LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY hakkında:
Roman, kısa öykü ve oyunlarıyla tanınan Lev Nikolayeviç Tolstoy, 1828 yılında Yasnaya Polyana adlı malikânede toprak sahibi soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Çok küçük yaşta, önce annesini sonra da babasını kaybeder ve yakınlarının yanında büyür.
Doğu dilleri okumak üzere 1843 yılında, eğitimini üstlenen halaları tarafından Kazan Üniversitesine gönderilir. Buradaki eğitimini yarıda bırakarak hukuk fakültesine geçer. Ancak bu fakültedeki eğitimini de yarıda bırakır. 1847 yılında, doğduğu yer olan Tula'daki malikâneye döner. Bu dönemde Çocukluğum, İlk Gençlik ve Gençlik adlı otobiyografik romanların yanı sıra Tipi, İki Süvari Subayı ve Toprak Ağası'nın Sabahı adlı öykülerini yazar.
1851 yılında Rus ordusuna yazılır. 1854-1855 arasında Kırım Savaşı'nda topçu teğmeni olarak görev yapar. Elde ettiği ilk başarılarından sonra kendini edebiyata adamaya karar veren Tolstoy, savaş bittikten sonra St.Petersburg'a gider. Burada bulunduğu süre içerisinde Nikolay Çernişevski ile Ivan Turgenyev'in temsil ettiği iki farklı edebî grupla da anlaşamaz ve 1857 yılında İsviçre, Almanya ve Fransa'yı kapsayan bir Avrupa seyahetine çıkar.
Bu dönemde eğitim kurumlarıyla ilgilenmeye başlar ve Rusya'ya dönerek çiftliğindeki köylü çocukları için bir okul açar. 1860'ta ikinci bir Avrupa seyahetine çıkar. Buradaki kurumları detaylıca inceler.
Avrupa seyahetini bitirip Rusya'ya döndüğünde, serflik (tarın işçiliği), Çar II. Aleksandr tarafından kaldırılmıştır. Tolstoy bu dönemde, kendi bölgesinde bulunan eski serflerle toprak sahipleri arasında ortaya çıkan toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere arabuluculuk görevini üstlenir.
Sofya Andreyevna Bers'le 1862 yılında evlenir ve bu evliliğinden çocukları olur. Tolstoy, bu dönemde Kazaklar, Sivastopol Hikâyeleri ve Rus edebiyatının en önemli romanlarından birini, Savaş ve Barış'ı yazar.
Tolstoy, 1865'te Savaş ve Barış'ın yayımlanmasından sonra, gittikçe artacak bir bunalıma girer. Bu bunalımın izleri, 1877'de yayımlanan ve ikinci büyük romanı sayılabilecek Anna Karenina'da görülür. Romanını kurarken aileleri mutsuzluğa ve bunalıma sürükleyebilecek etmenleri araştırmış, okuyucuyu bu konuları sorgulamaya sevk etmiştir.
Tolstoy, 1880'den sonra Hristiyanlıktaki ruhun ölümsüzlüğü düşüncesini, Ortodoksa Kilisesini ve her türlü siyasal iktidarı yadsıyan bir tür Hristiyanlık anlayışı geliştirmeye başlar. Bu dönemde yazdığı İvan İlyiç'in Ölümü, Kroyçer Sonat, Hacı Murat ve son büyük romanı sayılabilecek Diriliş gibi eserlerinde aynı manevî arayış görülür.
Bir yandan mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle ailesiyle arası açılırken, diğer yandan yeni nesil Rus aydınları arasında giderek daha çok tanınır. Bu durum, yaşadığı derin bunalımı ve manevî yalnızlığını katlayacaktır. 7 Kasım 1910'da ailesini terk etmeye karar vererek yanına aldığı en küçük kızı ve doktoruyla yola çıkar. Ancak bir kaç gün sonra Astapovo tren istasyonunda zatürreden ölmüş olarak bulunur. Tolstoy, seksen iki yaşında hayata gözlerini yumduğu güne kadar yaşamın ne olduğunu anlamaya çalışmıştır. Mezarı, doğduğu malikâne Yasnaya Polyana'dadır.
D.Y.: 1828
Ö.Y.: 1910
YOU ARE READING
İnsan Neyle Yaşar?
RandomÖncelikle şunu söyleyeyim, bu kitabı ben yazmadım. Bu kitap LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY'un kitabıdır. Sadece alamayanlar için okuduğum bazı kitapları buraya yazıyorum.
