İyi okumalar.
İnsanların acıması yoktur, özellikle ailelerin.
...
Hayatında umudun rüzgarları esmesini isteyen herkese.
Elime aldığım telefonumu, bilgisayarımın yanına sabitledim. Bu gün ilk videomu çekiyorum, Çok heyecanlıyım. Herşeyi başlatacak şey bu.
Gülerek kayıt tuşuna bastım. Heyecanımı bastırmak için biraz kendime baktım ve derin derin nefesler almaya başladım. Babam gelmeden çekmem lazımdı. Umutla telefonumun ekranına baktım. Gülümsedim, gülümsemek güzeldi hatta hayatta ki en güzel şey. Eğer gülmeyi bırakırsan hayatı bırakırsın ve ben hayatımı bırakmak için çok erken olduğunu düşünüyorum. Ben telefon kamerasına bakarken, bir anda odama biri girdi. Ellerimi nereye koyacağımı bilemedim zaten titremeden durmazdı. Kafamı hemen bilgisayarıma çevirdim, hayatımdaki tek arkadaşıma. Gözlerimdeki korkuyu önümdeki siyah ekrandan görebiliyorum. O odaya girdiğinde, onula beraber odama keskin alkol kokusu geldi. Her zaman ki gibi kokuyordu. Kokusunda hiç bir değişiklik yoktu, hiç değişmiyordu.
"Umut!" Diye bağırdı. Aniden sıçradım. Damarlarımda gezen o iğrenç korkuyu Hissedebiliyorum. Ellerim daha çok titremeye, bununla beraber ayaklarımda titremeye başlamıştı.
"Biliyormusun,bu gün seni döverken bir hikaye anlatmak istiyorum. Sonuçta sadece senin inlemelerin ve çığlıkların canımı sıkıyor canım oğlum." Hayır! hayır!
Deli gibi titreyerek hızla ayağa kalktım ve odanın kapısına koştum. Kaçamayacağımı biliyorum ama her seferinde deniyorum, her seferinde de saçımdan tutarak beni yere yatırıyor. Yine aynı şeyi yaptı saçlarımı, kökünden koparırcasına çekerek beni yere itti. Daha dünkü morluklarım geçmemişti oysaki.
Kısık sesle inledim. Kafamdaki sesler susmuyordu çünkü kafamın içinde hiç sonu gelmeyecek siren sesleri çalıyordu. Bu sesler hiç bitmeyecekti, aynı bu eve polislerin hiç gelmeyeceği gibi.
Ben yerde yatarken, o zevkli bir kahkaha attı. Tüylerim diken diken oldu. Mavi gözlerim ona korkuyla baktı. Ağzını açtı ama bir şey söylemedi. Karnıma hızlı bir tekme geçirdi.
"Baba, lütfen yapma. Bari bu gün yapma lütfen." Canım çok yanıyordu. Artık onun her tekmesi derimi çürütüyordü, biliyordum ölüyordum. Her darbe benim kafama atılıyormuş gibi hissediyordum çünkü kafamdaki sesler daha baskın daha sesli oluyordu. Bütün bedenim onun ikinci tekmesiyle titredi. Acı içinde iki büklüm oldum. Ağzımdan acı dolu bir çığlık kaçtı. Sessiz çığlıklarımın yanında bu çığlıklar hiç bir şeydi. Gür bir kahkaha attı. O kahkaha attı benim canım yandı, o umursamadı bende çığlıklarımı diyer çığlıklarımın yanına koydum.
YOU ARE READING
Umudun Rüzgarı
ChickLitAcıları olan birini, acıları olan biri iyileştirebilirdi,çünkü acısı olmayan biri acısı olanı anlayamaz.
