Elisa Arkın ;
Sabah sabah hiç okul olurmuydu ki bizi sabahın 6:30 uyandırıyorlardı. Annem odama gelip geç kalırsam olacaklardan bahsediyordu ve beni bu yataktan çıkarmadan çıkmıyordu.
" Okula geç kalırsan yok yazılırsın Kızım . Hadi kalk . Baban seni kahvaltıda bekliyo babanı bekletme . Geç kalırsan derslerini kaçırırsın hadi " demeye başladı yine . Yataktan kalkıp banyoda gittim . Elimi , yüzümü yıkayıp çıktım . Okul elbsesini giyindim . Güzeldi okul üniforması aslında . Kareli gri etek ve beyaz gömlek üstü süveter vardı bide kravat var. Giyindiktrn sonra saçlarımı düzleştirdim. Küçük bir aylaynır çekip dudak rengine yakın olan rujumu sürdüm. Bu kadar yeterdi makyaj. Parfüm sıkıp çantamı telefonumu cüzdanımı alıp ayakkabılarımı giyindim ve odadan çıktım .Merdivenlerden inip kahvaltı masasına oturdum .
" Günaydın babacım . Günaydın annecim " dedim . Bugün biraz neşeliydim sanki tabi bugün Cuma günü diye neşeliyim.
" Günaydın kızım ne bu enerji " dedi babam.
" Babacım bugün Cuma günü farkındaysan " dedim . Oda hıhı deyip kahvaltısına geri döndü . Bir kaç bir şey ağzıma sokup masadan kalktım. Geç kalıcaktım . Annemin bakışları bana döndü .
" Nereye kızım kahvaltı yapmadın ? " dedi . Geç hazırlanmanın zor yanlarıda kahvaltıya kısa sürede hazırlanmak.
" Anne saat 7:30. Okula geç kalırsam yok yazılırım . Dersleri kaçırırım o yüzden gidiyorum ben şimdi " dedim babamın yanağını öpüp .
" Erken kalksan böyle şeyler olmayacak ama hadi neyse " dedi annem . Anneminde yanağını öpüp evden çıktım . Taksi çağırdım. Taksiyi 5 dk bekledikten sonra geldi . Taksiye bindim .
" Aksu Koleji'ne gidiyoruz " dedim ve saate baktım . Daha yarım saat vardı . Yetişirdim. Telefondan biraz uğraştıktan sonra araba durdu. Taksiciye dönüp ' ne kadar ' dedim. Parayı verip taksiden indim . Okula girdim. Sınıfa çıkıp sırama oturdum. Okulun 4. Haftasındaydık. 1 aydır okullar açık yani . 12. Sınıf olmak kolay değil sonuçta. Yanımda şuana kadar oturan kişi olmadı . Arada bir kankamla oturuyoz. Oda sevgilisi olmadığı zamanlar. Aslında hedefim Konya'da kto karatay universitesi 499 puan istiyo ama zor biraz . Sınıf yavaş yavaş dolarken hoca sınıfa girdi . Benle birlikte herkes ayağa kalktı.
" Günaydın gençler " dedi . Bizde " Günaydın " dedikten sonra hoca oturun dedi . Bizde oturduk . Matematik dersiydi ve ben bütün derslerden matematiği severdim . Hoca akıllı tahtadan soru açtı . Soruyu çözmeye çalıştım. Çözdükten sonra parmak kaldırdım . O sırada içeri birisi girdi . Pardon taş gibi. Ama tipim değil . Hoca dikkatini öğrenciye verdi .
" Kapı tıktıklamak gibi bir kuralımız vardı sanırsam " dedi . Hoca çok sakin bir hocaydı ve onu sinirlendirmek imkansız gibi bir şeydi .
" Artık yok hoca . Siz söylemeden ben söyliyim Adım Aras soyadım Çetin gerekli bu kadar bence boş yer neresi var " dedi . Koskoca sınıfta bir benimmi yerim boş.
" Bu cezandan dolayı teneffüste müdüre gidiyoruz. Şimdi dersi dinle " dedi . Ben demiştim ama bu hoca çok sakin .
" Elisa'nın yanı boş oraya oturabilirsin " dedi . Ama hocam ya. Geldi yanıma oturdu. Çantasını masaya koydu ve defter kalem çıkardı. Hoca soruya geri döndü .
" Evet soruyu kimler çözdü " dedi . Parmak kaldırdım ve sınıfta sadece benim parmağım vardı .
" Maşallah herkeste soruyu ne güzel çözmüş . Elisa gel kızım " dedi . Bende yanımdaki şahıstan müsaade isteyerek tahtaya kalktım. Soruyu çözdüm . Bu sene gelmiştim buraya ve hocaların gözdesi olmuştum bence .
YOU ARE READING
_ZOR_
ChickLit" Yıldızları seviyor musun? " dedim durup dururken . Aklıma ne gelmişti ki . Yıldızlara bakıp bana geri döndü . " Bu soru da ney şimdi ? " dedi . Benim bu sorum onu şaşırtmıştı ama cevap verseydi keşke . " İçeri geçelim soğuk oldu " dedim salıncak...
