HELÜÜÜÜÜ AŞKLARIMMM. Küçük yazarınız geldiğğğğ!
Beni tanıyanlar bilir bilmeyenler içinde hızlı bir özet geçeyim. Kitaplarımda önceki kitaplarımda geçen insanları yazmayı çok severim ve bu kitapta öyle. Deathgoddes kitabından Diedrich ve 317 Gün kitabından Lyx bu kitabın ana karakterleri olacaklar. Onların hayatları ve yaşadıklarını/yaşayacaklarını hep birlikte göreceğiz. Bu arada Diedrich'e olan aşkımı bilenler bilmeyenlere anlatsın afldhlfha. Neyseee hadi bakalım başlıyoruzzz.
Başlangıç tarihlerinizi alayımm benim ki:23.08.2025
Yazım yanlışları varsa affola.
İyi okumalar...
☯
Diedrich-
Benim hayatım her zaman zor ve iğrenç olmuştu ancak ilk defa bu denli zor ve iğrenç oluyordu. Yıllardır bu işin içindeydim ve bu kadar zorlandığımı hiç hatırlamıyordum. Tamam sanırım en baştan başlamalıyım, ben Diedrich 23 yaşında annesi Alman babası Türk asıllı bir adamım. Yıllarımı Almanya da çalışarak geçirmiştim. İş derken önceden küçük bir restoranda çalışıyordum ancak sonra bir gün yolda bir kadına tecavüz edildiğini görmüş ve o adamı öldüresiye dövdükten sonra kendimi bir anda restorandan kovulmuş bir katil olarak bulmuştum. Aslında en başında seri katil değildim ancak sonrasında salak bir arkadaşım sayesinde kendimi Almanya'nın en büyük mafyalarından birinin tetikçisi olarak bulmuştum. Onlar için bir kaç yıl çalıştıktan sonra kendimi durduramamış o mafyadan ayrılmış olsam bile onların siparişlerini almış ve Almanya'nın korkulu rüyası Death olmuştum. Bütün Almanya bu ismi tanır ve bu isimden oldukça korkardı ve inanın bana bu benim çok hoşuma gidiyordu.
Almanya'nın bir numaralı düşmanıydım ve bir çok mafyanın da öyleydim. Her neyse gerçek hayata dönecek olursak şuan kaçıyordum. Bildiğiniz topukları götüme vura vura koşuyordum. İnanın bana işimin en sevdiğim kısmı salak gibi kaçma kısmıydı. İstese de beni kimse bulamazdı bunun verdiği rahatlık yüzünden elimi kolumu sallayarak geziyordum. Kimse beni bulamazdı çünkü maskem, görünüşüm ve hatta sesim bile farklıydı ayrıca tam olarak kendim gibi olsam da bana dokunamazlardı çünkü çalıştığım mafya öyle büyük bir mafya karteliydi ki. Alman polisler onlarla uğraşmak istemiyorlardı sırf bu yüzden ekstra koruma altındaydım. Aslında buna ihtiyacım yoktu ancak bu korumanın verdiği rahatlık yüzünden insanlar benden daha çok korkuyorlardı. Açıkçası bende ülkemde elini kolunu rahatça sallayan bir katil olsa korkardım.
Koşmaktan artık bacaklarım ağrıyordu ancak bu ağrı bana daha çok güç veriyordu. Sonunda ulaşmak istediğim yere yani gizli mekanıma gelmiştim. Burası mafyanın benim için tuttuğu bir yerdi oldukça gizli ve güzel bir evdi. Eve girdiğim anda hızla başımdaki şapkayı ve yüzümde ki maskeyi yere fırlattım. Bugün de iğrenç bir kaç adam öldürmüştüm bu hem iyi hem de can sıkıcıydı çünkü mafyanın lideri bazen kendi düşmanlarını bana öldürtmek için onlara suç atabiliyordu. Ben canım kimi isterse onu öldürüyordum elbette kadınlar ve çocuklar hariç, erkekler ise tamamen canımın isteğine göre ölüyorlardı bazıları gerçekten suçluydu, bazıları suçlunun yardımcısıydı ve bazıları da suçsuzdu benim için çok fazla önemi yoktu ancak suçsuz olanlara acımam vardı. Suçlu olanlara ise gerçek yüzümü gösteriyordum ve Death'ın gerçek yüzünü görmek ölüm demektir.
☯
Eve gelip duş almış ve biraz dinlenmiştim sonrasında ise telefonum çalmış ve mafyanın beni mekanda beklediğini söylemişlerdi. Normalde olsa korkardım ancak şuan korku duygusunu hiçbir şekilde hissetmiyordum çünkü onların bana isteseler de bir şey yapamayacaklarını biliyordum. Evden çıkıp motoruma bindim ve hızla bara doğru sürdüm. Bar'ın oraya geldiğimde hızla motorumdan indim ve bara girdim. Benim bad boy tam karşımda oturuyordu arkasında siyah takım elbiseli adamları vardı bu manzarayı görmeye oldukça alışmıştım. Dieter beni gördüğü anda dudaklarında piç bir gülümseme oluştu ve sırıtarak "Mein kleiner deutscher Killer(Benim küçük Alman katilim)" dediğinde derin bir nefes aldım bu adamın bana karşı olan ilgisi asla bitmeyecekti. "Was willst du?(ne istiyorsun?)" dediğimde kıkırdadı ve kırık Türkçesi ile "seni babanın yanına Türkiye'ye Ich werde (göndereceğim)" dediğinde kaşlarım havalandı. "Ne alaka Dieter?" dediğimde oturduğu koltuktan kalktı ve bana doğru adımladı tam karşımda durdu ve beni süzdü.
"Seni göndermekten nefret ediyorum Diedrich ancak burası yavaş yavaş çöküyor sen Türkiye'ye dönmelisin" dedi yarı Almanca ve yarı Türkçe. Evet bu aralar sorunlar olduğunun farkındaydım ancak beni Türkiye'ye göndereceklerini hiç düşünmemiştim. "Ben tek mi gideceğim ya kartel ona ne olacak?" dediğimde gülümsedi "her zaman sadık bir adamdın ilk buraya geldiğin zamanları hatırladım şuan" dedi ve yine güldü ardından bana arkasını döndü ve boğazını temizleyerek "gideceksin diedrich ve sonrasında bizde geleceğiz sen bunları düşünme sadece git" dedi ve başka bir şey söylemeden hızla uzaklaştı. Bir mafya liderine göre fazla duygusal olduğunu her zaman biliyordum ancak şuan olan şeyler beni de şaşırtıyordu. Son kez bara baktım ve bardan çıkıp hızla evime gittim. Dieter git diyorsa gidecektim çünkü o sonunda ölüm yoksa asla bana git demezdi bu yolun sonu ölümdü o yüzden gitmeliydim. Bütün eşyalarımı topladım ve hızla bir bilet aldım ardından hızla bir taksi tutup havaalanına gittim. Uçağım gece yarısıydı.
Uçuş saatim gelene kadar burada yaşadığım şeyleri düşünmüştüm ve sonrasında uçağa bindim. İçimde garip bir his vardı uçak kalkmadan önce telefonuma bir bildirim geldi elbette dieter atmıştı. Mesajda "Türkiye'de death olmaya devam et bay D" yazıyordu hafifçe sırıttım salak herif batarken bile bana yeni bir isim bulmuştu. Uçuş 2.30-3 saat sürmüştü ve en sonunda inmiştik. Bavulumu aldıktan sonra havaalanında kalakalmıştım. Tamam gelmiştim ama ben burada ne yapacaktım ki? Baba'mın nerede olduğunu bilmiyordum. Başımı öne eğmiş yürürken birinin göğsüne çarptım ve hızla başımı kaldırıp kime çarptığıma baktım. Kumral saçlı hafif esmer tenli bir adama çarpmıştım "kusura bakmayın" dedim hızla o da gülümseyerek "sorun değil sanırım senin de gidecek kimsen yok benimde öyle ben emre bu arada Emre Karaaslan" dediğinde hafifçe gülerek uzattığı elini sıktım ve "gerçekten gidecek bir yerim yok ve memnun oldum emre bende D" dedim karşımda ki adamın en iyi arkadaşım olacağını o sıralar bilmiyordum tabi.
☯
SELAAAAAAAAAAAM
NABERSİNİZZZZZZ
Aslında ilk bölüm kısa olacaktı ama yazdıkça daha çok yazasım geldi ve ilk bölümden Emre ile karşılaştık lütfen deathgoddes okumuş olanlar o kitaptan spoiler vermesin çünkü o kitapta geçen bir kaç olay bu kitapta da gerçekleşecek o yüzden spoiler vermeyelimmm lütfennn.
Yıldızıma basar mısınız? ⭐
Sizi seviyorummm 🐰💗
Flys kaçarrr...
VOUS LISEZ
Killer Love | BL
Fanfictionİki adam. İki yabancı ya da yabancı olduklarını sanan ama aslında birbirlerine hiçte yabancı olmayan iki adam. Sahte bir polis ve alman soylu bir katil ve ikisini de buluşturan olaylar. "meine falsche Polizei?(benim sahte polisim)" "mein deutscher M...
