GİRİŞ

29 4 1
                                        

YIL 1995

"Bana o gece olanlardan sadece ben sorumluymuşum gibi davranmayı kes artık! Bizim bir çocuğumuz var istesen de istemesen"

Kadının hiddetlenerek kurduğu bu cümleyle adam, "Evli bir adamın koynuna giren orospu sensin Alexandra!"

"Sarhoştum!" Derin nefes alıp ellerini saçlarından geçirdi. "Ve sen o kadar aşağılık bir adamsın ki sarhoş bir kadından yararlandın! Şimdi ise evliliğim bitti diye söylenemezsin!"

°°°

Birlikte oldukları gece..
Alexandra yıkılmış, Hakan ise sadece bunalmıştı. 4 yıl önce Hakan yurt dışındayken karısıyla sorunlar yaşıyordu, Alexandra'nın ise mutlu zannettiği bir ilişkisi vardı.

O gece, en yakın arkadaşı ile aldatıldığını öğrenen Alexandra sarhoş olup unutmak istiyordu her şeyi. Bir kötü kabus olarak bırakacaktı ilişkisini.  Hakan ise eğlenmek için gitmişti o club'a.

Alexandra ardı ardına gelmeden tükettiği içkiler ile sarhoş olmaya başlamıştı. Lavaboya gideceği sırada hakan ile çarpışmış ve her şey o andan sonra başlamıştı. Tanışma, konuşma, yakınlaşma ve birliktelik.

Hakan için sadece kaçamak olan Alexandra ile birlikte olurken unuttuğu bir şey vardı, korunmak. Korunmayı unutan bu ikiliden Alexandra, acı haber mi denir mutlu mu bilinmez ama o haberi öğrenmiş ve karnında minik bir misafir ağırlamaya başlamıştı.

O gecenin sabahında yanında hakan olmadan kendi yatağında uyanmış fakat yerde onun kartını bulmuştu. Dün geceye dair birşey hatırlamayan kadın kasıkları ve vücudundaki ağrıdan da anlaşılacağı üzere dün gece birisiyle birlikte olmuş ve sabah adam gitmişti. Önemsemeyen kadın yerde bir kart buldu, Hakan Alzade. Kartında üzerinde yazan isim buydu.

O gün önemsememiş fakat atmak da istememişti. O adamındır diye düşünerek çekmeceye atmıştı. Derin düşüncelere dalan Alexandra ne yapacağını bilemedi, iki hafta geçmişti aradan. Adam belki turistti ve gitmişti, çünkü adı bir Türk adıydı ve orası Fransa'ydı.

Alexandra bebeğini aldırmak istemedi. Onun canına kıymak istemeyen Alexandra çocuğunun babasının da haberi olması gerektiğini düşündü.

Hakana ulaşmış ve konuşmuştu. Adam onu Türkiye'ye getirtmiş ve ofisinde detaylı konuşmuşlardı. Sorun vardı ki, Hakan bebeği istemiyordu...

"Ne dersen de ne yaparsan yap ben bu bebeği aldırmayacam! Anladın mı? Günahsız bir melek o canına kıyamam!"

Sonunda kabullenen Hakan konuştu,

"Tamam sakin ol. Yapacak bişey yok. Haklısın, bu suç ikimizin bebeğin bir suçu yok."

Derin sessizlik...

"Bakabilecek misin?"

Uzun sessizlikten sonra Alexandra, "Daha fazla çalışırım. Çocuğuma bakarım."

"O  ikimizin çocuğu. Gel burda yaşa, size bir ev tutayım bebeğin bakımında sana yardımcı olayım. Ne dersin?"

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jan 14, 2025 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Ölüm Kavşağı Stories to obsess over. Discover now