Mental olarak hazırda olmanız gereken bir kurgu. Eğer hassasiyetiniz varsa yarım bırakın ya da hiç başlamayın.
İyi okumalar dilerim.
BT: 23/12/2023
Bir genelev, içerisi seks işçisi dolu. Köşede bir çocuk var, seks işçileri ve küçük çocuk. Saflık kokuyor, saflığı orada kirli kokuyor.
Kim Taehyung
*****
26/10/2007
*****
Küçük çocuk içerideki herkesin üzerinde gezdiriyordu büyük ve meraklı gözlerini. Saf ve küçük bedeni köşeye sinmişti ve benden başka kimsenin dikkatini pek çekebilmiş de değildi. Küçük bir çocuğun bizim gibi insanların içinde, böyle bir eğitimin sırasında ne işi vardı ki. Küçüktü sonuçta. Saftı, temizdi öyle kalması gerekirdi. Bu yaşta kirli insanların içinde olması benim için kınanır bir durumdu. Küçük yaşında kirleneceğinden değil ancak saflığının onu kirletmesi olayı farklı bir boyuta geçiyordu.
O çocuğun gözleri çok saf bakıyordu.
Ve saf bakan gözler bu yerde en kirli vücutlarda bulunurlardı.
Çünkü burası normal bir yer değildi. En safları her şeye boyun eğip hiçbir şeyi kavrayamamış olan yaşıtlarımdı. Fazlasıyla kirliydi bedenleri, saf düşünceleri ne kadar fazlası olabileceğini kavrayamamıştı. Saf zihinin en kötü bedeli kirli bir vücut olurdu.
Gerçi bu yerde temiz olan bir beden var mıydı ki?
Saf ve küçük beden ona baktığımı görünce hemen gülümsemiş ve minik elini kaldırarak bana el sallamıştı. Bir el çenemden sertçe kavrarken başım sertçe sağa ve yukarı doğru çekilmişti.
"Çok güzel öğrenmiş gibisin Kim Taehyung." Bedenime hafiften bir titreme gelirken başımı iki yana sallamıştım, "Özür dilerim." Elleri saçlarımın arasına girip sıkı sıkı tutarken yukarı çekmiş ve bakışlarını bir an olsun çekmemişti üstümden. "Kalk." Beni zorla ayağa kaldırırken öndeki koltukların arasından da geçirmiş herkesin karşısına getirirken saçlarımdan aşağı çekerek zorla yere çöktürmüştü. "Güzel öğrenmişsin sen, göster bakalım öğrendiklerini."
***
Kendimi iyi hissetmiyordum. Herkesin gözü önünde sakso çektirip hiç olmadığım duruma sokması ve her beğenmediğinde beni itip vurması canımı sıkmıştı. Burada olmak istemiyordum ancak çıktığım gibi babam beni bulurdu bulursa daha kötü şeyler olurdu. Belki, ölürdüm. Ölmek istemiyordum, buradan çıkmak ve kendime güzel bir hayat kurmak istiyordum ancak bu biraz fazla uçuk bir hayal olarak kalıyordu benim için. Yine de bir şeylere umudum vardı ve intihar etmiyordum.
Eğitmen adı altında bir adam karşımızda bir şeyler anlatıyordu. Sanki anlattıkları onlara daha fazla para getirecekmiş gibi. Pek normal bir yer sayılmazdı burası, aptal kuralları ve farklı bir iş alma tarzları vardı. Tabii burdaki her şeyi herkes zorunlu olarak yapıyordu. Yurt gibi bir yerdi. Alt katlarda kalıyor üst katlarda müşterilerin yanına gidiyorduk. Herkesin dışarı çıkmasına izin verilmiyordu. Burayı şikayet etmeyi denemiştim defalarca kere ancak devlet buranın arkasında gibiydi çünkü kaç kişi kaçıp şikayet ederse etsin bir şey olmuyordu. Kimse bizi kurtarmaya gelmiyordu.
YOU ARE READING
BORN OF SİN
FanfictionOrada; köşeye sinmiş, dolu gözlerle bizi izleyen bir çocuk vardı.
