Herkesin bir hikayesi vardı. Kiminin mutlu kiminin kanlı. Benim hikayem hiç mutlu olmadı, kanlıydı. Ben Ahu Derin bu oyunda kuralları ben koyacaktım. Düşmanım olan Mithat Akar'ı oğlu Demir Alp Akar ile yıkacaktım.
Başımdaki ağrıyla yatağımdan doğruldum. Barlas her zaman ki gibi komodinimin üstüne su ve ağrı kesici bırakmıştı, sızlana sızlana kalkıp bıraktığı ilacı içtim.
"Uyanmışsın."
"Gördüğün gibi Barlascım."
"Solundan kalkmışsın yine anlaşılan, bugün sana hiç bulaşmamak lazım."
Barlas güldüğünde yatağımdaki yastığı alıp kafasına geçirdim. Bugün gerçekten kimse bana bulaşmasındı. Hiç olmadığım kadar gergindim ama kimseye bunu belli edemezdim. Bu girdiğim oyunda zayıflığa yer yoktu.
"Candan nerede?"
"Aradım, 40 dakikaya burada olurmuş."
"O zaman ben hazırlanayım, zahmet olmazsa sende hazırlan Barlascım."
Barlas kafasını sallayıp odadan çıktı. Hemen duş alıp hazırlanmam gerekiyordu. O an aklıma telefonum geldi, kontrol edip komodinimin üstüne geri bıraktım. Üstümdeki gecelikten kurtulup banyoma girdim, çok büyük bir banyom yoktu bana fazlasıyla yetiyordu. Kapıdan girince tam karşıda kalan duşa kabine attım kendimi. Kafamdaki sesleri susturup duşum alıp banyodan çıktım. Dolabımdan en pahalı elbisemi çıkarıp yatağımın üstüne bıraktım. İlk işim saçlarımdı, siyah saçlarımı güzelce kurutup ensemde biten bir topuz yaptım. Sırtı açık elbise giyeceğim için salmak istemedim. Vücudumu kurulayıp siyah sırt dekolteli elbisemi giydim, baldırıma kadar uzanan yırtmacı çok hoş duruyordu. Beyaz tenli olduğum için kendime koyu renkleri fazla yakıştırıyordum.
Bu elbiseyi Candanla beraber almıştık, Candan bu hayatta sırtımı yaslayabileceğim nadir insanlardan bir tanesiydi, Barlastan sonra değer verdiğim tek insandı. Ve Barlas dostum, onlar sayesinde buradaydım düşmeme hiç bir zaman izin vermedikleri için. Onları da kendimi de hayal kırıklığına uğratmayacaktım, babamın intikamını alıcaktım can yakıcaktım ben.
Düşüncelerimden sıyrılıp makyaj masama ilerledim, sade bir makyaj işimi görürdü. Odamın sağ tarafında kalan makyaj masamda her malzeme vardı çünkü günlük hayatımda da bakıma fazla önem veren bir kadın olduğum için bunlar hayatımın bir parçası olmuştu.
Telefonumdan rastgele bir şarkı açıp masama oturdum. Önce yüzümü nemlendirdim, özel bir davete katılıcağım için mat fondöten sürdüm, gözlerime jilet gibi bir eyeliner çekip yanaklarıma da soğuk tonlu bir allık sürdüm. Keskin bir kontür yaptım, kalın dudaklarıma da koyu kırmızı ruj sürdüm yüzüm artık hazırdı.
Masamın çekmecesinden gümüş küpelerimi çıkarıp kulaklarıma taktım, ince bileğime de küpelerimle takım olan zincirimi geçirdim. İşim bitmişti, kalkıp aynada kendime baktığımda yine her zamanki gibi yüzüme sert imajımı yerleştirdim, bu görüntüyü seviyordum. Dolabıma ilerleyip zincirli beyaz bir çanta ve aynı renkte topuklu ayakkabılarımı aldım. Artık tam anlamıyla hazırdım. Telefonumu alıp Candana mesaj attım, 2 dakika içinde kapıda olduğunu söyleyen bir mesaj atmıştı.
Odamdan çıkıp koridorun sonunda ki Barlasın odasına doğru ilerledim. Kendi evi vardı ama çoğunlukla benimle kalırdı bu yüzden ona oda vermiştim, bazen kalmasında ben ısrarcı oluyordum çünkü buna alışmıştım. Sırtıma bıçak takmayacak tek insandı Barlas.
Kapıya geldiğimde 2 kez tıkladım, gel dediğini dıyunca odaya girdim. Üstünde yine her zamanki gibi şık siyah bir takım vardı, kol düğmelerini takıyordu.
"Yine çok şık olmuşsun Ahu'm."
"Sende öyle Barlascım."
Birbirimize böyle hitap etmeye çocukluğumuzdan alışmıştık. Babalarımız sayesinde tanışmıştık ve bütün çocukluğum onunla geçmişti. Babamın öldüğü günden sonra zor toparlamıştım ve o günden sonra birbirimize bir söz vermiştik, bu dava burada bitmeyecekti.
YOU ARE READING
Kalbin Yıkımı'
Romance-Düşmanına aşık olan bir kadın. -Hayatını mahvetmek için gelen bir kadına Aşık olan Adam.
