Büyük otelin en lüks odalarından birinin kapısı açıldı. İçeriden çıkan adam, geride bıraktığı yorgun kadın bedenini daha o anda unutmuştu. Fazla yoģun olmadığında etkisi çabuk geçen sekslerden biriydi. Giydiği beyaz gömlek, yapılı bedeninde hafif bol duruyordu. Uzun boyu ve siyah kumaşın sardığı düzgün bacaklarıyla herkesin bakışlarını üzerinde topladığının bilinciyle asansöre yürüdü.
Otelden çıkıp valenin getirdiği arabasına bindiğinde çalan telefonunu açıp arabayı sürmeye başladı. Çağrıyı hoparlöre aldığında kadın sesi arabayı doldurdu.
"Kerem gelecek pazartesi aile yemeğin var, sonrasına randevu ister misin yoksa yorgun mu olursun?"
"Ben ne zaman yoruldum çiçek?"
"Bu işi bana Gül yerine çiçek demeye başladığın gün bırakmalıydım da dua et kıyamıyorum sana."
"Gül de bir çiçektir ama güzelim, şaka bir yana da kim olduğuna bağlı. Otuz üstü fazla uzar. Yirmilik bi çıtır ayarla sen."
"Tamamdır canım. Bu arada bu gecenin ödemesi yapıldı."
"Tamam, araba kullanıyorum."
Telefon kapandığında gece karanlığındaki sakin yolda arabayı hızlandırdı. Radyoyu açtığında çalan şarkıyla hafifçe gülümsedi.
~Dario Moreno- Her Akşam Votka Rakı Ve Şarap~
Evi tüm şehrin kalabalığından uzaktı. Karanlığa akan yol sonlandığında kapıdaki güvenlik aceleyle kapıyı açıp başıyla selam verdi. Kocaman bir evde yalnızca Kerem yaşıyordu ve haftasonları dışında çoğunlukla boş olan bir evin güvenlikçisi olmak elbette sıkıcıydı.
Arabayı garaja çekip indi. Birazdan evine girecek ve günün en huzurlu olduğu saatlerini geçirecekti. Kütüphanesinde vakit geçirmeyi ve kadınlarla sevişmeyi seviyordu. Bir jigolo olmak onun için geçim kaynağı olmaktan çok uzaktı. Zaten para içinde yüzen bir ailesi ve üzerine geçirilmiş hisseler, arsalar ve daha bilmediği onlarca geçim kaynağı vardı. Evet, bazı insanlar şanslı ve zengin doğardı.
***
Kızaran beyaz tenine baktı aynadan. Bu gece sondu. Bir daha gelmeyeceğini düşünerek baktı odasına. Çocukluğunda her şey güzel gidiyordu oysa, kibarlığını ve güzelliğini ailesi de çevresindekiler de överek seviyordu. Fakat insanların olması gereken diye kararlaştırdığı sertliğe ve maskülenliğe erişemedi hiçbir zaman. Evet, erkeksilik o kadar övülüyor ve rabet görüyordu ki bu erişilmesi gereken bir şeydi artık. Fakat o on dört oldu, on beş, on altı... hayallerini süsleyen delikanlılar, yakışıklılar olmaya başladı. Yine de kendisiyle çelişmek için çok uğraştı.
Başka biri olmak için kendisini kovdu durmadan, güzelliğiyle büyülenen kızlara şans verdi hatta. Fakat hepsi birer can sıkıntısı ve rahatsızlık olarak kalıyordu. İlk defa kendisi boşaldığında aklında canlanan görsel beyaz teninin, esmer ve yapılı bir bedenin altında ezildiğiydi. Ailesi onun feminen hallerini doğal karşılamaktan çok uzaktı. Annesi oldukça dindar ve babası da bağnaz ve katıydı. Böyle bir ailede, dışlanmak ve ötekileşmekten başka bir şey yapamazdı Selim. Valizini almadan önce, hâlâ biraz önce babasından yediği tokatla sızlayan yanağına baktı.
Selim'in masada açık kalan telefonundan, sosyal medyadan konuştuğu erkeklerle mesajlarını okumuştu. Ağır küfürler ve hakaretler bu tokatla sonlanmıştı. Ona kıyamayan annesi, mesele lanetlenmiş bir şey olduğunda şiddete bile razı gelebiliyordu. Bu çocuğu yola getirmek içindi her şey, onlar için tek bir yol vardı nasılsa. Ve diğer yolların sonu uçurumdu. Konu Selim'in yönelimi olduğunda herkes kendi cennetinden o kadar emin davranıyordu ki, Selim kendisini lanetli gibi hissediyordu.
Fakat artık kabullenmişti lanetini. Bununla yaşayacak ve varlığına bile inanmadığı cehennemi boylayacaktı. Zevklerinin ve arzularının peşinden gitmek için çıktı evinden. Bir daha girmeyecek gibiydi o kapıdan.
Telefonundaki mesaja baktı. Biraz önce biletini aldığı otobüs yarım saat sonra kalkıyordu. Başka bir şehirde olan arkadaşının beraber kaldığı ev arkadaşı ayrılıyordu ve tek başına kirayı ödeyemeyeceğinden Selim'e gelmesi için çok fazla yalvarmıştı. Selim son tokatın da etkisiyle kabul edip bileti aldı. Arkadaşının çalıştığı otelde çalışır ve sürekli bilgisayardan yazdığı kitapları yayınlama fırsatı bulabilirdi.
Edebiyata ve insan ilişkilerine duyduğu merak çok fazlaydı. Fakat hâlâ yazdığı karakterlerin yakınlaşmaları gereken bölümleri yazamıyordu, henüz kimseyle sevişmemişti. On sekiz yaşındaydı ve tam şu an başlayacak olan yeni hayatında en çok istediği şey, ilkini tecrübeli bir adamla sorunsuz bir şekilde yaşayıp kitabını tamamlayabilmekti.
Otobüse bindiğinde kulaklığını takıp diline dolanan şarkıyı açarak gözlerini kapattı.
~Dario Moreno- Her Akşam Votka Rakı Ve Şarap~
****
Eskiden okuduğum bir hikayeden esinlenerek yeni bir hikayeye başladım. Umarım okur ve beğenirsiniz. Yanlışlarım olursa affedin:))❤
YOU ARE READING
İHTİRAS (GAY)
Romance(...)"Hayırdır, Jigololuk bitti, şimdi de damat mı getireceksin eve? Daha ne kadar utandıracaksın beni?"(...) Gay hikayesi Cinsel içerik barındıracaktır, rahatsız olacaklar başlamasın.
