla.
"Mısra." Dedi ciddileşerek bende kafamı kaldırarak yüzüne baktım. 'Dinliyorum' dercesine.

"Ben Baran'a güvenmek istiyorum." Dedi gözleri dolarak. İstemsizce benimde dolmuştu gözlerim.
"Çalışıyorum ama olmuyor. İşten geç gelse, arkadaşlarıyla çıksa hep şüphe içindeyim. Sürekli bu konuda tartışıyoruz. Tamam Baran anlayışlı ama benin için çok zor Mısra, aşamıyorum Erkan'ın yaptıklarını."
Anneme tekrar sarıldım, sırtını sıvazladım, annemin göz yaşlarını silerken konuşmaya başladım.
"Hayatım, yavaş yavaş aşacağız bunları. Hem Baran abi de seni anlayışla karşılar herşeyi biliyor sonuçta. Senin ne kadar zor dönemlerden geçtiğini en çok o bilmiyor mu? Olucak tabiki böyle şeyler. Erkan gibi şerefsizler çok bebeğim, birlikte aşacağız ve çok mutlu olacağız tamam mı?" Annem kafasını onaylar şeklinde salladı sonra beraber sebepsiz güldük.

Biraz sohbetten sonra annemin morali yerine gelmişti. Gülüp eğlendikten sonra film izlemiştik. Saat 1 e yakın Baran abi gelmişti. Sonra da ben odama inmiştim.
...
Uyandığımda saat 4.35'ti. Kalkıp hazırlandım. Kahvaltı yapmadan çıktım. Kaykay ile spor salonuna gittim.

SAYISIZ GECELERTempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang