Diğer hikayem Bayan Ukala'yı silmeye kıyamadım. Aynı hikayeyi 9 yıl sonra düzenleyerek paylaşıyorum.
Yatağımın üzerinde oturmuş, yığdığım kıyafetlere bakıyordum. Okulun ilk gününde - hele ki yeni okulumun ilk gününde- ne giyeceğime karar vermek fazlasıyla zordu. Neyse ki karar veremeden abim düşüncelerimi dağıttı.
"Edaaaaa!"
"Ne var abi? Çok meşgulum."
"Off gel işte şımarık."
"Sensin şımarık."
Cevabımın üzerine odamın kapısı açıldı ve içeri Deniz girdi. Her ne kadar abim normalde sinir olduğu için ona adıyla seslenemesem de 'Deniz' ismini çok sevdiğim için bazen kullanabiliyorum.
"Sen kime şımarık dediğini farkında mısın?" diyip yüzüne pis bir sırıtış oturttu.
"Eveeet." diyip sırıtışına karşılık verdim.
"O zaman cezasını da ödeyeceksin." dedi ve beni kucağına alıp koşmaya başladı.
"Abiiii bırak beni bak anneme seslenirim an-"
"Eda şakaya da gelmiyorsun sen, zaten kilo mu almışsın ne, baya bir ağır geldin."
Diyerek beni kucağından indirdi ve bende böylece yatağın üzerinden bir yastık alıp kafasına attım. Arkası dönük olduğu için yastığı fark etmedi ve böylece benden bir darbe yemiş oldu. Ben kahkahalarla gülerken abim, bana doğru sinsice yaklaşarak beni kendi yatağının üstüne yatırdı ve gıdıklamaya başladı. Bir günde iki işkenceye dayanamayan ben, yuvarlanarak abimden kurtulmayı başardım ancak bu arada yere de kapaklandım. Bu sefer gülme sırası ondaydı. O bu halime hunharca gülerken, üstümü düzelttim ve konuşmaya başladım.
"Deniz beni niye çağırdığını söyleyecek misin?"
"Deniz derken?" Dedi ve tek kaşını kaldırarak bana baktı. Şirince sırıttım.
"Yanlışlıkla söyledim abi. Ayrıca senin adını ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun, arada ağzımdan kaçabiliyor." dedim ve yavru köpek bakışımı takındım. Hemen yumuşadı ve konuya balıklama girdi.
"Benim okuluma başlayacağın için heyecanlı mısın?"
"Abiciğim biraz mantıklı olur musun? Bambaşka bir okulda okumaya başlayacağım, kim nasıl heyecanlanmasın? Neyse ki Rüzgar da benimle aynı sınıfta, zaten o olmasaydı okula uyum sağlayabilir miydim hiç bilmiyorum." diye bir çırpıda söyledim.
"Sakin ol yavru. Bu arada şu piçle en yakın arkadaş olma konusunda hala ısrarcı mısın?"
Demesiyle sinirlenmiştim. Ne alıp veremediği vardı Rüzgar ile? Yıllardır en yakınım oydu ama abim inatla ondan nefret ediyordu.
"Yavru mu? Senin sevgilin olmadığım için o kadar mutluyum ki abi. Ayrıca Rüzgar'ın da en yakın arkadaşım olmasında hala ısrarcıyım çünkü ÖYLE, abi. Bir daha Rüzgar'a piç deme, senelerdir alışamadın gitti."
"Evet mızmız, alışamadım. Zaten yarından itibaren günün her saati onu seninle birlikte göreceğim, sinirlerime hakim olmam biraz zor olacak."
Abimle Rüzgar arasında geçen bu anlamsız düşmanlığı bir türlü kafamda oturtamıyordum. Sanki yok yere birbirlerinden nefret ediyorlardı.
"Abartma Deniz." dedim ve ayağa kalktım. Ağzını bir şey söylemek için açtı ama hiçbir şey demeden kapattı. İleri gittiğini biliyordu. Bende bu fırsattan yararlanarak odama gittim. Bütün moralim çökmüştü. Onunla kavga etmek isteyeceğim son şeylerden biriydi. Bunları düşünmemeye çalışarak ertesi gün giymek için siyah dar bir pantolon ve göbeğimi hafiften açık bırakan siyah bir tişört seçip sandalyemin üstüne katlayıp koydum. Sonra pijamalarımı da giyip yatağıma uzandım ve Rüzgar'dan bir mesaj geldiğini gördüm.
YOU ARE READING
Güven
RomanceBaşına gelenleri anlamlandıramayan, aklında hep bir soru işareti ile gezen ukala bir kızın hikayesi.
