"Kalbim duraksııııızzzz haykırışlardaaa. Ne yapsaam ayrılamam senden aslaaa..."
Mert'in söylediği şarkıyı dinlerken Ferdi uykulu uykulu yanımıza geldi.
"Abi sabah sabah napıyon ya?" Dedi gözlerini ovuşturarak.
"Mert abimiz aşk acısı çekiyor Ferdi. Bırak söylesin."
"Zaten sabaha karşı otele geldik uykusuzum." Dedi Ferdi oturarak.
"E oğlum uçakta uyudun zaten." Dedi Merto Ferdi'nin önüne kahve koyarken. Bi tane de bana kahve verdi.
"Sağol abi." Dedim.
"Afiyet olsun."
"Ee Ryan nerede?" Dedi Ferdi.
"Lobiye indi gelir şimdi bizim odanın kartını alıcakmış." Dedim.
"Hee doğru alsın. Ferdi'nin odasına sığındık böyle ayıp oluyo çocuğa." Dedi dalga geçerek.
"Ne ayıbı abi kendi odan gibi takıl." Dedi o da. Sanki hiç takılmıyomuş gibi.
Odanın kapısı açıldığında Ryan geldi.
"Kartı aldım yan odayı verdiler. İsterseniz girelim." Dedi.
"Kahveleri içelim gideriz. Gel sen de iç." Dedim.
Kapıyı kapatıp yanımıza geldi ona da bi bardak kahve döküp verdim.
"Teşekkürler Gözde." Dedi yeni yeni konuşmaya başladığı Türkçesiyle.
Güldüm. "Rica ederim." Dedim.
"Ee şimdi biz nasıl kalıyoruz plan var mı?" Dedi Merto.
"Var. Zümra transferlerle sürekli iletişimde kalacağı için ayrı odada kalacak. Ben ayrı odada kalacağım Sera öyle emretti. Geriye iki oda kalıyo biri Szymanski hallolursa o kalacak diğer oda üç kişilik Gözde, Ryan ve Mert abi siz kalacaksınız." Dedi Ferdi.
"Yuh anasını herkes kendini düşünmüş. Neyse ben gardaşlarımla uyurum." Dedi bi kolunu bana diğerini Ryan'a atarak.
Tabi Ryan bişey anlamadığı için ona anlattım. O da güldü.
"Benim için problem yok sizi çok sevdim seve seve aynı odada kalırım." Dedi.
"Ya adam dediğin böyle olacak." Dedi Mert abi.
Hepimiz gülüştük. O arada telefonum çaldı. "Efendim Zümra?" Dedim.
"Gözde hoparlörü aç." Dedi.
Hoparlörü açıp telefonu masaya koydum.
"Noldu kötü bi haber mi var?" Dedi Ferdi.
"NE KÖTÜSÜ YA HALLETTİM GELİYOR!" dedi.
"AAA adamsın Zümra." Dedi Merto.
"Aferin lan." Dedim.
"Şimdi yarın da bi Tadic mevzusu var." Dedi.
"Doğru. Onu da halledersek yüzyılın çalımını atmış olucaz." Dedi Merto.
Ryan yine hiç bişey anlamamıştı. Ama sevindiğimiz için bu transferin halledildiğini anladı.
Dün de Ryan'ı istanbul'dan alıp bizimle Hollanda'ya getirtmiştik. Hem Orkun Kökçü'nün düğününe davetliydik hemde transferler için Hollanda'ya gelmemiz gerekiyordu.
"Ben odaya gidiyorum hazırlanmam lazım hem de eşyalarımı çıkarıyım bavullardan." Dedi ayağa kalkarak.
"Ben de gidiyorum eşyalarımı yerleştireyim." Dedi arkamdan gelerek Ryan.
"Tamam ben buradayım gelirim sonra." Dedi merto.
Oda'nın kapısına geldik. Ryan elindeki kartı okutarak kapıyı açtı bavulları içeri taşıdık.
Eşyalarımı yerleştirdikten sonra yatağa attım kendimi.
Ryan güldü. "Yoruldun mu?" Dedi.
"Yoruldum ya. Bi kaç saat uyusam uyandırır mısın beni?" Dedim.
"Uyandırırım tabi." Dedi.
Odamız büyüktü. 1 tane tek kişilik yatak, 2 kişilik 1 yatak vardı. Kapı tarafına doğru olan 2 kişilik yatakta mert abim ve ryan yatacaktı. Evet çok komik ikisininde aynı yatakta yatması. sonda kocaman pencereli ve manzarası mükemmel olan tek kişilik yatakta ben yatacaktım.
Yatağıma yattığım anda uykuya dalmışım.
