Gecenin bir saati neden oturmuş Berk'i düşünüyorum hiçbir fikrim yok.Okulda ki ilk yılımızdı,Aslıyla ev telaşı,alışma aşamaları derken sürekli bir koşturma halindeydik bundandır ki aylarca ben nereye gitsem gölge gibi beni takip eden Berk'in hiç fark edememişim.
Bir gün okul çıkışı eve giderken yolda bir çocuk yanıma gelip elime balon tutuşturup kaçmıştı ucunda da bir not vardı 'Bir gün kendi ellerimle getirmek umuduyla' Hiçbir isim yoktu,herhalde yanlış oldu deyip yoluma devam ettim,sonra başka bir balon daha 'Bir düşündüm de;sanırım yeterince bekledim' bir başka çocuk bir başka balon'Bütün sorularının cevabını alacaksın Prenses' O kadar çok şaşırmıştım ki sadece notları alıp yoluma devam ediyordum,köşeyi dönüp apartmanın önüne geldiğimde yerde bir sürü çakıl taşı vardı,ortasında da son bir balon 'Bu gece benimle bir yemek yeyip,aklında ki soruların cevabını almaya ne dersin?'.
Yetim bir çocuğa bakan insanların gözünde ister istemez bir acıma duygusu olur,en azından yetişkinlerde böyledir,çocuklar ise daha acımasız ,bu eksikliği kendilerinin üstünlüğü olarak görüp dalga geçebilir,çocuk işte kendince intikam alır.İşte benimde hayatım bu şekilde ilerlediği için,normal bir insanla arkadaşlık yapmak bile çok zor olduğu için sevgili gözüyle birine bakmak imkansızdı,hep uzak durdum erkeklerden arkadaş bile edinmedim.Ama o gün elimde balonlarla sokakta dikilirken hayatımda ilk defa kendimi özel hissetmiştim,o an kapıda dikilirken ve sokaktan geçen insanlar hayran hayran beni gösterirken,ilk defa normal olduğumu hissetmiştim.
O gece Berkle yemeğe gittim sonra diğer gecede diğer ve diğer gecede...Aslında her şey güzel gibiydi ama o zamanlar bile kendime itiraf edemediğim şey Berk'i sadece arkadaş olarak gördüğüm gerçeğiydi,her şey çok güzeldi ama sadece güzeldi işte,ortada hiç heyecan yoktu bir kere,Berkte zamanla bunu fark etti ve hırçınlaşmaya başladı,sürekli neden böyle soğuk olduğumu sorgulamaya başladı her gece kavga eder olmuştuk en sonunda dayanamadım ve ayrılmak istediğimi söyledim.Olayı kabul etmedi,kavga çıkardı,peşimi bırakmadı en sonunda da ailesi olaya el attı ve yurt dışına okumaya gönderdi.
Kısa süreli aşk hayatım başlamadan bitmiş oldu,böylece bir kez daha anladım lanetli bir insan olduğumu.Sağlıklı bir insanla yapamıyordum ben,düzgün olan bir şeyi bünyem kabul etmiyordu.
Gözlerimi kapattığımda siyah bir piercingin bana doğru yaklaştığını gördüm,hayalimde hevesle gözlerimi kapatırken gerçekte hızla gözlerimi araladım.Ne bir çift yeşil göz nede piercing li bir dudak vardı.
Sanırım şuan bunları düşünüyor oluşumun nedeni buydu,Berk'in bana kendimi en özel hissettirdiği zamanlarda bile vücudumda böyle bir etkisi yoktu,peki bir kaç gün önce tanıştığım çocuğun torpili nereden geliyordu?
Daha fazla düşünmeye dayanamadım ve kendimi kabusların daha katlanılır olmasını umduğum bir uykuya teslim ettim.Sabah geç saatte kalktığımız için öğle vakti güzel bir Pazar kahvaltısı keyfi yaptık sonrada market alışverişi için Aslıyla dışarı çıktık.
Sevgili babam her ne kadar beni hiçbir zaman kabul etmese de,annem sevgisini de parasını da benden hiç esirgememişti,öldükten sonra eğitim hayatımı güvenceye almak için biriktirdiği bütün para bana kalmıştı ve babamda onun anısına saygısızlık etmek istemediği için sesini çıkarmamıştı.Lisedeyken çalıştığımız part-time işler sayesinde de biriktirdiğimiz paralarla,kendimizce rahat bir hayatımız vardı,tabi ki sınırlı ölçülerde.
Markete girdiğimizde Aslı büyük bir araba almıştı ve servetimizin bir kısmını markete bağışlamaya başlamıştık.Listedeki her şeyi alıp kasaya geldiğimizde Nutella almadığımızı fark ettim.
-Gerçekten bizi kınıyorum nasıl Nutella almayız,hemen geliyorum ben.
Artık ezbere bildiğim markette tam Nutellanın olduğu rafa doğru döndüğüm sırada öpüşen bir çiftle karşı karşıya kaldım.Hadi ama bir insan bunu markette yapabilecek kadar ne travma atlatmış olabilirdi ki?
YOU ARE READING
KİMLİKSİZ
ChickLit...Yolda Aslı önce kaçırdığım dersleri daha sonrada bir türlü kavuşamadığı Alisini anlatırken aslında onu dinlemiyordum çünkü aklım birden yazlık evimizin kanepesinde oturup annesiyle eski albümlere bakan 9 yaşındaki Sılaya gitti. -Anne bu fotoğraft...
